söyleyecek ile cümle
söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Söyleyecek? size bir şey?Sanoiko hän sinulle mitään?
Söyleyecek? size bir şey?Ţi-a spus ceva pentru tine?
Söyleyecek? size bir şey?Zei hij iets voor u?
Söyleyecek? size bir şey?Είπε τίποτα σε σας;
Söyleyecek? size bir şey?Він сказав що-небудь для вас?
Söyleyecek? size bir şey?Каза ли ти нещо?
Söyleyecek? size bir şey?Он сказал что-нибудь для вас?
Söyleyecek ve yapacak çok şeyim var, biliyorsun.J'ai tellement de choses à dire et à faire.
Söyleyecek ve yapacak çok şeyim var, biliyorsun.Sok mondanivalóm és tennivalóm van.
Söyleyecek ve yapacak çok şeyim var, biliyorsun.Έχω πολλά να πω και πολλά να κάνω.
Söyleyecek ve yapacak çok şeyim var, biliyorsun.لانه لدي الكثير لاقوله لك والكثير من الاشياء لاقوم بها ...هذا الشخص
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Ascoltate bene le mie parole e il mio esposto sia nei vostri orecchi
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Ascultaţi, ascultaţi cuvintele mele, luaţi aminte la cele ce voi spune.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Čujte, čujte govor moj, in moje izrecilo pridi v ušesa vaša!
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Écoutez, écoutez mes paroles, Prêtez l`oreille à ce que je vais dire.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hallgassátok meg figyelmetesen az én beszédemet, vegyétek füleitekbe az én mondásomat.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hãy nghe kỹ càng các lời ta, Lời trần cáo ta khá lọt vào tai các ngươi!
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hãy nghe kỹ_càng các lời ta , Lời trần cáo ta khá lọt vào tai các ngươi !
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hør da nøie på mitt ord og la min forklaring trenge inn i eders ører!
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hören, hören då mina ord, och låten min förklaring tränga in i edra öron.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Höret meine Rede, und meine Auslegung gehe ein zu euren Ohren.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Hør nu ret på mit Ord, lad mig tale for eders Ører!
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.너희는 들으라 내 말을 들으라 나의 설명을 너희 귀에 담을지니라
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Kuulkaa tarkasti minun puhettani, ja mitä minä lausun korvienne kuullen.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Luister goed naar wat ik ga zeggen en laat mij uitspreken.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Nože dobre počujte moje reči a pozorujte svojimi ušami na to, čo budem hovoriť!
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Oíd con atención mi discurso; oíd con vuestros oídos mi declaración
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Ouvi atentamente as minhas palavras, e chegue aos vossos ouvidos a minha declaração.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Poslouchejte pilně řeči mé, a zprávu mou pusťte v uši své.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Sekarang dengarlah baik-baik perkataanku; perhatikanlah keteranganku
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Słuchajcież z pilnością mowy mojej, a powieść moja niech przyjdzie w uszy wasze.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Ακροασθητε προσεκτικως τον λογον μου, και την παραστασιν μου με τα ωτα σας.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Выслушайте внимательно слово мое и объяснение мое ушами вашими.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.Послушайте внимателно думата ми; И изявлението ми нека бъде в ушите ви.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.שמעו שמוע מלתי ואחותי באזניכם׃
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.سمعا اسمعوا اقوالي وتصريحي بمسامعكم.
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.你 們 要 細 聽 我 的 言 語 、 使 我 所 辯 論 的 、 入 你 們 的 耳 中
Sözlerimi iyi dinleyin, Kulaklarınızdan çıkmasın söyleyeceklerim.你 們要 細聽 我 的 言語 、 使我 所 辯論 的 、 入 你 們 的 耳 中
" Tabii ki, bunun bir kaza olduğunu söyleyeceklerdir."오, 그들은 말할 것입니다 그것은 사고 였 어!"
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Emme tietenkään voi väittää lihan kuuluvan vain meille ja unohtaa heidät.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.E naturalmente, non siamo lì per dire, è solo per noi, non è per loro.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.E, obviamente, não poderemos dizer que é tudo para nós e não para eles.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.És természetesen nem azt mondjuk, hogy csak nekünk jár, nekik nem.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.그리고 물론, 말하자면 우리는 거기 없지만요, 그건 그들을 위한 것이 아니라 우리를 위한 것입니다.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Natuurlijk zullen we niet zeggen dat het alleen voor ons is, niet voor hen.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Nie możemy przecież powiedzieć: to mięso dla nas, nie dla nich.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Och vi kan så klart inte säga att det bara är för oss, inte för dem.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Samozřejmě, nemůžeme říci, že to je jenom pro nás a ne pro ně.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Samozrejme, nie sme tu na to, aby sme povedali, to je len pre nás, pre nich nie.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Şi, desigur, nu suntem în măsură să zicem "E doar pentru noi, nu şi pentru ei".
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Tentu saja, kita tidak bisa berkata bahwa konsumsi daging tinggi hanya untuk kita tapi bukan untuk mereka.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Und natürlich können wir nicht sagen, es ist nur für uns, und nicht für sie.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Và tất nhiên, chúng ta không thể ở đó nói rằng, nó là dành cho chúng ta chứ không phải cho họ được.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Y, por supuesto, no se puede decir que es sólo para nosotros, no para ellos.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.Και φυσικά, δεν είμαστε εδώ για να πούμε, ότι είναι μόνο για μας και όχι για εκείνους.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.И конечно же, мы не собираемся говорить, что оно только для нас, но не для них.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.И разбира се, ние не можем да кажем, че то ще бъде само за нас и няма да бъде за тях.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.І звичайно ж, ми не збираємося говорити, що м'ясо тільки для нас, але не для них.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.וברור שאנחנו לא יכולים להגיד, זה רק עבורנו, לא עבורכם.
Tabii ki de bunun sadece bizim için olduğunu onlar için olmadığını söyleyecek değiliz.وبالطبع، نحن لسنا هناك لنقول، انها فقط بالنسبة لنا، ليست لهم.