söyleyecek ile cümle

söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bir şeyler söyleyecek oldu, söyleyemedi.Miles valamit nem ért, de ezt nem mondja el.
Hurley, ben de sana bunu söyleyecektim der.Hogy elmondanám-e? - kérdezte Hurley.
Söyleyecek fazla bir şey yok.Ezekről nem lehet sok mindent mondani.
Söyleyecek bir şeyim yoktu.Nincs mit mondanom.
Söyleyecek bir şeyim yoktu.Nincs mondanivalóm.
Söyleyecek bir şeyim yoktu.Nincs semmi mondanivalóm.
Bana söyleyecek bir şeyin var mı?Akartál valamit mondani nekem?
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Todistajat vannovat valan, jonka mukaan he todistavat totuudenmukaisesti.
Söyleyecek fazla bir şey yok.Tuohon ei ole juuri mitään lisättävää.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Sama asia voidaan ilmaista toisinkin.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.Hän sanoi hänelle: "Sinäpä sen sanoit".
Örneğin, hiçbir kuram Dünyanın güneş etrafında dönmediğini söyleyecek kanıtı yoktur.Ei osata sanoa esimerkiksi sitä, onko planeetta valtameren peitossa.
O, yalan söyleyecek son kişidir.Hän ei missään tapauksessa valehtele.
Onun o konuda söyleyecek bir şeyi yoktu.Tähän asiaan hänellä ei ollut mitään sanomista.
Onun aleyhinde söyleyecek bir şeyim yok.Minulla ei ole mitään sanottavaa häntä vastaan.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Με τον όρκο αυτό πιστοποιούσαν ότι θα έλεγαν την αλήθεια.
Başka söyleyecek şey bulamıyorum.Δεν θα μπορούσα να ήμουν κάτι άλλο.
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir.Ωστόσο, η ίδια έχει δηλώσει επανειλημμένα ότι δεν θα είναι υποψήφια σε αυτές.
"Hollanda: Trijntje, Viyana'da Walk Alone şarkısını söyleyecek!"."The Netherlands: Trijntje to sing "Walk Along" in Vienna".
Söyleyecek fazla bir şey yok.Der er ikke mange referencer til den.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Mens andre mener det modsatte.
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir.Men, noen vil si til meg, de vil ikke ønske å bli borgere.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.Jeg har ikke fått noe morsomt å si.
Söyleyecek bir şeyim yoktu ve onu kaybetmekten, onu kaybederken yanında olamamaktan çok korktum.Aku hanya tidak bisa berkata dan Aku takut aku akan kehilangan dia dan Aku tidak berada di sana.
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir."Tapi, ada yang meminta warga untuk tidak takut.
Birçok şey okumuş, söyleyecek birçok şeyi olan iyi insanlar size birçok yararlı şey öğretebilirler.Apa yang dipakai seseorang dapat juga memberitahu banyak hal tentang mereka.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Kata-kata sisanya tepat sama.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.Wanita itu menjawab, "Siapa yang telah memberitahumu?"
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Con còn lại sẽ phản hồi bằng hành động tương tự.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.Ta không có thể nói gì về nó được.
Söyleyecek fazla bir şey yok.Chẳng còn gì để nói nữa cả.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.あらゆる陪審員は証拠に従って真実の評決を行うことを誓う。
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.他の人たちは似た話をした。
Bana bir şeyler söyleyecek oldu, söyleyemedi.語ってもよさそうなものだが、語らなかった。
"Chloe için bir şey söyleyecek olanınız var mı?"『ラオスにいったい何があるというんですか?
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.伝える物がないとは言えません。
Bir süre söyleyecek bir şey bulamazlar.そこでしばらく何も言わずに考える。
O da "ne söyleyeceksin" dedi.私に言わせれば『何を言ってるんだ』と。
Aptitude ile bunu denerseniz size sürpriz yumurta olmadığını söyleyecektir.それを見たファブリッツィオは、モジモジしないでもいいよとアドヴァイスを入れる。
Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.マドリードの貴兄も同じことが言えるんじゃないか。
Örneğin, Father Time bölümünde babası adını söyleyecekken kamyon geçer.父・武日の時、大伴を名乗る。
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir.但有些人会对我说,他们不想成为公民。
Söyleyecek fazla bir şey yok.關於此物沒有太多描述。
Her konuda söyleyecek sözü vardır.梁言一切有也。
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.다중로그는 다음과 같은 적분으로 표현할 수 있다.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.나는 말을 할 수 없노라.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.그러자 정인지는 "그대는 무슨 말을 하는가?
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir.אבל, יגידו לי חלקכם, הם אינם רוצים להיות אזרחים!
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.אחרים טוענים את ההפך.
Şimdi, ne söyleyeceksin?" dedi.על מה אתה מדבר?"
Söyleyecek daha fazla şeyim yok.אין לי מה להוסיף בעניין זה.
Başka söyleyecek şey bulamıyorum.Мога да не пиша нищо повече.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Претендентите дали исканата клетва.
"Benim de Söyleyeceklerim Var!" günümüz yaşantısının bir uzantısı sanki.Но просто искам да знаете, сър, колко съжелявам, че това е последната ни нощ в живота ни.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.Kaže: "Znaš što?
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Podatci govore sasvim drugo.
Bana bir şeyler söyleyecek oldu, söyleyemedi.Snažil sa prehovoriť, ale nemohol.
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir.A treba si uvedomiť že my sami nie sme cieľové publikum.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Drugi raziskovalci razmišljajo podobno.
Söyleyecek fazla bir şey yok.Joje labai nedaug žodžių.
İlgili Sayfalar