söyleyecek ile cümle
söyleyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Beş sene sonra da aynı şeyleri söyleyecek olduktan sonra neden yaşadım" diyerek açıkladı.وكنت سأقول نفس الأشياء بعد خمس سنواتٍ أيضاً مما كان سبباً في أن أعيش بعدها".
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.عهد على قول الحق..
Söyleyecek fazla bir şey yok.له أحاديث ليست بالكثيرة.
Her konuda söyleyecek sözü vardır.فيه تبيان لكل شيء.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.أردت أن أقول أنني لا أستطيع التكلم.
Birçok öğrencisi daha sonra onu yanlarından geçerken hiç görmediklerini söyleyecektir.فليرَ أولئك القادمون لاحقاً لرؤيته أن أسماءهم لن تُنسى.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.فقال له كردم: عمن تسأل?
Yıllar sonra Greçko, kendisinin de bu kararın doğru olduğunu düşündüğünü söyleyecekti.Anos depois, Greckho disse numa entrevista que ele também achara que esta tinha sido a melhor decisão.
Söyleyecek fazla bir şey yok.Não tenho muito a dizer.
Söyleyecek bir şeyim yoktu ve onu kaybetmekten, onu kaybederken yanında olamamaktan çok korktum.Eu fiquei sem palavras e com medo de perdê-lo e eu não estaria lá.
Şimdi, ne söyleyeceksin?" dedi.Então o que vocês dizem agora?"
"Edurne Viyana'da İspanya için söyleyecek". eurovision.tv. eurovision.tv.«Edurne to sing for Spain in Vienna!». eurovision.tv (em inglês). eurovision.tv.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Eles juraram ser mentira.
Fakat sen mutlaka nutkunu söyleyeceksin ve tesadüf edeceğin herhangi bir engeli bana bildireceksin.Colocarei as Minhas Palavras em Sua Boca e ELE lhes comunicará tudo o que Eu lhes ordenar.
Başka söyleyecek şey bulamıyorum.Não tenho mais nada a dizer.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Da mesma forma agirão os outros.
Duruşmalardan birinde “Doğruları söyleyecek olsam, bütün sistem mahvolur.“Num sistema dedutivo, se aparecer uma contradição, todo o sistema ruirá.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.Ele disse: “O que quer dizer?”
Söyleyecek başka bir şeyim yok.Não tenho mais nada a dizer.
Ancak, kimileri bana onların vatandaş olmak istemediğini söyleyecektir.Maar sommigen zullen aan me zeggen, zij willen geen burgers zijn.
Söyleyecek fazla bir şey yok.“Ik heb niet veel te vertellen.
Yıllar sonra Greçko, kendisinin de bu kararın doğru olduğunu düşündüğünü söyleyecekti.Ook in de jaren daarna is hij er nog vol van overtuigd dat hij de juiste beslissing heeft genomen.
Başka söyleyecek şey bulamıyorum.Meer kan ik u niets zeggen.
Söyleyecek bir şeyim yoktu ve onu kaybetmekten, onu kaybederken yanında olamamaktan çok korktum.Ze besloot om hem niets te vertellen uit angst hem te verliezen.
Michael az kalsın Marva'nın kısmını da söyleyecekti.Daarnaast spreekt Charlotte nog weleens met haar nicht Miriam.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Hij vraagt hem te zweren dat hij Andy de waarheid vertelde.
Söyleyecek bir şey bulamıyorum.Niet weten wat te zeggen.
Bir süre söyleyecek bir şey bulamazlar.Ze besluit nog even niets te vertellen.
Söyleyecek daha fazla şeyim yok.Ik heb hierover niets verder te zeggen.
(Söyleyeceklerim bu kadardı anlamında sözün sonunda söylenen popüler söz) Docendo discimus Öğreten öğrenir.429; 450; 481; 494; 510 (1892) Przyczynek do nauki o zboczeniach mowy.
"Chloe için bir şey söyleyecek olanınız var mı?"Oni wiedzą co nieco o Chloe.
Hurley, ben de sana bunu söyleyecektim der.Fayan powiedział: "Spytaj mnie a powiem ci."
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Inni naukowcy stwierdzili to samo.
O da "ne söyleyeceksin" dedi.Spytała "Co to jest?"
Sonra ne yapmam gerektiğini bana söyleyecek misin?Powiesz mi, co powinienem zrobić dalej?
İsa bin Meryem inecek ve Müslümanların emiri ona söyleyecek: "Namazımızı kıldır" O söyleyecek: "Hayr.Ordet Marana'ta! är arameiska och betyder ungefär "Du vår herre, kom!".
Söyleyecek fazla bir şey yok.Den har kanske inte mycket att säga.
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.För andra kan det vara tvärtom.
Şimdi, ne söyleyeceksin?" dedi.Vad tror du att du skulle säga då?"
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Svor svaranden inte eden ansågs skulden vara bevisad.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Водою клянуться, її закликають в свідки.
Bir süre söyleyecek bir şey bulamazlar.Деякий час вона нічого не може писати.
"Chloe için bir şey söyleyecek olanınız var mı?"Кому потрібен Клом?».
Şarkı söyleyecek misin?Ти співатимеш?
Tom şarkı söyleyecek.Том співатиме.
Ona kim söyleyecek?Хто їй скаже?
Ona kim söyleyecek?Хто йому скаже?
1999’da kaleme aldığı "Söyleyeceklerim Var" oyununun ardından sahnelere veda etti.[8]В 1999 році вона покинула сцену після п'єси " Я маю що сказати " [один]
Başkaları muhtemelen aksini söyleyecektir.Doufáme, že tak i ostatní učiní.
Beş sene sonra da aynı şeyleri söyleyecek olduktan sonra ne diye yaşadım..." diye yazdı.O pět sekund později se zeptal: "Je to ono?
O da "ne söyleyeceksin" dedi.Ptal se mě: ‚Co mám dělat?
Janet Jackson da, Michael Jackson'ın kızı Paris Jackson'ın söyleyecek bir şeyi olduğunu söyledi.Bart slíbí celému městu, že přijede Michael Jackson.
Söyleyecek fazla bir şey yok.K tomu není co více říci.
Başka söyleyecek şey bulamıyorum.Druzí lidé mi nemají co nabídnout.
"Onun söyleyecekleri var". radikal.com.tr.V tom je jeho dílo nesmírně důležité.“ Klik (orig.
Romero bu konuda daha sonra şunları söyleyecekti: "bunu yapmayı hiçbirimiz istemedik.Romero a recunoscut că „niciunul din noi nu voia să facă asta.
Hurley, ben de sana bunu söyleyecektim der.Mi-a spus numai: "Mareșalul mi-a zis să vă spun lucrul acesta".
Yalan söyleyecek bir insan değil.Nu e un om care să spună o minciună.
Söyleyecek bir şeyim yoktu ve onu kaybetmekten, onu kaybederken yanında olamamaktan çok korktum.Csak hallgattam, és féltem, hogy el fogom őt veszíteni és nem leszek ott mellette.
Her konuda söyleyecek sözü vardır.Hajlandó volt bármilyen témáról beszélni.
İlgili Sayfalar