söylenemez ile cümle

söylenemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Es gab also nicht viel Spaß oder Freude.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Igen, der var ikke plads til fordel meget glæde eller sjov.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Jadi kembali, tidak banyak kegembiraan yang dirasakan.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.아까 말했듯이 마냥 즐겁기만한 경험은 아니었어요.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Kot lahko razumete, se nisem kaj dosti zabaval.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Là encore, ce n'était vraiment pas une partie de plaisir ou d'amusement.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Mínusz 50 volt a leghidegebb. Szóval nem volt rettenetesen sok lehetőség örömre vagy vidámságra.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Portanto, não havia muita alegria ou diversão.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Takže jak říkám, nebylo tam zrovna moc zábavy nebo legrace.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Takže opakujem, neužil som si tam nejako extra veľa zábavy či radosti.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Więc nie było tak strasznie dużo radości i zabawy.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Οπότε, θα επαναλάβω, δεν ήταν τόσο ευχάριστες και διασκεδαστικές οι συνθήκες.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Отже, повторюсь, багато радості чи веселощів не передбачалось.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Така че нямаше кой знае колко радост и забава.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.Так что повторю, тут уж было не до веселья.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.אז שוב, לא היה בזה מי יודע כמה כיף.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.إذاً مرة أخرى، لم يكن هناك الكثير من الفرح أو المتعة لتحصل عليها.
Dolayısıyla yine çok bir neşe veya keyif olduğu söylenemez.しかし 素敵な体験もありました
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Dan dia sama sekali tidak menyenangkan.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.En hij is niet leuk.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.E non è divertente.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Och han är inte rolig.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Pa še zabaven ni.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Si nu e amuzant deloc.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Und er ist nicht lustig.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Và không có gì vui cả.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.Και δεν έχει πλάκα.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.И веселиться не умеет.
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez..בכלל לא כיף איתו
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.و هو ليس مرح
Eğlenceli biri olduğu da söylenemez.そんな事ないですよ
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- N-a fost tăcut de loc în privinţa neînţelegerilor cu tine.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- Non si e' curato di nascondere il disappunto verso di te.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- No se ha mantenido muy callado precisamente acerca de lo molesto que está contigo.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- Rozhodně se netají tím, jak moc ho ątvete.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- Tak. - Nie ukrywał się specjalnie ze swoim niezadowoleniem z ciebie.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- Ναι. - Δεν θα' λεγα πως απέκρυψε την δυσαρέσκεια του για σένα.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemez- М-да. - Он и не скрывал своей антипатии к вам.
-Haklısın -Sana karşı memnuniyetsizliği konusunda pek sessiz kaldığı söylenemezいかにも言いたげだし。 >君だってそうだろう。
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekAber es sagt es nicht; es muss nicht gesagt werden. Ich würde wahrscheinlich vor dem anderen parken.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecek하지만 이 사진엔 그런 얘기가 없습니다. 그런 얘길 할 필요도 없습니다. 저라면 아마 다른 문 앞에 주차를 할 것 같아요.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekMimo że nie jest to napisane, zresztą nie musi być. Prawdopodobnie zaparkowałbym przed tymi drugimi drzwiami.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekŞi tutuşi nu spune asta; nu are nevoie să spună asta. Eu aş parca probabil în faţa celeilalte.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekTodo y sin decir eso; no necesita decirlo. Probablemente yo aparcaría delante de la otra.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekИ все пак не пише така, не е нужно да пише така. Аз вероятно бих паркирал пред другата.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekХотя это нигде здесь не сказано, нет необходимости говорить это. Я скорее припарковался бы у правых.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekאבל זה לא אומר את זה; זה לא צריך להיות כתוב. נראה לי שהייתי חונה מול הדלת השניה.
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecekفعلى الرغم من أنها لاتقولها: فانه لاداعي من قولها. سأركن سيارتي على الأغلب مقابل الموقف الآخر
Henüz o söylenemez; söylenmesine gerek yok. muhtemelen, diğeri önünde park edilecek私ならひとつめの車庫の前に駐車するでしょう お気づきだと思いますが
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.E anche se non è sbagliato, non è nemmeno l'intera spiegazione.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.E, embora isto não esteja errado, também não é bem a história toda.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.Et, bien que ce ne soit pas faux, ce n'est pas tout à fait exact non plus.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.여기까지 틀리건 없는데 그게 전부가 아니랍니다.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.Trong khi điều này không sai, thì nó cũng không phải là toàn bộ câu chuyện.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.И докато това не е грешно, не е и съвсем цялата истина.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.І хоча це справді так, це ще не все.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.Но, хотя это и не ошибочно, это ещё не всё.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.ובעוד שזה אינו שגוי, הוא גם אינו כל הסיפור בכללותו.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.A, i keď to nie je úplne nesprávne, nie je to všetko.
Her ne kadar yanlış olmasa da, öykünün bütünü olduğu da söylenemez.Choć to prawda, historia się na tym nie kończy.

İlgili Sayfalar