Ana içeriğe geç
Sözlük

söylence ile cümle

söylence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
O günlerdeki söylence "Duke'un radarın altından uçtuğu"ydu.The commentary at that time was that Duke "flies under the radar."
Açılış tarihi söylenceye göre 907/908 yılıdır.The date of the inauguration is traditionally placed in 907/908.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.We trust it is nothing more than a rumor.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.They hold the wisest and most pious conversation of which they are capable.
Yazdıkları yazılar, yangının ardından anlatılan söylenceler arasında en güvenilir kaynaklardır.The questions are read rapid-fire one after the other.
Söylencelere göre, Kıbrıs'tayken Kykkos Manastırını kurmuştur.According to tradition, while in Cyprus, he founded the Kykkos Monastery there.
Şiir şeklindeki söylence.Comics as Poetry.
İlk yarısı sahnedeki canlı şarkıcılar tarafından söylencek.The first half will be performed by the live singers here on stage.
Ve ben de bunu kanıtlamak istiyorum, Bu da çok tehlikeli bir söylencedir, çok tehlikeli.And I want to demonstrate that that, too, is a dangerous myth, very dangerous.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Doch dürfte dies nur ein Gerücht sein.
Söylenceye göre, adını içinde bulunan ve şu an çeşme halinde olan bir su kaynağından almıştır.Ihren Namen erhielt sie wegen der Trübung des Wassers durch Abträge des Lößlehmbodens in ihrem Oberlauf.
Film çok eski bir Japon söylencesi üzerine kurulmuştur.Ein Schauspiel : nach einem altjapanischen Motiv.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Il semble bien qu'il ne s'agisse que d'une rumeur.
Bazı söylencelerde sihirli güçleri olan kanatlı bir atı olduğu söylenir.Elle le soupçonnait notamment de posséder des anneaux dotés de pouvoirs magiques.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Sa langue est l’une des plus belles, des plus drôles, des plus savantes que j’ai lues depuis longtemps.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Esto quedó en meros rumores.
Türk söylencelerindeki olağanüstü atların özelliklerinin tamamını taşır.El plan que dispuso hacía mayor uso de las habilidades peculiares de sus arqueros turcos de a caballo.
Film çok eski bir Japon söylencesi üzerine kurulmuştur.Se basa en una vieja leyenda japonesa.
Bir söylenceye göre Lin Moniang'ın babası ve erkek kardeşleri balıkçılık yapıyordu.Sempre secondo la leggenda, il padre e i fratelli di Lin Moniang erano pescatori.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Ma è solo una diceria... non è vero?
Bulgar söylencelerine göre, Baudouin, Kaloyan'un karısını baştan çıkarmaya çalıştığı için öldürüldü.Secondo una leggenda bulgara invece Baldovino si procurò la morte cercando di sedurre la moglie di Kaloyan.
Şu anki adı Doğancı'nın kaynağına ilişkin söylenceler de vardır.A tutt'oggi si discute animatamente sull'origine dei romeni.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Считается, что через 250 лет после просветления Будды царь Ашока посетил Бодх-Гая.
Bazı söylencelerde Güneş, Ay ve Od kardeştirler.Огонь, солнце и семеро братьев.
Kendisi hakkındaki bilgiler çok kısıtlıdır ve çoğu söylence ve dedikodudan ibarettir.О нём известно немного, и большая часть — слухи.
Yıllar geçtikçe, başlarına gelenler hakkında söylenceler yayıldı.Со временем, слухи о вас были бы забыты.
Açılış tarihi söylenceye göre 907/908 yılıdır.Датой его открытия традиционно считаются 907—908 годы.
Bulgar söylencelerine göre, Baudouin, Kaloyan'un karısını baştan çıkarmaya çalıştığı için öldürüldü.Согласно болгарской легенде, Балдуин навлек на себя ярость Калояна, попытавшись соблазнить его жену.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.На самом деле это всего лишь слухи.
Kaynaklar söylenceden öteye gitmiyorlar.Слухи остаются только слухами.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.لكن كانت تلك مجرد إشاعة.
Bebeklerin getirilmesi ile ilgili söylenceler tarih boyunca değişik şekillerde ortaya çıkmıştır.وقد ظهرت الخرافات المتعلقة بجلب الاطفال بأشكال مختلفة على مدار التاريخ.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Acredita-se que, 250 anos depois da iluminação de Buddha, o imperador Asoka tenha visitado Bodh Gaya.
Açılış tarihi söylenceye göre 907/908 yılıdır.A data da inauguração é tradicionalmente colocada em 907/908.
Söylence ile çocuğun iç dünyası arasındaki bağlantılar Sigmund Freud ve Carl Jung tarafından ele alınmıştır.A fábula e a sua relação com o mundo das crianças foi discutida por Sigmund Freud e Carl Jung.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.É um mero boato.
Aşıklar halk arasında dilden dile yayılan söylencelere de konu olmuştur.Seus falantes estão disperos entre os falantes da língua amarasi.
Bu söylence kararsızlığın başlı başına bitimsiz bir ceza olduğunu anlatır.Insubordinação é o ato deliberado de desobediência a um superior.
Bu eleştiriler, günümüzün meşhur "Roma yanarken keman çalıp şarkı söylüyordu" söylencesine de kaynaklık eder.Ele supostamente "brincava enquanto Roma ardia".
Bebeklerin getirilmesi ile ilgili söylenceler tarih boyunca değişik şekillerde ortaya çıkmıştır.O mito de trazer recém-nascidos aparece em diferentes formas na história.
Kral Arthur ve şövalyeleriyle ilgili birçok öykünün kaynağı söylencelerdir.Tornaram-se especialmente populares os contos sobre Rei Artur e sua corte.
Miller, Trabzon'un fethi hakkında iki söylence derlemiştir.Mulder dúvida das afirmações de Boggs.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.O que o separa da sua audiência é uma linha cada vez mais tênue e transparente.
Şiir şeklindeki söylencedir.Retórica da poesia.
Film çok eski bir Japon söylencesi üzerine kurulmuştur.Het verhaal is gebaseerd op een aantal oude Japanse mythes.
Söylenceye göre cesedi daha sonraları Roma'daki Santa Maria Maggiore bazilikasına taşınmıştır.Later werd hij ook nog prelaat en kerkvoogd van de Santa Maria Maggiore in Rome.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Dat bleek echter een gerucht.
'Hollanda halk söylencesi.De bekendheid bij de Nederlandse bevolking.
Bir diğer söylenceye göre ise başı El Escorial'dedir.Feit is wel dat het werk afkomstig is uit het Escorial.
Bu nedenle İslamiyet sonrası bazı söylencelerde Hızır Peygamber ile özdeşleşmiştir.De profeet Mozes werd later op gelijkaardige wijze afgebeeld.
Dahası muharebeyle ilgili bir dizi söylenceye kaynak oluşturur.Het produceren van een waarschuwingsgeluid komt wel bij meer slangen voor.
Söylence ile çocuğun iç dünyası arasındaki bağlantılar Sigmund Freud ve Carl Jung tarafından ele alınmıştır.Bajka i jej związek ze światem wewnętrznym dziecka zostały omówione przez Sigmunda Freuda i Carla Junga.
Ordudayken, "Altın Adam" lakaplı El Dorado söylencesinden etkilendi.W okolice zwabiała poszukiwaczy złota legenda o El Dorado.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Dock är detta inte bekräftat utan är endast lösa rykten.
Miller, Trabzon'un fethi hakkında iki söylence derlemiştir.Det finns två förklaringar till varför han sprang loppet barfota.
Bir diğer söylenceye göre ise başı El Escorial'dedir.För andra betydelser, se El Escorial.
Söylencelerin en dikkat çekici ve akılda kalıcı, en çok ilgi çeken anlatım yollarından biridir.Det är utan tvekan den mest beklämmande och upplysande bok om politik jag någonsin läst.
Söylence ile çocuğun iç dünyası arasındaki bağlantılar Sigmund Freud ve Carl Jung tarafından ele alınmıştır.Under denna period umgicks han i studentkretsar som diskuterade Sigmund Freud och Carl Gustav Jung.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.За переказами, через 250 років після Просвітлення Будди цар Ашока відвідав Бодх-Гаю.
Söylencelerde adı sıklıkla “Kögön” (yaban ördeği) ile birlikte anılır.Obvykle se shoduje se jmenným (krátkým) tvarem přídavných jmen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod