söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama bu AIM. Bana MSN olduğunu söylemiştin..AIM זה .MSN אתה אמרת לי שזה היה
Ama bu AIM. Bana MSN olduğunu söylemiştin.Azt mondtad, MSN.
Ama bu AIM. Bana MSN olduğunu söylemiştin.Itu adalah AIM. kau mengatakan padaku itu MSN.
Ama bu AIM. Bana MSN olduğunu söylemiştin.To AIM, a powiedziałeś, że to był MSN.
Ama bu AIM. Bana MSN olduğunu söylemiştin.同じだよ
Ama Descartes şunu söylemiştir."Bien, je pense que je peux représenter ces triangles et ces cercles."
Ama Descartes şunu söylemiştir.Descartes siger nu:
Ama Descartes şunu söylemiştir.하지만 데카르트는 "난 유클리드가 이 삼각형과 원을 연구하던 것처럼
Ama Descartes şunu söylemiştir.אבל דקארט אומר 'אני חושב שאני יכול לייצג את זה בצורה באופן חזותי
Ama Descartes şunu söylemiştir.و لكن ديكارت يقول، "حسناً،أعتقد أنني أستطيع تقديم هذا بصورة مرئية
Ama Descartes şunu söylemiştir.ユークリッド幾何学の三角形や円と同じように絵にできるんじゃない?
-Ama dün söylemiştim...- Aber ich habe doch gesagt...
-Ama dün söylemiştim... -Bana bahane bulup durma! Gidip iki düzine 28'lerden getir.Bez gadania, acha i jeszcze dwa tuziny 28'
-Ama dün söylemiştim...- Ma se gliel'ho detto...
-Ama dün söylemiştim...-Men jag sa ju...
-Ama dün söylemiştim...-Pero si se lo dije...
-Ama dün söylemiştim...Piš to do knihy!
-Ama dün söylemiştim...Χρειαζόμαστε και 28αρια.
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Aber die Jugendamt Mitarbeiter und die Sanitäter und der Richter sagten alle das gleiche:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Ale i pracownicy opieki społecznej, i osoby z karetki, i sędzia, wszyscy powiedzieli tą samą rzecz:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Ale sociální pracovníci a lidi ze záchranky a soudce, všichni říkali to samé:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Ale sociálni pracovníci, ošetrovatelia, a sudca všetci hovorili to isté:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Dar lucrătorii de la agenţie şi oamenii de pe ambulanţă şi judecătorul au spus cu toţii acelaşi lucru:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:De a jóléti munkások, a mentősök és a bíró is ugyanazt mondták:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:대는 핑계는 다 똑같았어요. 복지센터 직원, 엠뷸런스 요원, 심지어 판사까지 말입니다.
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Maar de maatschappelijk werkers en het ambulance personeel en de rechter zeiden allemaal hetzelfde:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Ma gli assistenti sociali, le persone dell'ambulanza e il giudice dicevano tutti la stessa cosa:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Mais les travailleurs sociaux et les ambulanciers et le juge ont tous dit la même chose:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Mas os assistentes sociais, os funcionários da ambulância e até o juiz, todos afirmam o mesmo:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Men socialrådgivere og ambulancefolk samt dommeren, sagde alle det samme:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Pero los asistentes sociales, los paramédicos y el juez dijeron todos lo mismo:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Socialarbetarna och ambulansförarna och domaren sa alla samma sak:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Tapi staff perlindungan anak dan awak ambulans dan sang hakim semua mengatakan hal yang sama:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Οι εργαζόμενοι στην Πρόνοια, οι νοσοκόμοι και ο δικαστής είπαν όλοι το ίδιο πράγμα:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Але співробітники соціальної служби, лікарі із швидкої, і суддя всі казали одне й те саме:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Все: социальные работники, люди из скорой помощи и судья сказали одно и то же:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:Но здравните работници и хората от линейката, както и съдията, казали едно и също нещо:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:אך עובדי הרווחה וצוות האמבולנס והשופט, כולם אמרו אותו דבר:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:لكن العاملون بوكالة حماية رعاية الطفل ورجال الإسعاف وكذلك القاضي ذكروا نفس الشيء:
Ama, kurum çalışanları ve ambulanstakiler ve hatta yargıç aynı şeyi söylemiş:みな一様に同じことを言っていました 「こんなことしたくはないが決まった手続きに従うしかない」
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Aber er hat gesagt,dass es geheim bleiben soll...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Ale on powiedział, że to tajemnica...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Dar a spus ca era un secret.
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Maar hij zei dat het een geheim was...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Ma ha detto che era un segreto...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Mais il a dit que c'était un secret...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Men han sa att det var en hemlighet....
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Nhưng cậu ấy bảo phải giữ bí mật ...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Tapi dia bilang itu rahasia...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Μα αφού είπε οτι είναι μυστικό...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...Но он сказал, что это секрет...
Ama o bunu saklamamı söylemişti...لكنه قال انه سر
Ama o bunu saklamamı söylemişti...ハニったら恥ずかしがっちゃって
Ama sana stilini daha "farkında" yapacağımı söylemiştim.Aber ich sagte, ich würde deinen Stil bewusster machen.
Ama sana stilini daha "farkında" yapacağımı söylemiştim.Но я сказал, что хотел бы сделать твой стиль более осознанным.
Ama sırf adamı çok sevdiğim için bunu söylemiştim, sevgi bazen bize saçma şeyler yapmaya itiyor.Maar ik stelde het voor omdat ik de jongen echt aardig vond, en u weet hoe liefde tot dwaasheid kan leiden.
Ama sırf adamı çok sevdiğim için bunu söylemiştim, sevgi bazen bize saçma şeyler yapmaya itiyor.Mas eu só sugeri isso porque eu realmente gostava dele, e você sabe como o amor nos leva a fazer coisas bobas.
Ama sırf adamı çok sevdiğim için bunu söylemiştim, sevgi bazen bize saçma şeyler yapmaya itiyor.Pero solo lo sugerí porque me gustaba mucho el chico, y usted sabe cómo el amor nos lleva a hacer tonterías.
Ama zaten, x'in 0'a eşit olamayacağını söylemiştik. -Pero si quisieras, podrías decir que c también va a ser distinto de cero.
Ambulans çocuğu kapıp hastaneye götürmüş. Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.De eerste hulp afdeling vergewiste zich ervan dat het kind geen alcohol in het bloed had.