söylemiş ile cümle

söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.A sürgősségi osztály megállapította, hogy a fiú vérében nincs alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Cei de la urgenţe s-au asigurat că nu există alcool în sângele copilului.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Die Notaufnahme stellte fest, dass das Kind kein Alkohol im Blut hatte.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Il pronto soccorso accertò che non c'era traccia di alcol nel sangue del bambino.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Instalasi gawat darurat memastikan bahwa tak ada kandungan alkohol di darah si anak.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.응급실에서는 혈액검사를 해보니 알콜이 없다고 했습니다.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Los de emergencias aseguraron que el niño no tenía alcohol en su sangre.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pogotowiu ustalono, że dziecko nie miało alkoholu we krwi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti potvrdili, že děcko nemá žádný alkohol v krvi.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Na pohotovosti sa uistili, že dieťa nemá v krvi žiadny alkohol.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.O serviço de emergências assegurou que o rapaz não tinha álcool no sangue.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.På akuten såg man att ungen inte hade någon alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Phòng cấp cứu khẩn cấp đã chắc chắn rằng trong máu đứa trẻ không hề có cồn.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Skadestuen konkluderede at drengen ikke havde alkohol i blodet.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.Στα επείγοντα εξακρίβωσαν ότι το παιδί δεν είχε καθόλου αλκοόλ στο αίμα του.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.В отделении неотложной медицинской помощи установили, что алкоголя в крови ребёнка нет.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.В спешното отделение установили, че детето няма алкохол в кръвта.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.У приймальному відділенні встановили, що у дитини немає алкоголю в крові.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.בחדר המיון וידאו שלילד אין אלכוהול בדם,
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.وأكدت غرفة الطوارئ أن دم الولد خالٍ من الكحول.
Acil'deki doktor, çocuğun kanında alkol olmadığını söylemiş.病院はその子を退院させようとしましたが
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Ai spus ca e o urgenta, asa ca pleaca.
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Du sagtest, dass es dringend ist, go ahead.
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Hai detto che è urgente, vai pure.
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Kamu bilang itu penting, silahkan pergi duluan
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Powiedziałeś, że to pilne, idź śmiało.
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Tu as dit que c'est urgent, vas-y.
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Είπες οτι ήταν επείγον, άντε πήγαινε.
Acil olduğunu söylemiştin, git hadi.Ты сказал, это срочно. Беги
Acımadığını söylemiştin. Ama acıyor.Azt mondtad, hogy nem fájt, de bizony fájt.
Acımadığını söylemiştin. Ama acıyor.قلت أنه لن يؤلم لكنه حصل
Acımadığını söylemiştin.Dijiste que no dolia.
Acımadığını söylemiştin.Dijiste que no dolia. Pero si duele.
Acımadığını söylemiştin.Em đã nói là nó không đau. Nhưng nó làm anh đau quá
Acımadığını söylemiştin.Hai detto che non faceva male.
Acımadığını söylemiştin.Kau mengatakan itu itu tidak menyakitkan.
Acımadığını söylemiştin.Tu disais que ça ne faisait pas mal. Pourtant ça le fait.
Aç olduğunu söylemiştin.Mi az? Azt mondtad, éhes vagy.
A'daki aynı sütunların sütun uzayının doğurayını oluşturduğunu söylemiştik. -그 방법에 대해 여러분은 "봐요, 상응하는 열이 A에 있으니까 첫번째, 두번째 그리고 네번째가
A'daki aynı sütunların sütun uzayının doğurayını oluşturduğunu söylemiştik. -ثم ان الطريقة هي، انظر، ان الاعمدة المتماثلة في A --اذاً الاول، الثاني، و
Adını ne söylemiştin sen?Bạn đã nói gì tên của bạn một lần nữa?
Adını ne söylemiştin sen?Cum ziceai că te cheamă?
Adını ne söylemiştin sen?Hoe heet u ook alweer?
Adını ne söylemiştin sen?Jak že jsi øíkal, že se jmenuješ?
Adını ne söylemiştin sen?Kako si že rekel, da ti je ime?
Adını ne söylemiştin sen?Πως είπες ότι σε λένε;
Adının Lee Dan olduğunu mu söylemiştin?Azt mondta, hogy Lee Dannak hívják?
Adının Lee Dan olduğunu mu söylemiştin?Vous avez dit que votre nom était Lee Dan ?
Adının Lee Dan olduğunu mu söylemiştin?Είπατε ότι το όνομα σας είναι Λι Νταν;
Adının Lee Dan olduğunu mu söylemiştin?قلت ان اسمك لي دان؟
AK-47'lerin, suçluların eline geçmemesini sağlamak istediğinizi söylemiştiniz.AK-47 aus den Händen der Verbrecher zu halten wollte.
Alttaki ve üstteki üçgenlerin yüksekliğinin dikdörtgenin yüksekliğinin yarısı olduğunu zaten söylemiştik. .Beh, ne abbiamo gia' parlato, e' esattamente la meta' dell'altezza del rettangolo.
Alttaki ve üstteki üçgenlerin yüksekliğinin dikdörtgenin yüksekliğinin yarısı olduğunu zaten söylemiştik. .아까 얘기했습니다 높이는 직사각형 높이의 반입니다
Alttaki ve üstteki üçgenlerin yüksekliğinin dikdörtgenin yüksekliğinin yarısı olduğunu zaten söylemiştik. .Vi har allerede fundet ud af, at det er halvdelen af højden af hele rektanglet.
Alttaki ve üstteki üçgenlerin yüksekliğinin dikdörtgenin yüksekliğinin yarısı olduğunu zaten söylemiştik. .А какова высота здесь? Мы уже упоминали о ней. Это - как раз половина высоты прямоугольника.
Alttaki ve üstteki üçgenlerin yüksekliğinin dikdörtgenin yüksekliğinin yarısı olduğunu zaten söylemiştik. .Е, ние вече говорихм за нея: тя е точно половината от височината на четириъгълника.
Alttaki ve üstteki üçgenlerin yüksekliğinin dikdörtgenin yüksekliğinin yarısı olduğunu zaten söylemiştik. .Ми вже розглянули - це рівно половина висоти прямокутника.
Ama bolca okumayı planladığını söylemişti ve bolca yazı da yazdı. Bana her hafta mektup yazdığı olurdu.Auf jeden Fall hat er viel geschrieben, denn manchmal schrieb er mir jede Woche.
Ama bolca okumayı planladığını söylemişti ve bolca yazı da yazdı.그는 많은 독서와 그를 확실히 할 거 라고 쓰기 많이 했어요.
Ama bolca okumayı planladığını söylemişti ve bolca yazı da yazdı.أنه سيقوم بالكثير من القراءة وهو بالتأكيد قام بالكثير من الكتابة

İlgili Sayfalar