söylemiş ile cümle
söylemiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
I need a hug" sözlerini söylemiştir.Ubojstvo, reče (eng.
300 çift ayakkabısı olduğunu söylemiştir.Napisao oko 300 jačak.
Sonraları Damon Stryker'ın şimdiye kadar kullandığı en kötü isim olduğunu söylemiştir.Zorana Vulića kasnije je proglasio najboljim trenerom s kojim je ikada radio.
Her ikisi de aynı şeyden bahsederse birbirlerinin aksini değil, aynı şeyleri söylemiş olurlar.Oni istina nisu ni htjeli razgovarati o svom razlazu, kao ni jedan o drugom.
Güzel Farsça şiirler de söylemiştir.Pisao je prigodne pučke pjesme.
Üç alternatif kaçış rotasını söylemişti.Postojale su tri područja ratne ugroze.
Chicago Sun-Times'tan Roger Ebert şunları söylemiştir: " Plan ne?Roger Ebert je u svojoj kritici za Chicago Sun-Times napisao: "Da, on je dobar redatelj.
Tam Polat Alemdar onu öldürmek isterken Memati, Cevat'ı kendisinin öldürmek istediğini söylemiştir.Zaprijetio im je da će, ukoliko se pokušaju ponovo osvetiti, reći Cuddy tko je kupio stan.
Madonna, "Ray of Light"ı Lenny Kravitz ile beraber "1998 MTV Müzik Ödülleri" töreninde söylemiştir.Madonna je izvela "Ray of Light" na MTV-jevoj dodjeli nagrada 1998., i to zajedno s Lenny Kravitzom.
Bu kar kalınlığının Uludağ'da bile olmadığını yetkililer söylemiştir.U ovoj se prefekturi nalaze jedini istočnoazijski ledenjaci koji nisu u Rusiji.
Bieber, orijinalinde Richie'nin söylediği açılış kısmını söylemiştir.Bieber spieval úvodnú pasáž, ktorú v pôvodnej verzii spieva Lionel Richie.
Yeni Ay'da Rosalie Edward'ta bir yanlış anlama sonucu Bella'nın öldüğünü söylemiştir.Edward sa od Rosalie dozvedá na základe Alicinej vízie, že Bella zomrela.
Eleştirmen Simon Frith metal şarkıcılarının ses tonunun sözlerden daha önemli olduğunu söylemiştir.Kritik Simon Frith tvrdí, že „tón hlasu“ metalového speváka má prednosť pred obsahom textu.
Amerika Birleşik Devletleri hakkında hayal kırıklığına uğradığını söylemiştir.Je zástancom vystúpenia USA z OSN.
Sezar en ünlü deyişi olan 'Veni, Vidi, Vici' (geldim, gördüm, yendim) sözünü bu vesileyle söylemiştir.Je to bitka, po ktorej senátu oznámil Veni, vidi, vici.
Ona Rahibin sözünü söylemesi için beklemesini ister ama rahip o sözü çoktan söylemiştir.Oznámila mu posolstvo a požiadala ho, aby ho vyrozprával kňazovi, ktorý vysluhuje v Dúbravke sviatosti.
Almadovar, filmin senaryosu üzerinden 10 yıldan beri çalışmış olduğunu söylemiştir.Douglas Adams sa pokúšal napísať scenár vyše dvadsať rokov.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Následnú kompozíciu venoval Davidovi ako darček.
Ayrıca ekonomi politikalarının sosyal sorumluluk bilinciyle uygulanması gerektiğini de söylemiştir.Zastával aj nutnosť sociálnej zodpovednosti spoločnosti.
Fraport, 35 yıllık imtiyaz süresince aktarılacak 403 milyon €'luk yatırımın % 60'ını ödeyeceğini söylemiştir.Fraport zaplatí 60 % z investície, čo predstavuje sumu 403 miliónov eur po dobu 35 rokov.
Ve şunları söylemiştir: “Dinde ve bilimde tanrı inancı gerekebilir.Podľa slov spoločnosti "V našej viere je komunikácia svätá."
Bu ilkeye dayanarak Hawking kara deliklerin ışın yaymadığını söylemiştir.Hawking tiež prehlásil, že následne po Veľkom tresku sa vytvorili prvotné čierne diery.
Benzer şekilde, Barnum Brown, alanda 500 adet kafatası bulduğunu söylemiştir.Podobno je Barnum Brown trdil, da je videl več kot 500 lobanj na polju.
İsa'nın yaralarına dokunana kadar dirildiğine inanmayacağını söylemiştir.Rekel je, da bo verjel v Jezusovo vstajenje, samo če se bo lahko dotaknil njegovih ran.
Bir sonraki Gloria Estefan'ı keşfettiğini düşündüğü için Selena ile anlaştığını söylemiştir.Kasneje je dejal, da je s Seleno pogodbo podpisal zato, ker je menil, da je odkril naslednjo Glorio Estefan.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Berač ga prosi za kakšen dar.
Bu olaydan sonra kendisini "daha büyümüş-olgunlaşmış" hissettiğini söylemiştir.Dejala je, da samo sebe po nesreči prepričuje, naj »odraste«.
Bu başarısı sebebiyle Tümgeneral Jack O'Neill ona nereye isterse oraya atanacağını söylemiştir.Tak gen ima tudi Jack O'Neill, ki si je nekoč v možgane naložil vse njihovo znanje.
Buda manastır yaşamını seçenlere, “kendi başına bir ada” gibi yaşamalarını söylemiştir.Buda je menihe in nune učil naj živijo kot »samostojni otoki«.
Beynin duyu merkezi olduğunu söylemiştir.Članek govori o možganih človeka.
Beyin ile duyu organları arasında bir bağ olduğunu söylemiştir.Predvideva, da obstaja povezava med telesom in umom.
Satışa sunan sahaf belgelerin çöpten çıktığını söylemiştir.Na tleh borze se je razvnela blazna gonja po prodaji.
Ona telefon etmiş ve buluşmak istediğini söylemiştir.Zbudil ga je in vprašal, če je zadovoljen.
Eski başbakan ayrıca kendisinin agnostik olduğunu söylemiştir.Očetovi vzgoji navkljub zase pravi, da je agnostik.
Karısı, işlerinin kötü gittiğini ve hayaller gördüğünü söylemiştir.Povedal ji je da je vse dobro, ter da se ji je vse le sanjalo.
Yığınların farklı amaçlar için kullanılabildiğini daha önce de söylemiştik.Megaliti so bili uporabljeni za različne namene.
Chaplin daha sonra Mutual ile geçirdiği dönemin kariyerindeki en mutlu dönem olduğunu söylemiştir.Kasneje je svoja leta pri Mutualu označil za najsrečnejše obdobje svoje kariere.
1954 yılında, ölümünden bir yıl önce, bu konuda arkadaşı Linus Pauling’e şunları söylemiştir.Od leta 1969 do njegove smrti 1990 je bila v zvezi s pisateljem Kornelom Filipowiczem.
Grubun tekrar bir araya gelmesine katılacağını söylemiştir.Reče mu le, da se bosta nekoč spet srečala.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Prisimenu, Aarseth kalbėjo apie jį ir sakė, kad jis visiškai neturi jokio humoro jausmo.
Ayrıca uzlaşma görüşmelerine hazır olduklarını söylemiştir.Grupė paskelbė jog jie pasiruošę koncertuoti.
Daha sonra birçok kişi ile beraber söylemiştir.Ja pasekė ir daug kitų.
Ona telefon etmiş ve buluşmak istediğini söylemiştir.Tuomet ši jį apšmeižė, teigdama, kad ją norėta suvilioti.
Matt Groening, Homer'ın nükleer santralde çalışmasının sebebini tahribat riskinden ötürü olduğunu söylemiştir.Matt Groening teigė, jog norėjo matyti Houmerį dirbantį elektrinėje, nes jis galėtų nuniokoti ją.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Epimetėjas padėjo broliui dalyti žmonijai įvairias dovanas.
John Ray (1627-1705) sınıflandırmada temel ve değişmeyen birimin tür olduğunu söylemiştir.Džonas Rei (1627–1705) – sistematikos pradininkas, pateikė rūšies sąvoką.
Romanova ev sahibi şehrin yaz ortasında açıklanacağını söylemiştir.Romėnai miestą vadino Anagnia, jo apylinkėse Romos didikai praleisdavo vasaras.
Tatum okulda dikkatini en çok dağıtan şeyin kızlar olduğunu söylemiştir.Tatum on öelnud, et kõige enam hajutasid tema tähelepanu koolis tüdrukud.
Pryor yanlış zamanda yanlış yerde bulunduğunu söylemiştir.Jaagule tundub, et ta on sündinud vales kohas.
İki yaşındayken, Logan annesine bir aktör olmak istediğini söylemiştir.19-aastaseks saanult teatas Haring oma vanematele, et on homo.
Doktor, neden iyi polis olamayacağını sorduğunda Clara, yüzünün buna izin vermediğini söylemiştir.Kui pootsmanilt küsiti, miks ta uksi ei sulgenud,vastas mees, et see polnud tema ülesanne.
En sonunda topraklarımızı elimizden alacağını söylemişti.Vastati, et meil ei ole maad, mida me kaitseme.
Ama Harika Amca Stan onlara bir hediye almasını söylemiştir.Holden on ostnud talle kingituseks plaadi.
Bu olaydan sonra kendisini "daha büyümüş-olgunlaşmış" hissettiğini söylemiştir.Pärast seda on ta avalikult tunnistanud, et tunneb ennast palju õnnelikuma.
Gerçi Dixon 1960 seçimlerinden kısa bir süre önce Richard Nixon'un seçimleri kazanacağını da söylemişti.Kennedy oli 1960. aasta presidendivalimised võitnud napi enamusega Richard Nixoni ees.
10 gece sonra geleceğini söylemişti.Azt mondta, hogy 10 éjszaka eltelte után visszajön.
10 gece sonra geleceğini söylemişti.Il a dit qu'il viendra dans 10 nuits.
10 gece sonra geleceğini söylemişti.Είπες πως θα έρθει μετά από δέκα ημέρες;
10 gece sonra geleceğini söylemişti.الم يقل انه سيعود بعد 10 ايام؟
- - - 10% u fiyattan çıkarmak ile fiyatın 90% ını ödemenin aynı şey olduğunu söylemiştik.Det her er det samme som at sige 1 gange 0,8x, og derfor er det altså lig med 0,9 af 0,8x.