söylemez ile cümle

söylemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cemaat bunu söylemez.De teamgenoten kunnen dit niet.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Ik heb echt liever niet dat je... rondbazuint tegen anderen dat ik met je praat.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.Voordat ze hen kan zien, verdwijnen ze.
Ama çoban gelip söylemez.Pawian nigdy się nie pojawia.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Wiem czym jest spowodowany, ale nie powiem wam.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.On, zawiedziony, odszedł bez słowa.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Drottningen delar inte ut order eller berättar för myrorna vad de ska göra.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Документи визначають, що потрібно для цього зробити, але не говорять, як це зробити.
Kimse bir şey söylemez.Ніхто не промовив жодного слова.
Hep adaletten ve güçsüzden yana tavır koyar, asla yalan söylemez.Лицемірство. – Бути справедливим завжди, не говорити неправду.
Tom bilmek istediğini sana söylemez.Том не скаже тобі те, чого б ти хотів дізнатися.
Tom yalan söylemez.Том не бреше.
Tom asla yalan söylemez.Том ніколи не бреше.
Tom asla yalan söylemez.Том ніколи не говорить неправди.
Ester, Yahudi olduğunu söylemez.Sám tvrdil, že není židem.
Her şeyi öğrenen Kumru oğluna bir şey söylemez.Nemá, co by svému jedinému vnukovi odkázal.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope și-a mărturisit soției sale aventura extraconjugală, dar nu i-a spus nimic à propos de Will.
Ama anketler yalan söylemez, değil mi?" yazdı.Urăsc tot ce nu se referă la literatură”, scria el.
Örneğin: Londra yakınlarındaki bir kişi İskoçya veya Kuzey İrlanda'dan gelen kişi gibi "r"leri söylemez.Például: Egy londoni ember nem úgy ejti az "r" betűt, mint egy skót ember, vagy egy ír ember.
Kimse bir şey söylemez.Senki sem szólt.
Merhum Büyükelçi Yüksel Söylemez'in oğludur.Ő volt a herceg egyetlen, felnőttkort megélt fia.
Tom kendi köpeğini kimin öldürdüğünü biliyor ama bize söylemez.Tom tudja, hogy ki ölte meg a kutyáját, de nekünk nem mondja meg.
Kimse bir şey söylemez.Kyliäkään ei mainittu.
Ama anketler yalan söylemez, değil mi?" yazdı.«Δεν είναι παιδιά – είναι άνθρωποι», έγραφε.
Asla yalan söylemez; ışığın ve gerçeğin tanrısıdır.Του έδιναν μεγάλη προσοχή διότι ήταν ο Θεός της αλήθειας και της σοφίας.
Kimse bir şey söylemez.Ingen sagde noget.
Poof Timmy ve Poof'tan başka bir şey söylemez.Ditto kan ikke fås i Pokémon Ruby og Sapphire.
Kimse bir şey söylemez.Ingen fortalte noe.
Cemaat bunu söylemez.Det kan ikke industrien gjøre.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.Setelah mengatakan hal itu mereka pun menghilang.
Cemaat bunu söylemez.Kerumunan itu tidak bereaksi.
Merhum Büyükelçi Yüksel Söylemez'in oğludur.Seorang mantan wakil perdana menteri dikabarkan adalah anak tidak sahnya dia.
Kimse bir şey söylemez.Không ai dám nói gì nữa.
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.Cầu nó thì không được mà xả nói thì nó chẳng dời.
Çev: Galip Kemali Söylemezoğlu.Tương Hoàng kỳ: Kỳ chủ là Ngao Bái.
Cemaat bunu söylemez.Thế Dân cương quyết không nghe.
Erzurum’un eski ailelerinden "Söylemezoğulları"na mensuptu.エルザの子供たちを扱った『永遠のエルザ』も参照。
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.物言えばやられるのだが、物を言わないわけにはいかない。
Asla yalan söylemez; ışığın ve gerçeğin tanrısıdır.神からの神、光からの光、まことの神からのまことの神。
Bunları söyler söylemez, ortadan kaybolur.ただし、明言しなければスルーされる。
Ester, Yahudi olduğunu söylemez.エステルは、自分がユダヤ人であることを王に告げる。
Merhum Büyükelçi Yüksel Söylemez'in oğludur.※記述無しの君主は、上に記された君主の子である。
Tom bilmek istediğini sana söylemez.トムはあなたの知りたいことをあなたに言うつもりはないでしょう。
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın."據《古蘭經》所說,天使沒有自由意志,有別於人類,他們是完全服從真主的。
Ama çoban gelip söylemez.台諫官共言師道不當去,不報。
Ancak Nevin doğruları söylemez ve kızının cinayetini üstlenmek için elinden geleni yapar.박소저는 이시백을 원망하지 않으며 며느리로서 할 일을 다 한다.
Çocuklar ve sarhoşlar yalan söylemez.아이와 술취한 사람은 거짓말 하지 않는다.
Ama anketler yalan söylemez, değil mi?" yazdı."אין ילדים – יש רק בני אדם" – הוא כתב.
Ester, Yahudi olduğunu söylemez.גוי - המאבד אינו יהודי.
Ama anketler yalan söylemez, değil mi?" yazdı.Това не означава, че не искам да я запиша.“ казва той.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.Вергилий пише, че не трябва да се стрижат болни овце и да не се ползва вълната добита от тях.
Kimse resme bakıp köpeğin parçalarından yola çıkarak köpek gördüğünü söylemez.Не е прието да се виждат части от склерата, когато кучето гледа напред.
Teri ise aslında histerik hamile olduğunu öğrenir fakat bunu Will'e söylemez ve yalan söylemeye başlar.Avšak tu sa stretne s Willom Turnerom, ktorý ho nechce nechať ujsť a začne s ním bojovať.
Filmde Ilsa aslında tam olarak bu cümleyi söylemez.Funkcija lizdas bendru atveju nežino, kokį konkrečiai kodą ji iškviečia.
Asla yalan söylemez; ışığın ve gerçeğin tanrısıdır.Jumal Jumalast, valgus valgusest, tõeline Jumal tõelisest Jumalast.
Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir.(49:12) Если бы Я взалкал, то не сказал бы тебе, ибо Моя вселенная и все, что наполняетее.
Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir.Ak zlačniem, nepoviem ti toho, lebo môj je okruh zeme i jeho náplň.
Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir.Będęli łaknął, nie rzekęć o to; bo mój jest okrąg ziemi, i napełnienie jego.
Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir.Dacă Mi-ar fi foame, nu ţi-aş spune ţie, căci a mea este lumea şi tot ce cuprinde ea.
Acıksam sana söylemezdim, Çünkü bütün dünya ve içindekiler benimdir.Ha megéhezném, nem mondanám meg néked, mert enyém e világ és ennek mindene.
İlgili Sayfalar