söylemez ile cümle
söylemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Onlar O'ndan önce söz söylemezler; O'nun emirlerini ise titizlikle uygularlar.They did not precede Him in their speech, and acted on His command.
Onlar zandan başka bir şeye tabi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.They follow nothing but conjectures, and they do nothing but lie.
Eskiden gizlice kalkıp yemek yerdik ve oruç tuttuğumuzu kimseye söylemezdik.We used to wake up and eat secretly, and during the day we told no one that we were fasting.
Ancak neden yakınlaşamayacağı üzerine bir şey söylemez.However, it provides no insight into why not converging to π/4 is impossible.
Bu, bir bireyin neden doğanın ortak deposundan almasına izin verildiğini henüz söylemez.This does not yet say why an individual is allowed to take from the common store of nature.
Tom halkın huzurunda asla şarkı söylemez.Tom singt nie öffentlich.
Çocuklar ve sarhoşlar yalan söylemez.Kinder und Betrunkene lügen nicht.
Ester, Yahudi olduğunu söylemez.Sag niemandem, daß du jüdisch bist.
Cemaat bunu söylemez.Die Zeitgenossen berichten nichts davon.
Kimse bir şey söylemez.Niemand sagt etwas.
Çoğunlukla da komutana söylemezler bile.Meist wissen das die Komponisten selbst nicht.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Sie wird das tun, ohne zu fragen warum.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Mir wär’s wirklich lieber, Du würdest nicht rumgehen und Leuten erzählen, ich würde zu dir sprechen.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Nein, kommentiert Devi ihre Aktionen, sie hasse Männer nicht.
Kalbinin sesini dinle, o sana asla yalan söylemez.Suivez votre cœur, car il ne ment jamais.
Bana yalan söylemezsen sevinirim.Si tu ne me mens pas, je serai heureuse.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope a avoué son aventure à sa femme mais ne lui a rien dit à propos de Will.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Ils énoncent ce qu'il ne faut pas faire, mais pas ce qu'il faut faire.
Ester, Yahudi olduğunu söylemez.Mila, soutient qu’elle n’est pas juive.
Kimse bir şey söylemez.Personne ne parle.
Ama çoban gelip söylemez.Mais le berger ne pouvait rester sans parler.
Westmoreland ispiyonculukla suçlanmaktan korktuğundan ona hiçbir şey söylemez.Si Westmoreland a eu des craintes, il les a mal communiquées.
O, asla yalan söylemez.Él nunca miente.
O asla yalan söylemez.Él nunca miente.
O, yalan söylemez.Él no miente.
O yalan söylemez.Él no dice mentiras.
Tom çok iyi şarkı söylemez.Tom no canta muy bien.
Tom kendi köpeğini kimin öldürdüğünü biliyor ama bize söylemez.Tom sabe quién mató a su perro, pero no nos lo dice.
Tom yalan söylemez.Tom no miente.
Ama anketler yalan söylemez, değil mi?" yazdı.Pero las encuestas no mienten en lo que hacen ¿Verdad?".
Kimse bir şey söylemez.¡Nadie dice nada!
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Pope le contó esta aventura a su mujer pero nunca le dijo lo de su hijo Will.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Establecen qué debe hacer el sistema, pero no cómo hacerlo.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Realmente preferiría que no fueras por ahí contándole a la gente que hablo contigo.
Hep adaletten ve güçsüzden yana tavır koyar, asla yalan söylemez.Habla siempre la verdad, sin lastimar a nadie.
Her şeyi öğrenen Kumru oğluna bir şey söylemez.Se da cuenta de que sus hijos no le cuentan nada.
Tom halkın huzurunda asla şarkı söylemez.Tom non canta mai in pubblico.
Çocuklar ve sarhoşlar yalan söylemez.I bambini e gli ubriachi non mentono.
Umarım aptalca bir şey söylemezsin.Spero che tu non dica qualcosa di stupido.
Sanırım Tom'a gerçeği söylemezsek daha iyi olur.Credo sia meglio che non diciamo a Tom la verità.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Io preferirei davvero che tu evitassi di andare in giro raccontando alla gente che ti ho parlato.
Cemaat bunu söylemez.Capitani non ne parla.
Hep adaletten ve güçsüzden yana tavır koyar, asla yalan söylemez.Crede che sia sempre meglio dire la verità e non mente mai.
Tom bilmek istediğini sana söylemez.Том не скажет тебе то, что ты хочешь узнать.
Umarım hiç kimse sana bu sözü söylemez.Надеюсь, никто тебе эту фразу не скажет.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Специфицируется, что должна делать система, но не то, как она должна это делать.
Kimse bir şey söylemez.И никому ничего не говорить.
Çoğunlukla da komutana söylemezler bile.Обычно начальство этого даже не замечает.
Pope hadiseyi eşine anlatmak ister fakat ona Will hakkında hiçbir şey söylemez.Уилл рассказывает жене о случившемся, но та отказывается верить в это.
Kimse bir şey söylemez.لا أحدَ يسألُ أسئلة.
Cemaat bunu söylemez.لن تنشر وسائل الإعلام ذلك.
Kraliçe karınca doğrudan emirler vermez ve karıncalara ne yapmaları gerektiğini söylemez.A rainha não dá as ordens diretas e não diz às formigas o que fazer.
Kimse bir şey söylemez.Ninguém falou nada.
Eğer etrafta dolanıp herkese seninle konuştuğumu söylemezsen çok memnun olurum.Realmente preferiria que você não andasse por aí contando às pessoas que eu falo com você.
Çoğunlukla da komutana söylemezler bile.Não é nada fácil, também, ouvir o Comanche.
Ama anketler yalan söylemez, değil mi?" yazdı."Os mortos não podem se defender", escreveu.
Kimse bir şey söylemez.Niemand zegt wat.
İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın."Het vertoonde geen teken van leven, ook niet toen de andere engelen hun zegels er op aanbrachten.
Çoğunlukla da komutana söylemezler bile.Bij bevelvoerders meestal versierd.
Neyin yapılacağını söyler ancak nasıl yapılacağını söylemez.Hij merkt dat er iets gedaan moet worden, maar weet niet hoe.
İlgili Sayfalar