Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Jangan bicara apapun mulai sekarang!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Kể từ giờ đừng nói thêm gì nữa đấy nhé!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Ne dites plus rien à partir de maintenant!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Nie mówcie juz nic więcej!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Säg inget annat från och med nu!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Sagt ab jetzt nichts anderes mehr!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Zdaj pa držite jezik za zobmi!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Zeg niks anders vanaf nu .
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Μην πείτε τίποτα άλλο από εδώ και πέρα!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.Больше ничего не говорите!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.ואל תגידו מילה נוספת מעכשיו והלאה
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.لن أقول أي شيء آخر من الآن فصاعداَ ..!
Şu andan itibaren hiçbir şey söylemeyin.式場取るの大変だったんだから
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Así que, por supuesto, lo único que se me ocurrió decir en ese momento fue,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Deci singurul lucru la care m-am putut gândi în acel moment:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Donc bien sûr, la seule chose que je pouvais dire à ce point-là,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,E naturalmente a quel punto non mi veniva da dire altro che:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Erre persze az egyetlen dolog, amit magam is válaszolhattam ez volt:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey, "Evet, aynen ben de."Niin, en minäkään." sanoin minä.
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,그래서 당연히 그 순간 제가 할 수 있는 유일한 말은
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Miałam na to tylko jedną odpowiedź:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Na tej točki sem seveda lahko rekla samo:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Natürlich konnte ich an diesem Punkt nur sagen
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Nessa altura, a única coisa que me lembrei de dizer foi:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Så det enda jag då kom på att säga då var
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Så, det eneste jeg kom på at sige på det her tidspunkt var,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Samozrejme, jediná vec, ktorú som mohla v tej chvíli povedať, bola,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Samozřejmě že v té chvíli mě napadlo říct jenom:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Toen kon ik natuurlijk alleen maar zeggen:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Vì thế dĩ nhiên, điều duy nhất tôi có thể nghĩ đến để nói vào lúc này là,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Οπότε, το μόνο πράγμα που μπορούσα να σκεφτώ εκείνη τη στιγμή ήταν,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,И единственото, което ми идваше в момента да кажа беше:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Конечно, единственное, что мне пришло в голову:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,Тож звичайно, єдине, що я спромоглася сказати тієї миті було:
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,אז כמובן שהדבר היחיד שיכולתי לחשוב להגיד היה,
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,لذلك بطبيعة الحال، الشيء الوحيد الذي يمكنني التفكير به وقوله في هذه اللحظة،
Tabi o noktada söylemeyi düşünebildiğim tek şey,「そりゃそうよ
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Ale myslel jsem, že jí řeknu, co přesně k ní cítím.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.És azt terveztem, hogy elmondom neki, pontosan mit is érzek iránta.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Maar ik was van plan om haar te vertellen wat ik voor haar voel.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Ma stavo pensando di rivelarle esattamente i miei sentimenti.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Men jag hade tänkt att berätta precis hur jag känner för henne.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Men jeg tænker på at fortælle hende om mine følelser for hende.
Tamam. >> Adam: Ama onunla ilgili gerçek hislerimi söylemeyi planlıyorum.Και σκεφτόμουν να της πω πώς νιώθω γι' αυτή.
Uzman bir doktora gittim, ki bu alandaki en yetkin kişi idi. Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi.Acudí a una especialista, alguien de primer nivel en el área y me dijo que tenía que dejar de cantar.
Uzman bir doktora gittim, ki bu alandaki en yetkin kişi idi. Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi.Am fost să consult un specialist, dânsa era cea mai bună în acest domeniu, şi mi-a spus să nu mai cânt.
Uzman bir doktora gittim, ki bu alandaki en yetkin kişi idi. Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi.Fui a uma médica especialista, e ela era uma das melhores da área e disse-me que eu tinha de parar de cantar.
Uzman bir doktora gittim, ki bu alandaki en yetkin kişi idi. Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi.Ich ging zu dieser Spezialistin, eine der allerbesten und sie sagte mir, dass ich aufhören müsste zu singen.
Uzman bir doktora gittim, ki bu alandaki en yetkin kişi idi. Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi.Išla som k špecialistke, ktorá bola špičkou v odbore a tá povedala, že musím prestať spievať.
Uzman bir doktora gittim, ki bu alandaki en yetkin kişi idi. Bana şarkı söylemeyi bırakmamı söyledi.Отидох на консултация при специалист и тя беше голямо име в областта си и ми каза, че трябва да спра да пея.
Ve söylemeyi sevdiğimiz gibi우리가 이렇게 말하기 좋아하는것처럼 --
Ve söylemeyi sevdiğimiz gibiוכפי שאנחנו אוהבים לומר -
Ve söylemeyi sevdiğimiz gibiوكما نود أن نقول --
Ve söylemeyi sevdiğimiz gibi会場にはアメリカの方がたくさんいますが
Yalan söylemeyi beceremiyorsunuz Selim Bey!You couldn't say lie, Selim Bey!
Yalan söylemeyi bırak! Nasıl olduğunu bilemezsinDeja de mentir, ¡no sé cómo puedes decir eso!
Yine de sonuçlar çýkmadan anneme bir ţey söylemeyin.Anyway, you don't tell anything to my mother before biopsy results.
Yok biz söylemeyiz. Söylemezsen git uşşa sınıfı bak çağırıyor o tarafta.إذا كنتم لا تقولون ذلك ، اذهبوا وانضموا الى لفئة " هش ".