Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Et leur argument est que Jésus n'a jamais parlé d'homosexualité.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Ja he väittävät, että Jeesus ei koskaan puhunut homoseksuaalisuudesta.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Jeden z jejich argumentů je, že Ježíš nikdy nemluvil o hmosexualitě.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Jednym z ich argumentów jest to, że Jezus nigdy nic nie powiedział na temat homoseksualizmu.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.예수가 동성애에 관해 아무런 언급을 하지 않았다는 주장이 있습니다.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Njihov argument je, da Jezus nikoli ni govoril o homoseksualnosti.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.O argumento deles é que Jesus nunca disse nada sobre a homossexualidade.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Och deras argument är att Jesus aldrig pratade om homosexualitet.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Ritengono che Gesù non abbia mai parlato di omosessualità.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Și argumentul lor este că Isus niciodată nu a vorbit despre homosexulitate.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Su argumento es que Jesús nunca habló de la homosexualidad.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Und ihr Argument ist, dass Jesus nie über Homosexualität gesprochen hat.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Và lý lẽ của họ là chúa Giê-su chưa bao giờ nói về quan hệ đồng tính.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Το επιχείρημά τους είναι πως ο Ιησούς δεν μίλησε ποτέ για ομοφυλοφιλία.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.И техният довод е, че Исус никога не е говорил за хомосексуализма.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.Они, например, считают, что Иисус никогда не говорил о гомосексуальности.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.והטענה שלהם היא שישו לעולם לא דיבר על הומוסקסואליות.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.و كانت حجتهم ان يسوع لم يتكلم ابدا عن المثلية الجنسية.
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.他們的論點是耶穌從來沒有講過同性戀。
Iddialarina gore, Isa escinsellikle ilgili hicbir sey soylememis.彼らのパンフレットには
İki şey söylemem gerekirdi: Biri fikri, diğeri ahlaki.Chcel by som povedať iba dve myšlienky, jednu intelektuálnu a jednu morálnu.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.A kommunikációs falak, nem kell mondjam, az internet, szintén leomlottak.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.As barreiras da comunicação, nem preciso de vos dizer, com a Internet, têm vindo a cair.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Communicatiemuren, ik hoef het niet uit te leggen, het internet, zijn omgevallen.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Dinding komunikasi, saya tidak perlu menjabarkannya lagi, internet, juga telah runtuh.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Granice komunikacyjne, nie muszę mówić, internet... ...otworzyły się.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Hindringer for kommunikation, som internettet er væltet omkuld.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.I komunikační bariéry byly odstraněny. A tady nemusím nikomu připomínat co znamenal nástup internetu.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.통신 장벽은, 굳이 언급할 필요도 없겠지만, 인터넷으로 인해 무너져 내렸습니다.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Kommunikationsbarriärer - ja, Internet, de revs helt enkelt.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Las barreras de comunicación, no tengo ni que contarles, piensen en la Internet, han venido cayendo.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Le barriere alla comunicazione, non ve lo devo dire io, internet per esempio, sono cadute.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Les barrières à la communication, je n'ai pas besoin de vous le dire, avec l'internet, se sont effondrées.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Mauern der Kommunikation sind -- das muss ich Ihnen sicher nicht sagen -- mit dem Internet eingestürzt.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Những bức tường liên lạc, tôi không cần phải nói cho các bạn đâu --Internet-- đã sụp đổ
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Zidurile de comunicaţie, nu trebuie să vă spun, Internetul, au căzut.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Επικοινωνιακοί τοίχοι, δεν χρειάζεται να σας το πω, το διαδίκτυο, έχουν καταρρεύσει.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Коммуникационные барьеры, не мне напоминать вам об интернете, стали разрушаться.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Комуникационните стени, няма нужда да ви казвам - Интернет - се сгромолясаха.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.Стіни у спілкуванні - мені не варто казати вам про Інтернет - впали.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.חומות התקשורת - אין צורך לספר לכם - האינטרנט - התמוטטו.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.حواجز الإتصالات، لست بحاجة إلى أن أخبركم ، شبكة الإنترنت ، الحواجز قد إنهارت.
İletişim duvarları da, söylememe gerek bile yok, internetle, yıkılmaya başladı.崩れ落ちました そして勿論鉄のカーテンや、
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Du säger aldrig nåt intressant.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Du siger aldrig noget interessant.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Je zegt nooit iets interessants.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Kau tak pernah mengatakan sesuatu yang menarik.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Mert sose mondtál semmi érdekeset.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Nunca dices nada interesante.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Δεν είπες κάτι ενδιαφέρον.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Вие никога не казват нищо интересно.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.Не казахте нищо интересно до сега.
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin..לא אמרת שום דבר מענין
İlgimi çeken hiçbir şey söylememiştin.! لم تقل آي شيء مثير
İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.Cần nói với họ cái gì không nên mang đến.
İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.Dobbiamo dire alla persone cosa non portare.
İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.E dizer-lhes o que não trazer.
İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.Meg kell mondanunk az embereknek, hogy mit ne hozzanak.
İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.Nous devons dire aux gens ce qu'il ne faut pas amener.
İnsanlara ne getirmeyeceklerini söylememiz lazım.Tenemos que decirles qué no traer.