Ana içeriğe geç
Sözlük

söylemek ile cümle

söylemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben buraya siz arkadaşların biraz daha sessiz olmanız gerektiğini söylemek için geldim.I came over here to tell you guys that you need to be a little quieter.
Üzgün olduğumu söylemek için geldim.I came to say I'm sorry.
Sana çıktığımı söylemek için geldim.I came to tell you that I'm quitting.
Sana istifa ettiğimi söylemek için geldim.I came to tell you that I'm resigning.
Sana söylemek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to tell you.
Endişelenmemeni söylemek için geldim.I came to tell you not to worry.
Bir ya da iki şarkı söylemek için ikna edilebilirim.I could be persuaded to sing a song or two.
Bana yalanlar söylemekten vazgeçmeni istiyorum.I hope you stop telling me lies.
Sana söylemek için herhangi bir neden görmedim.I didn't see any reason to tell you.
Bunu iki kez söylemek için vaktim yok, bu yüzden dikkatli dinle.I don't have time to say this twice, so listen carefully.
Bir söz söylemek zorunda değilim.I don't have to say a word.
Sana bir şey söylemek zorunda değilim.I don't have to tell you anything.
Tekrar yalan söylemek zorunda kaldım.I had to lie again.
Tom'a yalan söylemek zorunda kaldım.I had to lie to Tom.
Tom'a kendim söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom myself.
Onu Tom'a kendim söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom that myself.
Tom'a söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom.
Bunu söylemekten nefret ediyorum fakat Tom haklı.I hate to say it, but Tom is right.
Bunu söylemekten nefret ediyorum fakat sanırım Tom haklı.I hate to say this, but I think Tom is right.
Bunu ona söylemek istemiyorum.I don't want to tell him that.
Onu kız arkadaşıma söylemek istemiyorum.I don't want to say that to my girlfriend.
Sana yalan söylemek için nedenim yok.I've got no reason to lie to you.
Bunu söylemek zorundayım.I have to say this.
Tom'un ne söylemek zorunda olduğunu duydum.I heard what Tom had to say.
Sadece üzgün olduğumu söylemek için uğradım.I just came by to say I'm sorry.
Canım şarkı söylemek istemiyor.I don't feel like singing.
Tom'a bir şey söylemek zorunda değilim.I don't have to tell Tom anything.
Onlara hiçbir şey söylemek niyetinde değilim.I don't intend to tell them anything.
Ben sadece burada olmaktan ne kadar zevk aldığımı hepinize söylemek istiyorum.I just want to tell all of you how much I enjoyed being here.
Sadece üzgün olduğumu söylemek istedim.I just wanted to say I'm sorry.
Sadece ne kadar memnun olduğumu sana söylemek istedim.I just wanted to tell you how pleased I am.
Ben sadece sana üzgün olduğumu söylemek istedim.I just wanted to tell you I'm sorry.
Ben sadece sana bir şey söylemek istedim.I just wanted to tell you something.
Sadece onu sana söylemek istedim.I just wanted to tell you that.
Tom'un ne söylemek istediğini biliyordum.I knew what Tom meant to say.
Bana bir şey söylemek istediğini biliyordum.I knew you wanted to tell me something.
Söylemek üzere olduğum şeyi duymak istemediğini biliyorum.I know you don't want to hear what I'm about to say.
Söylemek istediğin bir şeyin olduğunu biliyorum.I know you have something you want to say.
Sana söylemek istedim.I meant to tell you.
Bunu söylemek çok zordu.It was very hard to say that.
Tom daha fazla şey söylemek istedi ama söyleyemedi.Tom wanted to say more, but he couldn't.
Tom'un söylemek istediği bu.That's what Tom meant.
Onu kaç kez söylemek zorundayım?How many times do I have to say that?
Bana iki kez söylemek zorunda değilsin.You don't have to tell me twice.
Söylemek istemediğim bazı şeyler söyledim.I said some things I didn't mean to say.
Tom'a bir şey söylemek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to tell Tom anything.
Sana bir şey söylemek için sebep olmadığını anlıyorum.I see no reason to tell you anything.
Bir şey söylemek zorunda olmamalıyım.I shouldn't have to say anything.
Basitçe gerçeği söylemek zorundayım.I simply have to tell the truth.
Sanırım Tom bize önemli bir şey söylemek için buraya geldi.I think Tom came here to tell us something important.
Tom'un saçını boyayıp boyamadığını söylemek zor.It's hard to tell whether Tom dyes his hair or not.
Uzun zamandır sevdiğimi ona söylemek istedim.I've wanted to tell her that I love her for a long time now.
Sana bunu kaç defa söylemek zorundayım?How many times do I have to tell you this?
Uzun zamandır bunu söylemek istedim. Sizin alaycı şakalarınız tahammül edilmezdir.I've wanted to tell you this for a long time: Your cynical jokes are unbearable.
Yalan söylemek istemiyorum.I don't want to lie.
Yarın ne zaman burada olman gerektiğini sana söylemek için arıyorum.I'm calling to tell you what time you need to be here tomorrow.
Tom'un canı neden gittiğini herkese söylemek istemiyordu.Tom didn't feel like telling everybody why he was leaving.
Tom, Mary'nin söylemek zorunda kaldığı hiçbir şeyi dinlemeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't listen to anything he had to say.
Tom bir şey söylemek üzereydi ama kendini durdurdu.Tom was about to say something, but he stopped himself.
Gerçekten söylemek zorunda olduğun hiçbir şeyle ilgilenmiyorum.I'm really not interested in anything you have to say.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod