Ana içeriğe geç
Sözlük

söyleme ile cümle

söyleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
O, ona söylemeliydi.She must have told him.
Kısaca söylemek gerekirse, Tom onu son gördüğümüzden beri kilo aldı.Tom has gained weight since we last saw him, to say the least.
Bunu ona söyleme. O benim arkadaşım.Don't say that about her. She's my friend.
Bush, Amerikalılara hiç yalan söylemedi.Bush Jr. never lied to Americans.
Hiç kimse daha önce onu bana söylemedi.Nobody ever told me that before.
Bunun hakkında kız arkadaşıma bir şey söylemedim.I didn't tell my girlfriend anything about this.
Sözünü kesmekten nefret ediyorum fakat bir şey söylemeliyim.I hate to interrupt you, but I need to say something.
Birinin çirkin olduğunu söylemek sizi daha güzel yapmaz.Saying someone is ugly doesn’t make you any prettier.
Gramer olarak doğru ama anadilli biri asla öyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say that.
Bu, dil bilgisi bakımından doğru ama anadilli biri bunu asla böyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say it like that.
Söylemek için hiçbir yolum yok.I have no way to tell.
Savunmanda ne söylemek zorundasın?What do you have to say in your defense?
Böyle aptalca şeyler söyleme.Don't say such stupid things!
Doğruyu söylemek gerekirse, gerçekten umurumda değil.To tell the truth, I don't really care.
Bana yalan söylememeliydin.You shouldn't have lied to me.
Söylemek istesem bile, sana söyleyemem.I couldn't tell you even if I wanted to.
Tom ve Mary henüz evlenmeyi planladıklarını kimseye söylememişler.Tom and Mary haven't yet told anyone they plan to get married.
O gün ne olduğu hakkında Tom'a ya da başka birine söylemedim.I never told Tom or anyone else about what happened that day.
Tom telefonu çaldığında Mary'ye bir şey söylemek üzereydi.Tom was about to say something to Mary when his phone rang.
Tom'un boşanmak istediğini Mary'ye söylemesi zordu.It was hard for Tom to tell Mary that he wanted a divorce.
Hem Tom hem de Mary bir şey söylemeden John'a baktılar.Tom and Mary both stared at John without saying anything.
Tom ne olduğu hakkında Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom has decided not to tell Mary about what happened.
Tom ve Mary onların bize söylemediği bir şey biliyorlar.Tom and Mary know something they're not telling us.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını anlayabiliyordu.Tom could understand what Mary was trying to say.
Tom, Mary'nin daha fazla söylemesini bekledi ama o söylemedi.Tom waited for Mary to say more, but she didn't.
Tom'un Mary'ye söylemek istediği o kadar çok şey vardı ki.Tom had so many things he wanted to say to Mary.
Tom, Mary'nin onu söylemesine bira z şaşırmıştı.Tom was a little surprised that Mary said that.
Tom Mary'nin burada olduğu hakkında bir şey söylemedi.Tom never said anything about Mary being here.
Tom ne olduğu hakkında kimseye bir şey söylemedi.Tom never told anybody about what happened.
Tom kaza hakkında bir şey söylemedi.Tom never said anything about the accident.
Tom orada tek kelime söylemeden durdu.Tom just stood there without saying a word.
Tom bir şey söyleyebilirdi ama söylemedi.Tom could've said something, but he didn't.
Mary'nin burada olacağını bana hiç söylemedin.You never told me that Mary would be here.
Tom neden geç kaldığını kesinlikle bana söylemez.Tom won't tell me exactly why he was late.
Tom bir şey söyleyebilirdi ve söylemeliydi.Tom could've and should've said something.
Tom'un sana söylemek istediği bir şeyi var.Tom has something he wants to say to you.
Tom, Mary'ye o konuda hiçbir şey söylemedi.Tom didn't tell Mary anything about that.
Tom onu ne zaman ya da nerede karşılayacağımızı söylemedi.Tom didn't say where or when to meet him.
Tom o konuda bana hiçbir şey söylemedi.Tom didn't say anything to me about that.
Hem Tom hem de Mary bir şey söylemek istiyorlar.Tom and Mary both want to say something.
Onu asla sana ya da başka birine söylemedim.I never said that to you or anyone else.
Kendinin için ne söylemek zorundasınız?What do you have to say for yourselves?
Tom bunu kime vereceğini bana söylemedi.Tom didn't tell me who to give this to.
Tom bana Mary hakkında hiçbir şey söylemedi.Tom didn't tell me anything about Mary.
Tom bu konuda hiçbir şey söylemedi.Tom didn't mention anything about that.
Tom ve Mary bize bir şey söylemek istiyorlar.Tom and Mary want to tell us something.
Yakalanırsanız, hiçbir şey söylemeyin!If you're captured, don't say anything.
Tom bir şey söylemek için ağzını açtı.Tom opened his mouth to say something.
Sana söylemem gereken bazı şeylerim var.I have some things I need to tell you.
Tom'a bununla ilgili hiçbir şey söylemedim.I didn't tell Tom anything about this.
Sen onu söylemek için birinci kişi değilsin.You're not the first one to say that.
Kendin için ne söylemek zorundasın?What do you have to say for yourself?
Kanadalı olduğumuzu asla söylemedik.We never said that we were Canadians.
Tom bana o konuda hiçbir şey söylemedi.Tom didn't tell me anything about it.
Kimse sana elinden gelenin en iyisini yapmadığını söylemedi.Nobody said you didn't try your best.
Tom Mary'ye iyi haberi söylemek için gitti.Tom went to tell Mary the good news.
Tom yolda olduğunu söylemek için telefon etti.Tom phoned to say he was on his way.
Onlar onun hakkında bir şey söylemedi.They never said anything about that.
Tom gelemediğini söylemek için aradı.Tom phoned to say he couldn't come.
Tom kimseye bir şey söylemedi.Tom never said anything to anybody.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod