Tom onu asla söylemeyecekti.Tom would never say that.
Tom Mary'ye yalan söylememesini söyledi.Tom told Mary not to lie.
Tom sana söylememi istedi.Tom asked me to tell you.
Onun bir risk olduğunu sana söylemiştim.I told you it was a risk.
Diğerlerine söylemeye gideceğim.I'll go tell the others.
Tom bana yalan söylemedi.Tom wouldn't lie to me.
Tom yalan söylemezdi.Tom wouldn't have lied.
Tom yalan söylemememi söyledi.Tom told me not to lie.
Sana hareket etmemeni söylemiştim.I told you not to move.
Orada olduğumu Tom'a söylemiştim.I told Tom I was there.
Asla sana yalan söylemeyeceğim.I'll never lie to you.
Tom'un sana söylemesine izin vereceğim.I'll let Tom tell you.
Tom'a söylemek zorunda olacağım.I'll have to tell Tom.
Sana yalan söylemezdim.I wouldn't lie to you.
Ben onu söylemiyordum.I wasn't saying that.
Tom'a söylemeye çalıştım.I tried to tell Tom.
Onu asla söylemedim.I'd never say that.
Yalan söylemem istendi.I was asked to lie.
Mary çok iyi şarkı söylemez.Mary doesn't sing very well.
O çok iyi şarkı söylemiyor.She doesn't sing very well.
O çok iyi şarkı söylemez.He doesn't sing very well.
O, ona söylemeliydi.She must have told him.
Kısaca söylemek gerekirse, Tom onu son gördüğümüzden beri kilo aldı.Tom has gained weight since we last saw him, to say the least.
Bunu ona söyleme. O benim arkadaşım.Don't say that about her. She's my friend.
Bush, Amerikalılara hiç yalan söylemedi.Bush Jr. never lied to Americans.
Hiç kimse daha önce onu bana söylemedi.Nobody ever told me that before.
Bunun hakkında kız arkadaşıma bir şey söylemedim.I didn't tell my girlfriend anything about this.
Sözünü kesmekten nefret ediyorum fakat bir şey söylemeliyim.I hate to interrupt you, but I need to say something.
Birinin çirkin olduğunu söylemek sizi daha güzel yapmaz.Saying someone is ugly doesn’t make you any prettier.
Gramer olarak doğru ama anadilli biri asla öyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say that.
Bu, dil bilgisi bakımından doğru ama anadilli biri bunu asla böyle söylemez.It's grammatically correct, but a native would never say it like that.
Söylemek için hiçbir yolum yok.I have no way to tell.
Savunmanda ne söylemek zorundasın?What do you have to say in your defense?
Böyle aptalca şeyler söyleme.Don't say such stupid things!
Doğruyu söylemek gerekirse, gerçekten umurumda değil.To tell the truth, I don't really care.
"Neden bana yalan söylüyorsun?" "Ben yalan söylemiyorum.""Why are you lying to me?" "I'm not lying."
Bana yalan söylememeliydin.You shouldn't have lied to me.
Tom bunu şaka olarak söylemişti, ama hiç kimse gülmedi.Tom meant it as a joke, but nobody laughed.
Söylemek istesem bile, sana söyleyemem.I couldn't tell you even if I wanted to.
Tom ve Mary henüz evlenmeyi planladıklarını kimseye söylememişler.Tom and Mary haven't yet told anyone they plan to get married.
O gün ne olduğu hakkında Tom'a ya da başka birine söylemedim.I never told Tom or anyone else about what happened that day.
Tom telefonu çaldığında Mary'ye bir şey söylemek üzereydi.Tom was about to say something to Mary when his phone rang.
Tom'un boşanmak istediğini Mary'ye söylemesi zordu.It was hard for Tom to tell Mary that he wanted a divorce.
Hem Tom hem de Mary bir şey söylemeden John'a baktılar.Tom and Mary both stared at John without saying anything.
Tom ne olduğu hakkında Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom has decided not to tell Mary about what happened.
Tom ve Mary onların bize söylemediği bir şey biliyorlar.Tom and Mary know something they're not telling us.
Tom Mary'nin ne söylemeye çalıştığını anlayabiliyordu.Tom could understand what Mary was trying to say.
Tom, Mary'nin daha fazla söylemesini bekledi ama o söylemedi.Tom waited for Mary to say more, but she didn't.
Tom'un Mary'ye söylemek istediği o kadar çok şey vardı ki.Tom had so many things he wanted to say to Mary.
Tom, Mary'nin onu söylemesine bira z şaşırmıştı.Tom was a little surprised that Mary said that.
Tom Mary'nin burada olduğu hakkında bir şey söylemedi.Tom never said anything about Mary being here.
Onu yapmamanı sana kaç kez söylemiştim?How many times have I told you not to do that?
Tom ne olduğu hakkında kimseye bir şey söylemedi.Tom never told anybody about what happened.
Tom kaza hakkında bir şey söylemedi.Tom never said anything about the accident.
Tom orada tek kelime söylemeden durdu.Tom just stood there without saying a word.
Tom bir şey söyleyebilirdi ama söylemedi.Tom could've said something, but he didn't.
Mary'nin burada olacağını bana hiç söylemedin.You never told me that Mary would be here.
Tom neden geç kaldığını kesinlikle bana söylemez.Tom won't tell me exactly why he was late.
Tom bir şey söyleyebilirdi ve söylemeliydi.Tom could've and should've said something.
Tom'un sana söylemek istediği bir şeyi var.Tom has something he wants to say to you.