Tom'u bekleyeceğimi söyledim.I said I'd wait for Tom.
Bekleyeceğimi söyledim.I said I'd wait.
İyi olacağımı söyledim.I said I'll be fine.
Onu alacağımı söyledim.I said I'll get it.
Onu düşüneceğimi söyledim.I said I'll think about it.
Ondan bıktığımı söyledim.I said I'm tired of it.
Onu üç kez söyledim.I said it three times.
Onun tamam olduğunu söyledim.I said it was all right.
Onun bir kaza olduğunu söyledim.I said it was an accident.
Çok iyi bir fikir olmadığını söyledim.I said it wasn't a very good idea.
Mümkün olmadığını söyledim.I said it wasn't possible.
Eserimi söyledim.I said my piece.
Söylemek istemediğim bazı şeyler söyledim.I said some things I didn't mean to say.
Onu bir şaka olarak söyledim.I said that as a joke.
Onu şaka olarak söyledim.I said that as a joke.
Bir şey hatırlamadığımı söyledim.I said that I didn't remember anything.
Bunu yanlış söyledim.I said that wrong.
Bütün bildiğimin o olduğunu söyledim.I said that's all I know.
Yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledim.I said there was nothing we could do.
Tom'un bu gece bizimle kalabileceğini söyledim.I said Tom could stay with us tonight.
Tom'un yorgun göründüğünü söyledim.I said Tom looked tired.
Çok fazla söyledim.I said too much.
Acele etmek zorunda olmadığımızı söyledim.I said we don't have to hurry.
Tom'u bulacağımızı söyledim.I said we'd find Tom.
Bir tane alacağımızı söyledim.I said we'll get one.
Ona bakacağımızı söyledim.I said we'll take care of it.
Kapalı olduğumuzu söyledim.I said we're closed.
Tamam olduğumuzu söyledim.I said we're finished.
Gidebileceğini söyledim.I said you could go.
Şanslı olduğunu söyledim.I said you were lucky.
Bir hata yaptığını söyledim.I said you were making a mistake.
Ona durmasını söyledim.I told him to stop.
Tom'a parolamı unuttuğumu söyledim.I told Tom I had forgotten my password.
Sana ne yapmanı söyledim?What did I tell you to do?
Ben Tom'a artık onun onu görmek istemediğini Mary'ye söylemesi gerektiğini söyledim.I told Tom he should tell Mary he didn't want to see her anymore.
Ben Tom'a üşüdüğünü söyledim. O ısıyı açacağını söyledi.I told Tom you were cold. He said he'd turn up the heat.
Ben Tom'a 2.30'a kadar orada olmanın önemli olduğunu söyledim.I told Tom that it was important to be there by 2:30.
Tom'a onun davranma tarzından mutlu olmadığımı söyledim.I told Tom I wasn't happy with the way he was acting.
Tom'un o zaman benimle olduğunu polise söyledim.I told the police that Tom was with me at that time.
Niçin gidemeyeceğimin nedenini Tom'a söyledim.I told Tom the reason why I wouldn't be able to go.
Ben sekreterime bütün randevularımı iptal etmesini söyledim.I told my secretary to cancel all my appointments.
Ben Tom'a varillerini nereye koyması gerektiğini söyledim.I told Tom where he should put his suitcases.
Tom'a pencereleri kapatacağımı ve kilitleyeceğimi söyledim.I told Tom I'd close the windows and lock up.
Tom'a odasını temizlemesini söyledim ama temizlemedi.I told Tom to clean his room, but he didn't.
Dün yaptığımız şey hakkında Tom'a her şeyi söyledim.I told Tom all about what we did yesterday.
Bunun o kadar fazlaya mal olmayacağını sana söyledim.I told you it wouldn't cost all that much.
Bunu yapmanın zor olacağını sana söyledim.I told you it was going to be hard to do.
Tom'a okuldan sonra onu alacağımı söyledim.I told Tom I'd pick him up after school.
Ben zaten bir kız arkadaşım olduğunu sana söyledim.I told you I already have a girlfriend.
Tom'un talimatlarımı beklemesini söyledim.I told Tom to wait for my instructions.
Tom'a beni lobide beklemesini söyledim.I told Tom to wait for me in the lobby.
Tom'a Mary'ye yardım etmesini söyledim ama etmedi.I told Tom to help Mary, but he didn't.
Tom'a eskiden Boston'da yaşadığını söyledim.I told Tom you used to live in Boston.
Onu tekrar yapmayacağımı söyledim.I said I'm not going to do that again.
Onu size daha önce söyledim, değil mi?I've told you that before, haven't I?
Üzgünüm, yanlış bir şey mi söyledim?I'm sorry, did I say something wrong?
Bunun çok uzun sürmeyeceğini sana söyledim.I told you it wouldn't take too long.
Muhtemelen zaten çok fazla söyledim.I've probably already said too much.
Ben sana Tom'un bizi hayal kırıklığına uğratmayacağını söyledim.I told you Tom wouldn't let us down.
Sana buraya tekrar gelmemeni söyledim.I told you never to come here again.