Beni aramamanı söyledim, Tom.I've told you not to call me, Tom.
Sana beni aramamanı söyledim Tom.I've told you not to call me, Tom.
Bildiğimi sana söyledim.I've told you what I know.
Ne yapacağımı sana söyledim.I've told you what to do.
Ne yapman gerektiğini sana söyledim.I've told you what you must do.
Tom'a planlarım olduğunu söyledim.I told Tom I had plans.
Onu yapmayacağımı Tom'a söyledim.I told Tom I wouldn't do it.
Onu yapmadığımı sana söyledim.I told you I didn't do it.
Bilmediğimi sana söyledim.I told you I didn't know.
Onun işe yaramadığını sana söyledim.I told you it didn't work.
Sana Tom'u dikkatle izlemeni söyledim.I told you to watch Tom carefully.
Ben sadece çok aptalca bir şey söyledim.I just said a very stupid thing.
Sadece çok aptalca bir şey söyledim.I just said something very stupid.
Ben sadece onu söyledim.I just said that.
Ben sadece aynı şeyi söyledim.I just said the same thing.
Ben sadece Tom'la birlikte birkaç şarkı söyledim.I just sang a couple of songs with Tom.
Terfim hakkında sadece Tom'a söyledim.I just told Tom about my promotion.
Sadece Tom'a gerçeği söyledim.I just told Tom the truth.
Tom'a sadece çıktığımızı söyledim.I just told Tom we're dating.
O konuda yalan söyledim.I lied about that.
İş başvurumda yalan söyledim.I lied on my job application.
Geçen akşam sana yalan söyledim.I lied to you the other night.
Sana yalan söyledim.I lied to you.
Size yalan söyledim.I lied to you.
Garajı temizlemesinde ona yardım etmek istediğimi az önce Tom'a söyledim.I just told Tom that I wanted to help him clean the garage.
Ondan hoşlandığımı söyledim.I said I liked it.
O gömlekten nefret ettiğimi sana söyledim.I told you I hate that shirt.
Sana belgeyi imzalamanı söyledim.I told you to sign the document.
Tom'un söylediğini sana söyledim.I told you what Tom said.
Sana inandığımı söyledim.I said I believe in you.
Onu yapamadığımı söyledim.I said I couldn't do it.
Bir şey duymadığımı söyledim.I said I didn't hear anything.
Bir bombam olduğunu söyledim.I said I had a bomb.
Gelecek hafta sonu Boston'a gidiyor olabileceğimi söyledim.I said I might be going to Boston next weekend.
Yardımına ihtiyacım olduğunu söyledim.I said I needed your help.
Tom'u gördüğümü söyledim.I said I saw Tom.
Bir şey bulduğumu sandığımı söyledim.I said I think I found something.
Hazır olabileceğimi sandığımı söyledim.I said I think I might be ready.
Tom'a gitmesini söylediğimi söyledim.I said I told Tom to go.
İyi olduğumu söyledim.I said I was fine.
Üzgün olduğumu söyledim.I said I was sad.
Yorgun olduğumu söyledim.I said I was tired.
Aç olmadığımı söyledim.I said I wasn't hungry.
Hazır olmadığımı söyledim.I said I wasn't ready.
Tom'u tekrar görmeyeceğimi söyledim.I said I wouldn't see Tom again.
Elimden geleni yapacağımı söyledim.I said I would do my best.
Onun üstesinden geleceğimi söyledim.I said I would handle it.
Sana yardım edeceğimi söyledim.I said I would help you.
Tom'a söylemeyeceğimi söyledim.I said I wouldn't tell Tom.
Üzülmeyeceğimi söyledim.I said I wouldn't worry.
Sana bir içki ısmarlayacağımı söyledim, işte.I said I'd buy you a drink, so here.
Onu yapacağımı söyledim.I said I'd do it.
Onu çözeceğimi söyledim.I said I'd figure it out.
Onu düşünmek zorunda olacağımı söyledim.I said I'd have to think about it.
Yardım edeceğimi söyledim.I said I'd help.
Tom'a bakacağımı söyledim.I said I'd look after Tom.
Birkaç gün kalacağımı söyledim.I said I'd stay for a couple days.
Onun hakkında Tom'la konuşacağımı söyledim.I said I'd talk to Tom about it.
Sana gerçeği söyleyeceğimi söyledim.I said I'd tell you the truth.
Onun düşüneceğimi söyledim.I said I'd think about it.