Tom'a yarın saat 2.30'da orada olacağını zaten söyledim.I've already told Tom to be there tomorrow by 2:30.
Tom'a zaten şemsiyesini yanına almasını söyledim.I've already told Tom to take his umbrella with him.
Tom'a onu yapmasını üç kez söyledim zaten ve hala onu yapmadı.I've already told Tom to do that three times and he still hasn't done it.
Tom’a nerede olacağımızı söyledim.I told Tom where we'd be.
Tom'a oraya erkenden varmasını söyledim.I told Tom to get there early.
Erkenden orada olmasını söyledim Tom'a.I told Tom to get there early.
Tom'a oraya erken gitmesini söyledim.I told Tom to get there early.
Tom'a hata yaptığımı söyledim.I told Tom I'd made a mistake.
Tom'a sadece şaka yaptığımı söyledim.I told Tom I was only joking.
Tom'a Mary'nin meşgul olduğunu söyledim.I told Tom Mary was busy.
Tom'a Mary'nin geleceğini söyledim.I told Tom Mary was coming.
Tom'a Mary'nin geldiğini söyledim.I told Tom that Mary was coming.
Tom'a Mary'nin mutlu olduğunu söyledim.I told Tom Mary was happy.
Mary’nin mutlu olduğunu Tom'a söyledim.I told Tom that Mary was happy.
Tom'a Mary'nin aç olduğunu söyledim.I told Tom Mary was hungry.
Mary'nin aç olduğunu Tom'a söyledim.I told Tom that Mary was hungry.
Bunun saçma olduğunu sana söyledim.I told you it was ridiculous.
Tom ve Mary'ye onlardan nefret ettiğimi söyledim.I told Tom and Mary that I hated them.
Tom ve Mary'ye onları sevdiğimi söyledim.I told Tom and Mary that I loved them.
Tom'a, ne yapacağımı zaten bildiğimi söyledim.I told Tom I already knew what to do.
Tom'a, zaten ne yapılacağını bildiğimi söyledim.I told Tom that I already knew what to do.
Tom'a kovulduğumu söyledim.I told Tom that I'd been fired.
Tom'a onun bir risk olduğunu söyledim.I told Tom that it was a risk.
Tom'a Mary ile konuşmamasını söyledim.I told Tom not to talk to Mary.
Tom'a bana dokunmamasını söyledim.I told Tom not to touch me.
Tom'a Mary'nin onu zaten bildiğini söyledim.I told Tom that Mary already knew that.
Tom ve Mary'nin doğruyu söylediğini sana söyledim.I told you that Tom and Mary were telling the truth.
Tom'a neyden hoşlandığımı söyledim.I told Tom what I like.
Tom’a yakında gelmesini söyledim.I told Tom to come soon.
Tom'a ne yapılması gerektiğini söyledim.I told Tom what had to be done.
Tom'a Mary'nin hastalandığını söyledim.I told Tom that Mary went home sick.
Tom'a o arabanın benimki olmadığını söyledim.I told Tom that that car wasn't mine.
Tom'a Mary'nin doğruyu söylediğini söyledim.I told Tom Mary was telling the truth.
Birkaç günlüğüne Boston'a gideceğimizi Tom'a söyledim.I told Tom we were going to Boston for a few days.
Tom'a birkaç günlüğüne Boston'a gideceğimizi söyledim.I told Tom that we were going to Boston for a few days.
Tom'a birkaç gün için Boston'a gideceğimizi söyledim.I told Tom that we were going to Boston for a few days.
Her şeyin iyi olduğunu söyledim.I said everything was fine.
Tom'a katılmadığımı söyledim.I told Tom I disagreed.
Tom'a bunun akla yatkın geldiğini söyledim.I told Tom it sounded plausible.
Tom'a bunu yapması gerektiğini söyledim.I told Tom he ought to do that.
Bunu sana üç hafta önce söyledim.I told you that three weeks ago.
Öğretmene yalan söyledim.I lied to the teacher.
Çocuklarıma birbirlerine yardım etmelerini söyledim.I told my children to help each other.
Tom'a onunla Avustralya'ya gitmek istediğimi söyledim.I told Tom I wanted to go to Australia with him.
Tom’a nerede çalıştığımı söyledim.I told Tom where I used to work.
Nereye gitmek istediğimi Tom'a söyledim.I told Tom where I wanted to go.
Tom'a neden ondan hoşlanmadığımı söyledim.I told Tom why I didn't like him.
Söylemeyi planladığım her şeyi söyledim.I've said everything I was planning to say.
Millî marşı söyledim.I sang the national anthem.
Tom'a, taş atmamasını söyledim.I told Tom not to throw rocks.
Tom'a şemsiyemi nereden aldığımı söyledim.I told Tom where I'd bought my umbrella.
Şemsiyemi nereden aldığımı Tom'a söyledim.I told Tom where I'd bought my umbrella.
Tom'a arabasını park edebileceği bir yer söyledim.I told Tom where he could park his car.
Tom'a arabasını nereye park edebileceğini söyledim.I told Tom where he could park his car.
Ne yapması gerektiğini Tom'a söyledim.I told Tom what he should do.
Tom'a daha yeni pazartesi günü bana yardım etmek zorunda olmadığını söyledim.I just told Tom he doesn't have to help me on Monday.
Ona hakkında ne düşündüğümü söyledim.I told him what I thought of him.
Ona sigara içmediğimi söyledim.I told him that I don't smoke.
Tom'a onu bir daha görmek istemediğimi söyledim.I told Tom that I didn't want to see him ever again.
Tom'a eşcinselliğini çok belli etmemesini söyledim.I told Tom to tone down his gayness.