İzin istememiz gerektiğini sana söyledim.I told you we should've asked for permission.
Ofiste burada beni aramamanı söyledim.I told you not to call me here at the office.
Tom'a bugünkü toplantının iptal edildiğini söyledim.I told Tom that today's meeting was canceled.
Tom'a onun yardımı olmadan onu yapamayacağımı söyledim.I told Tom I couldn't do it without his help.
Ben hiç annenle nasıl tanıştığımı söyledim mi?Have I ever told about how I met your mother?
Tom'a yaptığı şeyin yasadışı olduğunu söyledim.I told Tom that what he was doing was illegal.
Tom'a onu yapmamasını söyledim ama yine de yaptı.I told Tom not to do it, but he did it anyway.
Sekreterime rahatsız edilmek istemediğimi söyledim.I told my secretary I was not to be disturbed.
Onların yardımına ihtiyacımız olduğunu az önce herkese söyledim.I just told everybody that we need their help.
Mutfakta büyük bir fare gördüğümü sana söyledim mi?Did I tell you I saw a big rat in the kitchen?
Tom gittiğinde, ona birgün geri döneceğini söyledim.When Tom left, I told him he'd be back someday.
Tom'a ne olduğu hakkında Mary ile konuşacağımı söyledim.I told Tom I'd talk to Mary about what happened.
Tom'a yapmamı istediği şeyi yapmayacağımı söyledim.I told Tom I wouldn't do what he asked me to do.
Hiç sana nasıl bir sirk palyaçosu olduğumu söyledim mi?Have I ever told you how I became a circus clown?
Tom'a yapmamı istediği her şeyi yapabileceğimi söyledim.I told Tom I could do whatever he wanted me to do.
Mary'nin hastanede olduğunu zaten Tom'a söyledim.I've already told Tom that Mary is in the hospital.
Tom'un bunun hakkında mutlu olmayacağını sana söyledim.I told you Tom wasn't going to be happy about this.
Tom'a oldukça gerçek olmayan bir sürü şey söyledim.I told Tom a lot of things that weren't quite true.
Tom'a pazartesi günü işe gelmesine gerek olmadığını söyledim.I told Tom he didn't need to come to work on Monday.
Bak, bilmen gereken her şeyi zaten sana söyledim.Look, I already told you everything you need to know.
Boston'a taşındığımı zaten herkese söyledim.I've already told everyone that I'm moving to Boston.
Sana başka birine asla söylemediğim bir şeyi söyledim.I just told you something I've never told anyone else.
Tom'un doğum günüm için bana bir şey vereceğini sana söyledim.I told you Tom would give me something for my birthday.
Tom'a onun evinin boyanması gerektiğini düşündüğümü söyledim.I told Tom that I thought his house needed to be painted.
Tom'a kulübümüze girmesinin mümkün olmadığını söyledim.I told Tom it wasn't possible for him to get into our club.
Tom'a onun resimlerinden birini almakla ilgilendiğimi söyledim.I told Tom that I was interested in buying one of his paintings.
Tom'a yapmak istemediği hiçbir şeyi yapmak zorunda olmadığını söyledim.I told Tom he didn't have to do anything he didn't want to.
Şimdi senin evin yanındaki lisede öğretmenlik yaptığımı sana söyledim mi?Did I tell you I now teach at the high school near your house?
Tom'a Mary'nin ona söylememi istemediği bir sürü şey söyledim.I told Tom a lot of things that Mary didn't want me to tell him.
Bu öğleden sonra arabamı kullanamayacağını zaten sana bir kez söyledim.I've told you once already that you can't use my car this afternoon.
Tom'un yerine koyacak birini bulmanın o kadar zor olmayacağını onlara söyledim.I told them it wouldn't be that hard to find someone to replace Tom.
Kaç kez sana elbiselerini katlamayı söyledim.How many times have I told you to fold your clothes?
Sana onun aptalca bir plan olduğunu söyledim.I told you it was a stupid plan.
Ben Tom'a dövme yaptırmanın yapılacak aptalca bir şey olacağını söyledim.I told Tom that getting a tattoo would be a stupid thing to do.
Orada oturabileceğini söyledim mi?Did I say you could sit there?
Tom'a düşünebileceğim en güvenli yere gitmesini söyledim.I told Tom to go to the safest place I could think of.
Dikkatli olmanı söyledim. Dikkatsiz demedim.I told you to be careful. I didn't say careless.
Söylememeyi istediğim bazı şeyler söyledim.I said some things I wish I didn't.
Ben parçamı söyledim ve artık dahil olmak istemiyorum.I've said my piece and I don't want to be involved anymore.
Ben ona bizi ziyaret gelmesini söyledim.I told him to come visit us.
Ona bize ziyarete gelmesini söyledim.I told her to come visit us.
Onun Fransızca profesörünün öldüğünü ona söyledim zaman onu üzmüş olmalıydım.I must have made him sad when I told him that his French professor had died.
Tom'un yardım etmesini istemenin bir zaman kaybı olacağını sana söyledim.I told you it would be a waste of time asking Tom to help.
Ben zaten çok fazla şey söyledim.I've said too much already.
Yalan söylemem gerekirdi, ama ben ona gerçeği söyledim.I should have lied, but I told him the truth.
Onun hakkında yalan söyledim.I lied about it.
Onu yanlış mı söyledim?Did I say it wrong?
Tom'a şunları kullanmamasını söyledim.I told Tom not to use those.
Ben onu ne zaman söyledim?When did I say that?
Ben gerçekten onu söyledim mi?Did I really say that?
Çok fazla söyledim mi?Did I say too much?
Ne demek istediğimi söyledim.I said what I meant.
Sana kaç kez onu yapmadığımı söyledim?How many times have I told you I’m not doing it?
Onun hakkında sana ne söyledim?What did I tell you about that?
Hafta sonları beni aramamanı söyledim.I told you not to call me on weekends.
Tom'a Mary'yi hastanede ziyaret etmesine izin verilmediğini söyledim.I told Tom he was no longer allowed to visit Mary in the hospital.
Tom'a artık burada olmasına izin verilmeyeceğini söyledim.I told Tom he was no longer allowed to be here.
Onlara neyi sevdiğimi söyledim.I told them what I like.
Yardıma ihtiyaçları olursa bizimle kontak kurmalarını söyledim.I told them to contact us if they needed help.
Hey, üzgün olduğumu söyledim.Hey, I said I was sorry.