söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gerizekalının söylediklerini duyma.Hör nicht drauf.
Gerizekalının söylediklerini duyma.No le hagas caso a ese idiota.
Gerizekalının söylediklerini duyma.Non stare a sentire quell'idiota.
Gerizekalının söylediklerini duyma.Не слушай этого кретина.
Gitmeliydim, doğru ya ? Söylediklernde haklıydın.Aurais-je dû ? .Tout ce que tu as dit est vrai.
(Gülüşmeler) Bu önerimizi söyledik, iki saniye geçti ve sonra oda patladı.Apresentámos essa proposta na assembleia, dois segundos, e a sala explodiu.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Abbiamo detto ad una guardia che era scomparsa; perà lei non era scomparsa.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Am spus unui paznic că ea a dispărut; deși nu dispăruse.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Chúng tôi nói với người trực ca là con bé mất tích dù con bé không mất tích thật.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Idziemy do centrum handlowego i mówimy ochroniarzowi, że zginęła. mimo że nie zaginęła.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.우리는 그녀가 실종됐다고 보안관에게 말했어요; 비록 그녀는 실종된게 아니였지만요.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Le dijimos a un guardia de seguridad que ella había desaparecido; aunque sabíamos que ese no era el caso
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Nous avons dit à un vigile qu'elle avait disparu alors que c'était faux
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.We zeiden tegen een bewaker dat ze vermist was; maar ze werd niet vermist.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Казахме на един охранител, че е изчезнала; макар че не беше изчезнала.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.Мы сказали охраннику, что она исчезла, хотя она не исчезла.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.אמרנו למאבטח שהיא נעדרת, למרות שהיא לא היתה נעדרת.
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.اخبرنا حارس الأمن انها كانت مفقودة بالرغم من انها لم تكن مفقودة
Güvenlik görevlisine kızımızın kayıp olduğunu söyledik; kayıp olmadığı halde.嘘をついたの 何を着ているかとかも伝えた
Hâlâ bilmediğim şeyler var. Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.Azt mondják, én vagyok a legjobb.
Hâlâ bilmediğim şeyler var. Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.Ich denke mal, Sie haben mich geholt, weil es heißt, ich wär' der Beste.
Hâlâ bilmediğim şeyler var. Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.Je hebt gehoord dat ik de beste ben.
Hâlâ bilmediğim şeyler var. Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.Je suis là car je suis censé être le meilleur.
Hâlâ bilmediğim şeyler var. Beni buraya, en iyisi olduğumu söyledikleri için çağırdınız.Supongo que me trajo porque oyó que soy el mejor.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.A Samuel vypočujúc všetky slová ľudu rozpovedal ich Hospodinovi.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.A wysłuchwaszy Samuel wszystkich słów ludu, odniósł je do uszu Pańskich.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Då nu Samuel hörde allt detta som folket sade, framförde han det till HERREN.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Da Samuel hadde hørt alle folkets ord, bar han dem frem for Herren.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Da Samuel havde hørt alle Folkets Ord. forebragte han HERREN dem;
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.És miután Sámuel meghallgatta a népnek minden szavát, megmondta azokat az Úrnak.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.사무엘이 백성의 모든 말을 듣고 여호와께 고하매
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Kun Samuel kuuli kaikki kansan puheet, puhui hän ne Herralle.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Ouviu, pois, Samuel todas as palavras do povo, e as repetiu aos ouvidos do Senhor.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuel, après avoir entendu toutes les paroles du peuple, les redit aux oreilles de l`Éternel.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuël bracht de woorden van het volk over aan de HERE.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuel, dupăce a auzit toate cuvintele poporului, le -a spus în auzul Domnului.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuele ascoltò tutti i discorsi del popolo e li riferì all'orecchio del Signore
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Samuel escuchó todas las palabras del pueblo y las refirió a oídos de Jehovah
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Sa-mu-ên nghe mọi lời của dân sự, bèn thưa lại cùng Ðức Giê-hô-va.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Sa-mu-ên nghe mọi lời của dân_sự , bèn thưa lại cùng Ðức_Giê - hô-va .
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Setelah Samuel mendengar segala perkataan mereka itu, ia menyampaikannya kepada TUHAN
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Und da Samuel alle Worte des Volks gehört hatte, sagte er sie vor den Ohren des HERRN.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Vyslyšev tedy Samuel všecka slova lidu, oznámil je Hospodinu.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.Και ηκουσεν ο Σαμουηλ παντας τους λογους του λαου και ανεφερεν αυτους εις τα ωτα του Κυριου.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.И выслушал Самуил все слова народа, и пересказал их вслух Господа.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.И Самуил, като изслуша всичките думи на людете, каза ги в ушите на Господа.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.וישמע שמואל את כל דברי העם וידברם באזני יהוה׃
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.فسمع صموئيل كل كلام الشعب وتكلم به في اذني الرب.
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.撒 母 耳 聽 見 百 姓 這 一 切 話 、 就 將 這 話 陳 明 在 耶 和 華 面 前
Halkın bütün söylediklerini dinleyen Samuel, bunları RABbe aktardı.撒母耳 聽見 百姓 這 一切話 、 就 將這 話陳明 在 耶和華 面前
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.A közvélemény megköti az ember kezét.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Anda dikekang oleh pendapat publik.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Bạn bị ép buộc bởi ý kiến của số đông.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Estão restringidos pela opinião pública.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Ești constrâns de opinia publică.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Je wordt beperkt door de publieke opinie.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Jste omezováni názorem lidu.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.국가는 공공의 의견에 의해 제한을 받습니다
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Man är bunden av den allmänna opinionen.
Halkın söyledikleri tarafından sınırlandırılıyorsunuz.Man wird von der öffentlichen Meinung zurückgehalten.