söyledik ile cümle
söyledik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››S`il n`en est pas ainsi, qui me démentira, Qui réduira mes paroles à néant?
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››Si no es así, ¿quién podrá desmentirme y reducir a la nada mi argumento
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››Zdaliž není tak? Kdo na mne dokáže klamu, a v nic obrátí řeč mou?
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››και εαν τωρα δεν ηναι ουτω, τις θελει με διαψευσει και εξουθενισει τους λογους μου;
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››Если это не так, – кто обличит меня во лжи и в ничто обратит речь мою?
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››И сега, ако не е така, кой ще ме изкара лъжец, И ще обърне в нищо думите ми?
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››ואם לא אפו מי יכזיבני וישם לאל מלתי׃
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››وان لم يكن كذا فمن يكذبني ويجعل كلامي لا شيئا
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››若 不 是 這 樣 、 誰 能 證 實 我 是 說 謊 的 、 將 我 的 言 語 駁 為 虛 空 呢
‹‹Böyle değilse, kim beni yalancı çıkarabilir, Söylediklerimin boş olduğunu gösterebilir?››若不 是 這樣 、 誰能 證實 我 是 說謊 的 、 將 我 的 言語駁 為虛 空呢
Bu açının 30 ya da pi bölü altı olduğunu söyledik.E come abbiamo detto, quest'angolo e' 30 gradi o p greco sesti.
Bu açının 30 ya da pi bölü altı olduğunu söyledik.Và như chúng tôi đã nói, góc này là 30 độ hoặc pi/6.
Bu açının 30 ya da pi bölü altı olduğunu söyledik.Как мы уже говорили, этот угол равен 30° или π/6.
Bu adam gerçek mi? Söylediklerini uyduruyor mu?이게 과연 사실이기나 한지, 이 사람이 만들어낸 이야기는 아닌지를 의심하게 되더군요.
Bu adam gerçek mi? Söylediklerini uyduruyor mu?הבחור הזה אמיתי? האם הוא ממציא חלק מזה?
Bu adam gerçek mi? Söylediklerini uyduruyor mu?هل هذا الرجل حقيقي؟هل اختلق بعضا من هذا
Bu adam gerçek mi? Söylediklerini uyduruyor mu?なぜなら彼は全てに答えを持っていて
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Chcesz powiedzieć, że to, co mówił ten Bido, było zmyślone?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Estás a dizer que aquilo que o Bido disse foi engendrado?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Försöker du säga att Bido bara hittade på?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?¿Insinúas que lo de ese Bido era inventado?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Prøver du at sige, at Bido bare fandt på historier?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Väitätkö, että Bido keksi kaiken?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Vorresti dirmi che Bido stava mentendo?
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Μου λες πως όσα είπε αυτός ο Μπίντο, τα σκαρφίστηκε;
Bu Bido'nun söyledikleri yalan mıydı yani?Или ты хочешь сказать, что этот Бидо тебе соврал?
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Abbiamo detto una preghiera buddista così da far avverare tutti questi desideri.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Am rostit o rugăciune budistă pentru ca toate aceste dorinţe să se împlinească.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Chúng tôi đọc một câu kinh Phật cầu cho tất cả những điều ước này trở thành hiện thực.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Dijimos una oración budista para que se cumplieran todos estos deseos.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Elmondtunk egy buddhista imát, hogy minden kívánság valóra váljon.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.저희는 이 모든 소원이 이루어지도록 불교식 기도를 했습니다.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Nous avons prononcé une prière bouddhiste pour que tous ces voeux se réalisent.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Odmówiliśmy buddyjską modlitwę, aby wszystkie życzenia się spełniły.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Odříkali jsme buddhistickou modlitbu, aby se všechna přání splnila.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.We zeiden een boeddhistisch gebed zodat al deze wensen konden uitkomen.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Wir sprachen ein buddhistisches Gebet, um die Wünsche wahr werden zu lassen.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Είπαμε μία βουδιστική προσευχή για να πραγματοποιηθούν όλες αυτές οι ευχές.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Казахме една будистка молитва, така че всички тези желания да се сбъднат.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.Мы прочли буддистскую молитву, чтобы все эти мечты сбылись.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.נשאנו תפילה בודהיסטית כדי שכל המשאלות הללו תתגשמנה.
Budist bir duaciya soyledik, bu yuzden butun bu dilekler gercege donusebilir.و قد تلونا صلوات بوذية حتى تحقق كل هذه الأمنيات.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .65°. Итак, что мы имеем?
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .Abbiamo detto bene queste sono rette parallele, quindi gli angoli corrispondenti sono uguali.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .이 두 선은 평행하고 동위각의 크기가 같으므로
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .Povedali sme, že toto sú rovnobežky, takže súhlasné uhly sú v nich zhodné.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .Powiedzieliśmy, że skoro te proste są równoległe, to te kąty są odpowiadające i są sobie równe.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .Řekli jsme, že toto jsou rovnoběžky protilehlé úhly jsou stejně velké.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .Vi har sagt, at de her er parallelle linjer, og derfor er ensliggende vinkler lig med hinanden.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .Казахме, че тези линии са успоредни, значи тези съответни ъгли са равни.
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .אמרנו שאלו קווים מקבילים זווייות תואמות הם שוות
Bu doğruların paralel olduğunu biraz önce söyledik yani yöndeş açılar birbirine eşit. .لقد قلنا ان هذان الخطان متوازيان، بالتالي الزوايا المتقابلة تكون متساوية
Bu durum, aşağı doğru çukurluk hakkında söylediklerimizle uyuşuyor. -Isso não significa que a inclinação era negativa.
Bu durum, aşağı doğru çukurluk hakkında söylediklerimizle uyuşuyor. -أنا لم أكن رسم المنحنى الأصلي جيدا، حيث يمكننا الحصول على
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum.Azt állította, hogy ön zongorázik egy ópiumbarlangban."
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Billy erzählte heute etwas Schockierendes.
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Billy nám dneska vyzradil jeden skandál.
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Billy ne-a povestit azi ceva șocant.
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Billy nous a raconté une histoire choquante aujourd'hui.
"Bugün küçük Billy'nin hakkınızda söyledikleri karşısında şoke oldum."Kleine Billy vertelt me een zeer choquerend verhaal.