Ana içeriğe geç
Sözlük

söyle ile cümle

söyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun hakkında söylediklerini geri aldı.He took back what he had said about her.
Onunla tanıştığını söyledi, bu bir yalandı.He said that he had met her, which was a lie.
Onunla karşılaştığını söyledi, bu bir yalandı.He said that he had met her, which was a lie.
O, ona haklı olduğunu söyledi.He told her that she was right.
O, onun söylediğine sinirlendi.He was angry at what she said.
O dikkatini söylediği şeye yoğunlaştırdı.He concentrated his attention on what she said.
O, onun adresini bilse ona yazacağını söyledi.He said that if he knew her address, he would write to her.
Onun sırrını arkadaşlarına söyledi.He betrayed her secret to his friends.
Onun yüzüne öyle söyledi.He said so to her face.
Onu kızdıracak bir şey söylemedi.He said nothing that would make her angry.
Onların ona davranış tarzı hakkında söylendi.He grumbled about the way they treated him.
Onun çok fakir söyleniliyor.He is said to be very poor.
Onun hasta olduğu söyleniyor.It is said that he is sick.
Hasta olduğunu söyledi, o bir yalandı.He said he was sick, which was a lie.
Bana onun yatakta hasta olduğu söylendi.I am told that he is ill in bed.
Babasının hasta olduğunu söyledi, o bir yalandı.He said his father was ill, which was a lie.
O hiçbir zaman babasının söylediklerini önemsemez.He never takes any notice of what his father says.
O, odaya girmediğini söyledi, o bir yalandı.He said he did not enter the room, which was a lie.
O bana aç olduğunu söyledi.He told me that he was hungry.
O yalan söylemeye çekinmez.He has no scruples about lying.
Ona bir avukat olduğunu söyledi.He let on that he was a lawyer.
O, annesinin öldüğünü söyleyen bir telgraf aldı.He received a telegram saying that his mother had died.
Meşgul olduğunu söyleyerek ricamı reddetti.He declined my request, saying that he was busy.
O meşgul olduğunu söyledi.He said he was busy.
O her gün saat altıda kalktığını söyledi.He said that he gets up at 6 o'clock every day.
O, her sabah parkta yürüdüğünü söyledi.He said that he takes a walk in the park every morning.
O her sabah yürüdüğünü söyledi.He said that he takes a walk every morning.
O, her gün yürüyüş yaptığını söyledi.He said that he takes a walk every day.
Her şeyin iyi sonuçlanacağını söyledi.He said that everything would turn out well.
O bana yarın sabah onda varacağını söyleyen bir mektup gönderdi.He sent me a letter saying that he'd arrive at ten tomorrow morning.
Bu sabah o yarın Nara'ya gideceğini söyledi.This morning he said that he is leaving for Nara tomorrow.
O sözünün eridir, bu yüzden yardım edeceğini söylediyse edecektir.He is a man of his word, so if he said he'd help, he will.
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
O, ertesi gün eve gideceğini söyledi.He said that he was going home the following day.
Onun ayağa kalkması söylendi ve o çok yavaş yaptı.He was told to stand up, and he did so slowly.
O popüler şarkıları söylemeyi seviyor.He likes to sing popular songs.
Onun hakkında söyleyecek daha fazla sözüm yok.I have nothing more to say about him.
Onların sana söyledikleri şey dün bana söylediklerinin tam tersi.What they said to you is exactly the opposite of what they told me yesterday.
Onların yalan söylediği belliydi.It was obvious that they had told a lie.
Bana onların bulunmama nedenini söyle.Tell me the reason why they are absent.
Evlendikleri zaman her ikisi de yalan söylememek için yemin ettiler.When they got married, they both swore to never lie.
Onların evleneceği söylentisi hemen yayıldı.The rumor that they would get married spread at once.
Onlardan hangisi daha iyi şarkı söyleyebilir?Which of them can sing better?
Onların söylediğini yapsan iyi olur.You'd better do what they say.
Onlar onu yalan söylemekle suçladılar.They accused him of telling a lie.
Onlar peş peşe şarkı söylediler.They sang one after another.
Onlardan her biri bir şarkı söyledi.Each of them sang a song.
Onların yakında Tokyo'dan ayrılacakları söyleniyor.It's said that they will soon be leaving Tokyo.
Onlar Mary'ye her şeyi söyletti.They made Mary tell everything.
Evlenecekleri söylentisi dolaşıyor.It's rumored that they are going to get married.
Onlar ahenk içinde şarkı söyledi.They sang in tune.
Bir kurtarma ekibi gelinceye kadar şarkı söylediler.They kept singing until a rescue team came.
Onlar şarkı söylemekten keyf aldı.They enjoyed singing songs.
Yakındaki parkta oynamaları söylendi.They were told to play in the nearby park.
Onlar hiç yalan söylemez.They never tell a lie.
Onlar sadece protestoyu görmezden gelmediler, aynı zamanda basına yalan söylediler.Not only did they ignore the protest, they also lied to the press.
Onlar bana öyle söylemedi.They didn't tell me so.
Bir şarkı söylemem için beni zorladılar.They forced me to sing a song.
Onlar onun yalan söylediği sonucuna vardılar.They concluded that he had told a lie.
Onlar onun ölü mü yoksa diri mi olup olmadığını söyleyemedi.They could not tell whether he was dead or alive.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod