söylüyorum ile cümle

söylüyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Pripovedujem vam o nečem resnično izjemnem.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Quindi quello che vi sto dicendo è qualcosa di davvero fantastico.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.To, o czym teraz wam opowiadam, jest czymś naprawdę niezwykłym.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Vậy điều tôi đang nói ở đây là một thứ gì đó thực sự tuyệt vời.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Was ich Ihnen gerade erzähle ist also was wahrhaft fantastisches.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Wat ik hier vertel is iets werkelijk fantastisch.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Всё, что я вам сейчас рассказываю, поистине фантастично.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Все, що я вам зараз розповідаю, справді фантастично.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.Така че това, което ви казвам тук, е нещо наистина фантастично.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.מה שאני מספר לכם כאן זה באמת משהו פנטסטי.
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.وانا اخبركم انه امرٌ رائع جداً
Ben burada size gerçekten harika bir şey söylüyorum.一つの物体が
Ben buradayım. Size söylüyorum, floresan lambalar.Je suis là, mes amis les néons !
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Anh chỉ nói là anh cũng phải chuẩn bị đối đầu
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Csak azt mondom, hogy én is felkészülök.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Ich will nur, dass Du weißt, dass ich mich darauf vorbereite.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Iti spun ca sa te pregatesti.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Je dis juste que je serai prêt, moi aussi.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.나는 나대로 준비를 하겠다는 거야.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Mówię, że też będę się przygotowywał.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Sanon vain että minäkin valmistaudun.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.Απλά σου λέω, να <br />προετοιμάζεσαι κι εσύ.
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.أقول أنني سأكون حاضرا أيضا
Ben de bu duruma karşı hazırlıklı olacağımı söylüyorum.そんな事しないで
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››(21:22) Et moi aussi, je frapperai des mains, Et j`assouvirai ma fureur. C`est moi, l`Éternel, qui parle.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››( 21 : 22 ) Ta cũng đập hai tay , và khiến cơn giận ta yên_lặng . Ấy chính ta , Ðức_Giê - hô-va , phán vậy .
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››(21:22) Ta cũng đập hai tay, và khiến cơn giận ta yên lặng. Ấy chính ta, Ðức Giê-hô-va, phán vậy.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››A ja tiež budem tlieskať svojimi rukami a ukojím svoju prchlivosť. Ja Hospodin som hovoril.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Aku akan tepuk tangan juga, lalu kemarahan-Ku akan reda. Aku, TUHAN telah berbicara.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Én is összecsapom tenyeremet, és megnyugotom haragomat. Én, az Úr szólottam.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››I jáť také tleskati budu rukama svýma, a doložím prchlivost svou. Já Hospodin mluvil jsem.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››나도 내 손뼉을 치며 내 분을 다 하리로다 나 여호와의 말이니라
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Minäkin lyön käsiäni yhteen ja tyydytän kiivauteni. Minä, Herra, olen puhunut."
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Också jag skall slå mina händer tillsammans och släcka min vrede. Jag, HERREN, har talat.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Også jeg vil slå Hænderne sammen og køle min Vrede. Jeg, HERREN, har talet!
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Også jeg vil slå hendene sammen og stille min harme; jeg, Herren, har talt.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Ook Ik zal in mijn handen klappen, Ik, de HERE, en daarna zal Ik mijn toorn wegnemen."
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Pa tudi jaz bom ploskal z roko ob roko, in potolažim srd svoj. Jaz, GOSPOD, sem govoril.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Şi Eu voi bate din mîni de bucurie, şi Îmi voi potoli urgia. Eu, Domnul, vorbesc!``
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Yo también golpearé mano contra mano y haré que se asiente mi ira. Yo, Jehovah, he hablado.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››Και εγω ετι θελω κροτησει χειρα μου επι χειρα μου και θελω αναπαυσει τον θυμον μου εγω ο Κυριος ελαλησα.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››И Аз ще плесна с ръце и ще удовлетворя яростта Си. Аз Господ изговорих това.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››И Я буду рукоплескать и утолюгнев Мой; Я, Господь, сказал.
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››וגם אני אכה כפי אל כפי והניחתי חמתי אני יהוה דברתי׃
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››وانا ايضا اصفّق كفّي على كفّي واسكن غضبي. انا الرب تكلمت
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››我 也 要 拍 掌 、 並 要 使 我 的 忿 怒 止 息 . 這 是 我 耶 和 華 說 的
Ben de elimi çırpacağım Ve öfkem dinecek. Bunu ben RAB söylüyorum.››我 也 要 拍掌 、 並要 使 我的 忿怒 止息 . 這是 我 耶和華 說的
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Eu digo que não podemos é não fazer nada.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Eu spun că nu ne putem permite să nu o facem.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Ich sage wir können es uns nicht leisten nichts zu tun.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Ik zeg dat we het ons niet kunnen veroorloven het niet te doen.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Io dico che non possiamo non esserlo.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Ja mówię, że nie stać nas na to, by nie reagować.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Minä sanon, ettei meillä ole varaa olla auttamatta.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Yo digo que no podemos permitirnos no hacerlo.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Εγώ λέω ότι δεν έχουμε το περιθώριο να μην το κάνουμε.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Според мен, не можем да си позволим да не го направим.
Ben de karşılamama şansımızın olmadığını söylüyorum.Я считаю, мы не можем позволить не сделать этого.
"Ben duvarı görmüyorum" ve bende size aynı şeyi söylüyorum, duvarı görmeyin."Aber als ich zu Dir kam," sagte ich, "habe ich nicht an mich selbst geglaubt.
"Ben duvarı görmüyorum" ve bende size aynı şeyi söylüyorum, duvarı görmeyin."Dar când am venit să te văd, nu aveam încredere în mine", am spus.

İlgili Sayfalar