sönmüş ile cümle

sönmüş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
31
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bu iki sönmüş yıldızın yaşları yaklaşık 10 milyon yıl olarak tahmin ediliyor.Някои от прародителите на този вид могат да се проследят до преди 200 милиона години.
Bu iki sönmüş yıldızın yaşları yaklaşık 10 milyon yıl olarak tahmin ediliyor.Starost ove zvijezde je procijenjena na 2 milijuna godina.
Dağın adı Mapuche dilinden gelir ve "sönmüş" anlamındadır.Názov pochádza z jazyka kmeňa Mapuče a znamená „vyhasnutý“.
Dünya bir gezegen ve sönmüş bir yıldızdır.Saulė yra planeta, ne žvaigždė.
Üzerinde sönmüş volkanlar bulundurur ve hâlâ daha sıklıkla depremler meydana gelmektedir.Čia dažnai veržiasi ugnikalniai, vyksta žemės drebėjimai.
Ateşi yıllar önce sönmüş, unutulmuş bir hayali tekrar canlandırdı.제가 수십년 동안 듣지 못했던 것이었습니다. 오랫동안 잊어온 꿈이었어요.
Ateşi yıllar önce sönmüş, unutulmuş bir hayali tekrar canlandırdı.קול שאני אישית לא שמעתי מזה עשרות שנים, חלום שנשכח זה מכבר.
Ateşi yıllar önce sönmüş, unutulmuş bir hayali tekrar canlandırdı.هذا بالنسبة لي كان صوت لم أسمعه منذ قرون، حلم طويل قد نسيته.
Ateşi yıllar önce sönmüş, unutulmuş bir hayali tekrar canlandırdı.長いこと忘れ去られていた夢のようでした というのは 実際 アメリカの大学教育は
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.A következő pillanatban a fény kialudt, és ez a vad kannibál, Tomahawk között fogát, felugrott az ágyba velem.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.다음 순간은 불빛이 빛나고,이 야생의 식인종, 큰 도끼 사이 그의 이빨은 나와 함께 침대로 달려들.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.Naslednji trenutek je bilo luč ugasne, in to divje Kanibal, TOMAHAWK med zobe, skočila v posteljo z mano.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.Un attimo dopo la luce era spenta e questo cannibale selvaggio, tra tomahawk i denti, saltò nel letto con me.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.V budúcom okamihu svetlo pohasla, a to divoké kanibal, Tomahawk medzi zuby, skočil ku mne do postele.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.V příštím okamžiku světlo pohaslo, a to divoké kanibal, Tomahawk mezi zuby, skočil ke mně do postele.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.W następnej chwili światło było zgaszone, a to dziki kanibal, tomahawk między zęby, rzucił się w łóżku ze mną.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.В следующее мгновение свет был погашен, и этот дикий людоед, томагавк между зубы, вскочил ко мне в постель.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.У наступну мить світло було погашено, і цей дикий людожер, томагавк між зуби, скочив до мене в ліжко.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.ברגע הבא האור היה כבוי, וזה קניבל בר, הטומהוק בין שיניו, זינק למיטה איתי.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.لحظة المقبل انطفأ النور ، وبين هذه أكلة لحوم البشر البرية ، توماهوك أسنانه ، قفزت الى السرير معي.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.彼の歯は、私と一緒にベッドに飛びあがった。 私は今それを助けることができなかった、外歌った、と驚きの突然のうなり声を与え、彼
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››In divji osli, stoječ na golih gričih, duškajo kakor šakali; hirajo jim oči, ker ni zelenjave.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››들 나귀들은 자산 위에 서서 시랑같이 헐떡이며 풀이 없으므로 눈이 아득하여 하는도다
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Những lừa rừng đứng trên các gò trọi , hít hơi như chó đồng , vì không cỏ nên mắt lòa .
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Những lừa rừng đứng trên các gò trọi, hít hơi như chó đồng, vì không cỏ nên mắt lòa.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››Och vildåsnorna stå på höjderna och flämta såsom schakaler; deras ögon försmäkta, därför att gräset är borta.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››På nøgne Høje står Vildæsler og snapper efter Luft som Sjakaler, deres Øjne vansmægter, thi Grønt er der ikke.
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››ופראים עמדו על שפים שאפו רוח כתנים כלו עיניהם כי אין עשב׃
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››الفراء وقفت على الهضاب تستنشق الريح مثل بنات آوى. كلت عيونها لانه ليس عشب
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››野 驢 站 在 淨 光 的 高 處 、 喘 氣 好 像 野 狗 . 因 為 無 草 、 眼 目 失 明
Yaban eşekleri çıplak tepelerde durmuş, Çakal gibi soluyorlar; Gözlerinin feri sönmüş, Çünkü otlak yok.››野驢站 在 淨光 的 高處 、 喘氣 好像 野狗 . 因為 無草 、 眼目 失明

İlgili Sayfalar