sökül ile cümle
sökül kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bir arı tarafından sokuldum.Esu įgeltas bitės.
7 Şubat 1992 tarihinde Maastricht Antlaşması yürürlüğe sokuldu.Maastrichtis kirjutati 7. veebruaril 1992. aastal alla Maastrichti lepingule.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis oli kuue suure fustaga avangardis ning vasakpoolne tiib hoidis tihedalt kalda lähedale.
Sovyet 38. Ordusuna, şehrin fabrikaları sökülüp doğuya nakledilirken şehri savunması emredildi.Nõukogude 38. armeel oli kästud linna kaitsta, ajal kui selle tehaseid lammutati viimiseks Siberisse.
Tan yeri sökülüp gökte yıldızlar seyrekleşirdi."Kuusirp lamas selili taevas ja tähed tantsisklesid tema ümber."
1864'ten itibaren kale duvarları tamamen söküldü.Seda tõendab seina sisse lõigatud aastaarv 1864.
Panama ve Kolombiya arasına sokulmuştur.Piirneb Colombia ja Brasiiliaga.
Bu durumda top, karşı takım tarafından doğrudan oyuna sokulur.Kui ei, läheb pall vastasmeeskonna kätte.
Bu özerklik anlaşması bir sonraki yıl yürürlüğe sokulacaktı.Iga uus pööripäev juhatas sisse järgmise aastaaja.
Yeniden adlandırılan bu model daha sonra IS-2 tankı olarak üretime sokuldu.Seda suurtüki oli rohkem saadaval ja sellest mudelist arenes edasi IS-2.
Yabancı cisimlerin anüse sokulması tehlikelidir.Võõrliikide asustamine on ohtlik.
Avrupa'da en yaygın görülen salyangoz türlerinden biridir ve Kuzey Amerika'ya da sokulmuş bir türdür.Tööstuslik puitpõrand on kõige tavalisem põranda liik Euroopas ja kasvava populaarsusega Põhja-Ameerikas.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale ak ho pohltia z jeho miesta, vtedy ho zaprie a povie: Nevidelo som ťa.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ale gdy go wytną z miejsca jego, tedy się go miejsce zaprze, mówiąc: Niewidziałem cię.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ámha kiirtják helyérõl, megtagadja ez õt: Nem láttalak!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.A však bývá-li zachvácen z místa svého, až by se ho i odečtlo, řka: Nevidělo jsem tě:
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.그 곳에서 뽑히면 그 자리도 모르는 체하고 이르기를 내가 너를 보지 못하였다 하리니
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ko ga pa iztrebi Gospodar, kraj njegov ga zataji: Nisem te videl nikdar!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.L`arrache-t-on du lieu qu`il occupe, Ce lieu le renie: Je ne t`ai point connu!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Maar als de plant van zijn plaats wordt weggerukt, wordt hij daar niet eens gemist.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mas quando for arrancado do seu lugar, então este o negará, dizendo: Nunca te vi.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Men när så Gud rycker bort honom från hans plats, då förnekar den honom: 'Aldrig har jag sett dig.'
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.men rives han bort fra sit Sted, fornægter det ham: "Jeg har ikke set dig!"
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Mutta kun Jumala hävittää hänet hänen paikastansa, niin se kieltää hänet: En ole sinua koskaan nähnyt.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó , Thì chỗ ấy bèn từ_chối nó , mà rằng : Ta chẳng hề thấy ngươi !
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Nếu nó bị nhổ khỏi chỗ nó, Thì chỗ ấy bèn từ chối nó, mà rằng: Ta chẳng hề thấy ngươi!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Ryddes han bort fra sitt sted, så kjennes det ikke ved ham, men sier: Jeg har aldri sett dig.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Se lo si toglie dal suo luogo, questo lo rinnega: «Non t'ho mai visto!»
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Si alguien intenta arrancarlo de su lugar, éste le niega diciendo: "¡Nunca te he visto!
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Tetapi, coba, cabutlah sekarang ilalang itu, maka seolah-olah tak pernah ia ada di situ
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Wenn er ihn aber verschlingt von seiner Stätte, wird sie sich gegen ihn stellen, als kennte sie ihn nicht.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Εαν εξαλειφθη απο του τοπου αυτου, τοτε θελει αρνηθη αυτον, λεγων, Δεν σε ειδον.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Но когда вырвут его с места его, оно откажется от него: „я не видало тебя!"
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.Но пак, ако го изтръгне някой от мястото му, Тогава мястото ще се отрече от него, казвайки: Не съм те видял.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.אם יבלענו ממקומו וכחש בו לא ראיתיך׃
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.ان اقتلعه من مكانه يجحده قائلا ما رايتك.
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.他 若 從 本 地 被 拔 出 、 那 地 就 不 認 識 他 、 說 、 我 沒 有 見 過 你
Ama yerinden sökülürse, Yeri, ‹Seni hiç görmedim› diyerek onu yadsır.他 若 從 本地 被 拔出 、 那 地 就 不 認識 他 、 說 、 我沒有見過你
Beyin, ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulmuştur.Bereiche im Gehirn die zusammenhängen werden getrennt.
Beyin, ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulmuştur.Cérebro chocou sistemas não associativos
Beyin, ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulmuştur.El cerebro se ha disparado hacia sistemas no asociativos.
Beyin, ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulmuştur.Il cervello è shockato dai sistemi non-associativi.
Beyin, ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulmuştur.Otak telah terkejut ke dalam sistem nonassociative.
Beyin, ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulmuştur.Мозъкът е бил разтресен и е попаднал в неасоциативно състояние.
Beyin kısmen ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulabilir.Eine teilweise Trennung ist auch möglich, von zusammenhängenden Gehirnarealen.
Beyin kısmen ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulabilir.Itu bisa terjadi, atau otak bisa sebagian terkejut, ke dalam tidak adanya sistem asosiasi.
Beyin kısmen ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulabilir.O el cerebro puede estar parcialmente en shock, hacia sistemas no asociativos.
Beyin kısmen ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulabilir.Questo può succedere,o il cervello può parzialmente shockarsi in sistemi non-associativi.
Beyin kısmen ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulabilir.Você pode passar... ou o cérebro pode ser abalado parcionalmente em sistemas não-associativa
Beyin kısmen ilişkisel olmayan bir sistem tarafından şoka sokulabilir.Това е възможно да се случи или мозъкът може да бъде частично разтресен в неасоциативно състояние.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Chúng ta biết rằng một số người sinh ra rất nhút nhát và một số người thích giao du.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Dan ini tidaklah mengejutkan.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Dar aceasta nu este suprinzător. Noi ştim că unii oameni se nasc timizi şi unii se nasc sociabili.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Dit is niet verrassend.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Doch das ist nicht überraschend.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.유전에 의해 설명됩니다.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Lo sabemos, algunas personas nacen tímidas y otras nacen sociables.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Nous le savons, certaines personnes sont nées timides, et certaines sont nés grégaires.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Sabemos que algumas pessoas nascem tímidas e outras nascem sociáveis.
Biliyoruz ki bazı insanlar doğuştan utangaçtır ve bazıları sokulgan doğar.Sappiamo che alcune persone sono nate timide e alcune sono nate socievoli.