söğüt ile cümle
söğüt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Büyük olasılıkla Söğüt'te ölmüştür.Pravděpodobně zemřel někde ve Slezsku.
Daha sonra medresesini sıra ile Söğüt ve oradan da Bilecik’e taşımıştır.Ten si odplivl a z jeho sliny vznikl Šu (bůh vzduchu) a Tefnut (vlhkost).
Merlin 1C 'tazeleyici soğutma' yöntemiyle soğutulan bir egzoz çıkışına ve yanma odasına sahiptir.Merlin 1C používá regenerativní chlazení trysky a spalovací komory.
Porsche 4-silindirli motoru tercih ederken, Zündapp su soğutmalı 5 silindirli radyal motoru tercih etmiştir.Porsche preferoval plochý vzduchem chlazený čtyřválcový motor, ale Zündapp použil vodou chlazený pětiválec.
Ertuğrul Gazi ise Söğüt ve civarına yerleşti.Tyč se otáčí kolem závěsného bodu sem a tam.
Salkım Söğütlerin Gölgesinde (2010-roman) dönüştürülmüştür.Tento typ je však zatím vyráběn pouze v nákladní verzi (2010).
Soğutma etkisi Birleşik Devletler'de 1950 yılından bu yana kullanılmaktadır.Většina ledovců je v ústupu už od padesátých let minulého století.
Soğutulduktan sonra katılaşmış olarak şekile alır.Po odlití se forma nechá chladnout.
REDI'de ayrıca sprey soğutma tekniği de ele alınır.Setkat se můžeme i s keratinovou metodou za studena .
Adı soğutma suyu anlamına gelir.Numele ei înseamnă răcirea apei.
Şirket gruba ait işletmelerden "Soğutma tekniği" bölümünü 2004 yılında Carrier Corporation (UTC)'a satmıştı.Ramura care se ocupa cu tehnica de răcire a fost vândută în anul 2004 firmei Carrier Corporation (UTC).
(Kendisini biraz yakından izleyerek kendimi ondan soğuttum...)(Mă distanțez puțin de ea pentru a o studia mai atent ...)
1906: Léon Levavasseur, başarılı soğutma yapan V8 motorunu uçaklarda kullanılması için uyarladı.1906: Léon Levavasseur realizează cu succes un motor cu 8 cilindri în V destinat avioanelor, răcit cu aer.
Belli bir süre sonra tepsilere dökülür ve soğutulur.Se arde câteva zile după care se răcește și se valorifică.
Ayrıca, soğutma maliyetleri de daha az sunucu soğutulduğu için azalır.Trebuie ținut cont și de faptul că prin uscare culorile pierd puțin din intensitate.
Ayrıca Söğütözü metro istasyonuna oldukça yakındır.Prin urmare, casa trebuia să fie destul de aproape de gară.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.De îndată, el a poruncit să i se dea o cupă cu apă cu gheață și i-a făcut semn să se așeze.
Söğüt’ten Kütahya Domaniç yaylasına, Domaniç yaylasından da bir ilkbahar günü Akdağ’a göç etmişlerdir.Și au pus hotar apa Cirimușul, întru o duminică dimineața."
Ancak, göçebe halkın ilk yerleştiği alandaki sögüt ağaçlarından geldiği zannedilmektedir.Se crede că pădurile ar fi constituit locul lor inițial de formare.
Söğütözü'nün özellikle son 5 yılda geçirmiş olduğu değişim çok dikkat çekicidir.Băncilă a atras atențiunea lumii noastre, în chip deosebit, acum cinci ani.
Soğutucu üretimi konusunda dünyaca tanınmış bir şirkettir.Acest articol se referă la o companie producătoare de încălțăminte.
Büyük olasılıkla Söğüt'te ölmüştür.Valószínűleg tébolyultan halt meg.
Bunu yapmanın nedenlerinden biri, soğutma eksikliği idi.Az egyik omlást a fagy okozta.
Bu tarihte kutlanan Hıdırellez geleneklerinde de söğüt yer alır.Ünnepi misében szokás ilyenkor is megtömjénezni (incenzálni).
Ağır su nükleer reaktörlerde nötron kontrolü ve soğutucu olarak kullanılır.A nehézvizet atomreaktorokban használják neutronmoderátorként és hűtőközegként.
Mizu yōkan genellikle yaz aylarında soğutulur ve yenir.A mizu jókant nyáron általában hűtve eszik.
Yine aynı dizayn yaklaşımını Bf109'larda da görebiliriz (su soğutmalı motor).Orrsegédszárnya a Bf 109-hez hasonló kialakítású volt.
Yakın çevrede bir buz pateni pisti açmak ve soğutma ünitelerini kullanmaya karar verdiler.A későbbi típusokon egy egyszárnyú ajtót használtak, elhagyták a hűtőrács és a fényszóró fedél alkalmazását.
Güneyde ise Söğüt ilçesi görünmektedir.A déli homlokzaton napóra látható.
Soğutma sistemi.Hűtőmechanizmus.
Soğutma Suyu Devreleri: Soğutma için kullanılan deniz suyu ve tatlı suyun dolaşımında kullanılan devrelerdir.Csaptelepek: Szerelvények, amelyek a hideg és meleg víz vételezésére szolgálnak.
Son güncel bilgilere göre Uğur Soğutma, 2015 yılında Delta derin dondurucu markasını oluşturmuştur.Vuonna 2012 julkistetun tutkimuksen mukaan Columbian jäätikkö jatkaa nopea vetäytymistään vuoteen 2020 saakka.
Ayrıca Söğütözü metro istasyonuna oldukça yakındır.Lisäksi pikavuoropysäkkejä on lähempänä rautatieasemaa.
Daha sonra soğutularak tekrar katılaşması sağlanır.Sitten sen annetaan jäähtyä ennen muiden aineiden lisäämistä.
Bu etkenler soğutma (y.n.Baby, It’s Cold Outside (suom.
Ana madde: Soğutucu Akışkanlar Soğutma makinelerinde önceleri amonyak ve karbondioksit kullanılmıştır.Kylmäaineina on käytetty aluksi luonnollisia aineita, kuten ammoniakkia ja hiilidioksidia.
Kışın ısıtma maksadı ile kullanılan ısı pompası, yazın da soğutma için kullanılabilir.Toinen vaihtoehto olisi kesällä tuotetun lämmön varastointi talvea varten.
Termoelektrik soğutma Peltier BuzdolabıRef / Frigidaire – jääkaappi.
Aynı şekilde gaz, sabit basınçta soğutulurken, hacim azalmalıdır.Jos kaasun lämpötilaa lasketaan sen tilavuuden pysyessä vakiona, kaasun paine pienenee.
Bileşik, hâlen daha az yıkıcı olan soğutucuları üretmek için kullanılmaktadır.Pahvia käytettiin edelleen pienempien kertakäyttöhylsyjen valmistamiseen.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Siinä siis yhdisteeseen sitoutuu hiilidioksidia (CO2).
Araçlar ısıtma, havalandırma ve soğutma sistemine sahiptir.Carrier: valmistaa lämmitys-, ilmanvaihto-, ilmastointi- ja jäähdytysjärjestelmiä.
Bütün bu olaylar onu sinemada dünyasından soğuttu.Elokuva nosti hänet kuuluisaksi ympäri maailman.
Daha sonra soğutularak tekrar katılaşması sağlanır.Αν γίνεται θερμότερο τώρα, μπορεί να ψυχρανθεί αργότερα.
Yumrular hiçbir soğutmaya gerek kalmadan 6 ay kadar saklanabilir.Μετά τη χύτευση το γυαλί θα πρέπει να κρυώσει για περίπου έξι μήνες.
Büyük olasılıkla Söğüt'te ölmüştür.Πέθανε μάλλον κατά την άλωση.
Ayrıca, soğutma maliyetleri de daha az sunucu soğutulduğu için azalır.Εκτός αυτού είναι πιο ευκολοφόρετο, αφού ζυγίζει λιγότερο.
Karışım bir tepsiye aktarılıp soğutulur.Το τελικό μείγμα χύνεται σε μια δεξαμενή και ψύχεται.
Söğüt'ten İstanbul'a (1. bas.).Αναγνωστήριο (1ος όροφος).
Havacılık endüstrisinde kullanılan pistonlu motorların birçoğu da hava soğutmalıdır.Στις περισσότερες βιομηχανικές εφαρμογές φωτιάς, η πηγή του οξειδωτικού είναι ο ατμοσφαιρικός αέρας.
COP soğutma gücünün elektrik tüketimine oranıdır.Reck's Opvarmnings Comp.
Soğutma gazı ise karbondioksittir (CO2).Atmosfærens indhold af kuldioxid (CO2).
Böylece 5.000 adet soğutucu kabın seri üretimini başlatmış oldu.Med investeringshjælp på 5.000 $ begyndte de at producere elektrisk-motordrevne vridevaskere.
Belli bir süre sonra tepsilere dökülür ve soğutulur.I begyndelsen er smagen brændende, senere kølig.
Isı değiştiricide (4) bir miktar ısı kaybeden soğutkan buharlaştırıcıya (5) ulaşır.Fra (4) til (5) vil det temmelig meget ophedede kølemiddel miste en del i temperatur.
Büyük olasılıkla Söğüt'te ölmüştür.Formodentlig i Odsherred.
Bu süreçte Söğütözü birçok prestijli projeye kavuşmuş çok sayıda yüksek yapılarla çevrelenmiştir.Disse tidlige folk havde på et anderledes grundlag organiseret byggeriet af komplekse høj projekter.
Söğütler kışın en çok yenen bitkilerdendir.Hø var næsten det eneste kreaturfoder om vinteren.
Suyun içerisinde yarma soğutulur iyice.Sår heles hurtigt i vandet.
Ziyaret Tepesi'nden Gölceğiz Yaylasının evlerinin yanında Söğüteli Köyü'nün bulunduğu vadi izlenebilmektedir.I byen kan man stadig se den høj, hvor landsbyens rådshytte stod.