rus ile cümle

rus kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Rusya çok büyük bir ülkedir.Russia is a very big country.
Rusya, Alaska'daki topraklarını korumuş olsaydı Kuzey Amerika bugün neye benzerdi?What would North America be like today if Russia had preserved their territory in Alaska?
Bazıları Çin'in bir Rus kolonisi gibi olduğunu söylüyorlar.Some say that China was like a Russian colony.
Natasha Rusya'da doğdu ama o Rusça bilmiyor.Natasha was born in Russia, but she doesn’t speak Russian.
Bu politikacılar rüşvetçi.These politicians are corrupt.
Rusya'da okulda bir yıl geçirdim.I spent a year at a school in Russia.
İlk defa Rusça şarkı söyledim.This is the first time I've ever sung in Russian.
Rusya, dünyanın en büyük ülkesidir.Russia is the largest country in the world.
Rusça konuşmadığım için bu cümleyi yorumlayamam.I cannot comment this sentence, as I don't speak Russian.
Ben böyle bir hata yapamam. Rusça benim ana dilim.I cannot make such a mistake. Russian is my native tongue.
Ben bir Rus makineli tüfekle ateş ediyorum.I am shooting with a Russian machine-gun.
O, Rusça örnekler ekler.He adds examples in Russian.
Bulgarca, Rusça gibidir.Bulgarian is like Russian.
Rus Büyükelçiliği nerede?Where is the Russian embassy?
Ben şimdi "Russia Today"i izliyorum.I'm now watching Russia Today.
Pskov güney Rusya'dadır.Pskov is in southern Russia.
Pskov, Rusya'nın güneyindedir.Pskov is in the south of Russia.
Vaslav Nijinsky bir Rus dansçıydı.Vaslav Nijinsky was a Russian dancer.
Rusça cümle eklemeyeceğim.I will not add sentences in Russian.
Neden Rusça yazmıyorum?Why don't I write in Russian?
Rus Balesi gerçeküstüydü!The Russian Ballet was surreal!
Rusçada Rusya'ya "Rossiya" denir.Russia is called "Rossiya" in Russian.
Kırgızistan'a Rusçada "Kirgiziya" denir.Kyrgyzstan is called "Kirgiziya" in Russian.
Rusya'da kaç tane azınlık yaşar?How many minorities live in Russia?
Bize Rus diye hitap ediyorlar.They call us Russians.
Yedi yıldır Rusya'da olduğunu söyledin.You said that you had been in Russia for seven years.
Hem Rusça hem de Çince konuşabilirsin.You can speak both Russian and Chinese.
Onlar romanı Rusçadan Ermeniceye çevirdiler.They translated the novel from Russian into Armenian.
O rüşvet almayla suçlandı.She was accused of bribery.
Ben Uygur değil, Rus'um.I'm not Uyghur. I'm Russian.
Bana rüşvet vermeye çalıştığına inanamıyorum.I can't believe you're trying to bribe me.
Rusçada iyi değilim.I'm not good at Russian.
İngilizce yazmıyorum. Bu dil Rusça.I am not writing in English. This language is Russian.
Bay Koop rüşvet alacak kişi türü değil.Mr. Koop isn't the kind of person who would ever take a bribe.
Rus ruleti oynamak gerçekten iyi bir fikir değil.Playing Russian roulette isn't really a good idea.
Bir trafik polisi, bir sürücünün sürücü belgesini almamayı rüşvet karşılığı kabul etti.For a bribe, a traffic policeman agreed not to take away a driver's license.
Rusya, Kuril adalarını Japonya'ya geri vermeli.Russia should give the Kuril Islands back to Japan.
Rus malı.Made in Russia.
Sadece bir Rus köyü kalsa bile, o zaman bile Rusya yeniden dirilecektir.Even if only one Russian hamlet were to remain, Russia would revive.
Biz Rusya'danız.We are from Russia.
Bulgarca Rusçaya çok yakındır.Bulgarian is very similar to Russian.
Portekizce, İngilizce ve Rusça biliyorum.I know Portuguese, English, and Russian.
Onlara rüşvet verdim.I bribed them.
Tom Mary'ye rüşvet verdi mi?Did Tom bribe Mary?
Rusça'nın zor bir dil olduğu düşünülüyor.Russian is considered to be a difficult language.
Bir asteroid, Rusya'daki Çelyabinsk üzerinde patladı.An asteroid exploded over Chelyabinsk in Russia.
Rusça biliyor musunuz?Do you speak Russian?
Çar, Rusya'nın hükümdarıydı.The czar was the ruler of Russia.
Beyaz Rusya'da bir adam bir kunduz tarafından öldürüldü.A man was killed by a beaver in Belarus.
Ruslar ayılar hakkındaki her şeyi bilirler.Russians know everything about bears.
Küçük bir İngilizce-Rusça sözlüğün var mı?Do you have a small English-Russian dictionary?
Rusçayı akıcı bir şekilde konuşabilmek isterim.I want to be able to speak Russian fluently.
Polis memuru bir rüşvet kabul etti.The police officer accepted a bribe.
Ben Rus'um.I'm Russian.
Moskova, Rusya'nın başkentidir.Moscow is the capital of Russia.
Minsk, Beyaz Rusya'nın başkentidir.Minsk is the capital of Belarus.
Bu bir rüşvet değil.It's not a bribe.
Bir ara Rusya'ya gitmek istiyorum.I would like to go to Russia sometime.
Fransa, Avusturya ve Rusya; Prusya'ya karşı bir ittifak kurdu.France, Austria and Russia formed an alliance against Prussia.
Tom ve Mary, Rusya'dan bir çocuk evlât edindi.Tom and Mary adopted a child from Russia.

İlgili Sayfalar