Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ruhun da tıpkı beden gibi ölümlü olduğunu düşünür.Die Seelen sind so sterblich wie die Leiber.
Ayrıca kadının doğası, mantığı ve ruhuna dair sorularla uğraşmıştır.Darüber hinaus fragte sie nach Natur, der Intelligenz und der Seele der Frau.
Tanrım, Gemi Kaptanı Vigmund'un ruhuna yardım etsin.Möge Gott Vigmund des Kapitäns Seele helfen.
Ondan intikamını ancak öldürerek alabileceğini, ancak ruhunun o zaman rahat edebileceğini düşünmektedir.Er allein kann das Unheil abwenden, da seine Seele ihm die nötige Kraft verleiht.
Burada da kötü sona neden olan büyüye ve şeytana ruhunu satmaktadır.Er verschreibt sich der Magie und dem Teufel, was auch hier zu seinem bösen Ende führt.
Bunu mümkün kılan şey ise, insan ruhunu meydana getiren akıl ve irade güçleri ya da melekeleridir.Im rechten Fenster vernunftbegabte Schöpfung werden Menschen, Heilige und Engel abgebildet.
Ruhuna koyu bir karanlık doldu.Es wird ein glatter Schatten geworfen.
Yine de Apis Öküzü'ne Osiris olduğu düşünülerek tapılmış ve Osiris'in ruhunun bir simgesi olarak görülmüştür.Es ist aber völlig klar, dass mit dem Stier der Gott Osiris selbst geopfert und beklagt wird.
“Ölüm, asıl vatanına ulaşmak için ruhun kurtuluşundan başka bir şey değildir.(...)So könne ihnen und ihren verlorenen Seelen nur der Tod des letzten lebenden Verwandten Frieden geben.
Yeni bir ruhun hocası ve öncü savaşçısı."Klassenkampf und Priesterherrschaft der Intellektuellen“.
Böylece ölünün ruhunun gökyüzüne çıkacağına inanılırdı.Jim denkt, dass die Seele der Frau in den Himmel gegangen ist.
Bu nedenle Budist öğretileri ne tanrıyı, ne de ruhun varlığını kabul eder.So kennt die buddhistische Lehre weder einen allmächtigen Gott noch eine ewige Seele.
Acaba bugünün yağız ruhunu yansıtanlar onlar mı?Mit Würrigsen ist das heutige Würgassen gemeint.
2004'te üçüncü stüdyo albümü Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor'u yayımladı.2007 erscheint das dritte Album love your neighbour? no, thanks.
20 Onları eğitmek için iyi Ruhun'u verdin.Damit sind insgesamt 20 Zähne ausgebildet.
Ruhun özgürlüğü hiçbir garanti bilmez.Somit gebe es keine Freiheit des menschlichen Willens.
Ner’zhul onların ruhunu kendi içinde hissedebiliyordu.Möglicherweise ließ Niuserre an der gleichen Stelle sein eigenes Sonnenheiligtum errichten.
Nakarat kısmı "Belki birazcık bozuldun, ruhun belki can çekişiyor.Eine Inschrift lautete: „Wenn euer Geist die Verwesung nicht meistert, so meistert sie euren Geist“.
Matt'in ruhunun ise bir bedeni yoktur.Ein Körper ohne Seele ist eine Leiche.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.Je crois en l'immortalité de l'âme.
Bir kitap açarsan, o senin ruhunu açar.Ouvre un livre, et ça ouvre ton âme.
Bu adam ruhunu şeytana sattı.Cet homme a vendu son âme au diable.
Renklerin çeşitiliği ise gençlerin enerjik ruhunu sembolize etmektedir.Les différentes couleurs symbolisent l'esprit plein d'énergie des jeunes.
Bu cinsiyetlerin özelliği, iki ruhun tek ve aynı bedenin içinde birleşmiş hâlde yaşaması idi.Il s'agit de deux âmes qui cohabitent dans le même corps.
Rastgele (Yönetmen: Sinan Çetin) Ruhun Duymaz (Yönetmen: Yücel Yolcu) Bir Ümit Doğmaz Mı?N'avez vous donc point d'âme pourvue d'une raison ?
Bununla beden ve ruhun uyumu sağlanılması amaçlanır.Cela consiste à s'offrir, corps et âme, au salut des âmes.
İdrakle nitelenen şuur ve bilgi ruhun asli nitelikleridir.L’opinion vraie et la connaissance sont les principes de la droite opinion.
Bu ulvî ruhun sesi gök gürültüleri, ayaklarından çıkan alevler ise şimşekler olarak algılanmaktaydı.Cependant des arbres épais, violemment agités par l'orage, prirent feu par suite du frottement des branches.
Tanrım ruhuna yardım etsin.”Dieu veuille avoir son âme...”
Ner’zhul onların ruhunu kendi içinde hissedebiliyordu.Simar portait la Mère Goguette dans son cœur, comme il le disait lui-même.
Bütün âlemi kuşatan vâsî ruhun kaynağı olan Tanrı'ya dönüş, büyük diriliştir (ba's-ü ba'd el-mevt).Ce jour-là, le seigneur de Brézé laisse porte ouverte à tout venant.
Ruhunda hem iyilik hem kötülük barındırır.Il trouve aussi une âme qui est parfaitement équilibrée entre le bon et le mauvais.
Bu anlamda erdem ruhun özgürlüğüdür ya da ruhsal özgürlüktür.Ces choix sont ce qui constitue la liberté de l'âme.
Buna göre kişiler daima ve her tür araçla kamusal hayatın ruhuna katkıda bulunurlar.En tout temps et en tout lieu l'homme semble avoir fait usage de drogues.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.Non point dans son âme, mais dans sa geôle.
2. sezonda ölen Sam'i geri getirmesi karşılığında ruhunu şeytana satar.Pour le supplanter, il vend son âme au diable.
3 dilekte yerine getirilmiştir ve Olgierd'ın borcunu ödemesi gerekmektedir, yani ruhunu Gaunter'a vermelidir.Il avance ainsi qu'Olgierd doit maintenant respecter sa part du contrat et lui céder son âme.
20 Onları eğitmek için iyi Ruhun'u verdin.Ah, dis-moi donc comme t'as un beau casque 20.
Posesyon, bir ruhun, bir bedenle ilişki halinde olması, onu bir süreliğine hakimiyeti altına almasıdır.Le moindre contact avec ce qui hante cette ville peut corrompre une âme à jamais.
Şu adam ruhunu şeytana sattı.Ese hombre le vendió el alma al diablo.
Senin ruhun benimdir.Tu alma es mía.
Ruhunu sattı.Él vendió su alma.
Tanrım, Gemi Kaptanı Vigmund'un ruhuna yardım etsin.Que Dios ayude el alma de Vigmund, el capitán de barco.
Sezon altının sonunda Spike, ruhunu geri alır.Al final de la sexta temporada, Spike recupera su alma.
İnsandaki bu ateş, onun ruhunu meydana getirir.El fuego, pues, probará la obra de cada uno.
Mesela, ikilinin birlikte geçirdiği tutkulu gece, vampirin ruhunu kaybetmesine sebep oldu.Por ejemplo, su noche de pasión le costó al vampiro su alma.
Doğu bu sanatın dış formunu kabul etse de ruhunu gerçekte asla asimile etmedi.Aunque el este aceptó estas influencias artísticas de forma externa, nunca asimiló realmente su espíritu.
Ner’zhul onların ruhunu kendi içinde hissedebiliyordu.Ner'zhul podía sentir sus espíritus individuales como si fueran parte de él mismo.
Batman e önce bedenini sonra ruhunu kıracağım der.A no ser que primero quiebres su espíritu.
Angel, "Surprise"da ruhunu kaybedene kadar.Rojas: Antes de que el corazón se pierda.
Bundaki amaç ruhun özgür olması idi.Su personalidad era la de un espíritu libre.
Bu ruhun dünyanın yaratılmasından beri var olduğuna inanılır.A partir de ese centro se creía que se había realizado la creación del mundo.
Tanrı ve Tanrı'nın annesi ruhunu korusun, onu Işık ve cenneti ile ödüllendirsin.”Que Dios y la Madre de Dios guarden su espíritu y alma; le concedan luz y Paraíso.
Birtakım testleri geçtikten sonra iblis, Spike'a ruhunu geri verir.Después de que Spike pasa una serie de pruebas brutales, el demonio restaura su alma.
Ruhunu bir insan bedenine aktarmak için yine Andy'nin peşindedir.Transfiere el alma del usuario al cuerpo de otra persona.
İnsan ruhunu kaçırabilirler.Se puede manipular el alma humana.
Fred, Angel ve Cordelia onun ruhunu geri almasına yardım ederler.Amigo de Sam, él y Sock le ayudan a capturar las almas.
Bu ek, Kadı Seyfullah Efendi’nin vefat eden hanımı ruhuna yaptırılmıştır.La asesina, esposa del difunto, ha confesado.
Kendi ruhunun yaratıcısıdır.El escultor de su alma.
Bu nedenle, cüppelerinizin üzerine değil, ruhunuzda onun tasvirini taşıyın.No mastica su alimento, en su lugar lo traga entero.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod