Ana içeriğe geç
Sözlük

ruhun ile cümle

ruhun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Tanrının tapınağı olduğunuzu, Tanrının Ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz?Разве не знаете, что вы храм Божий, и Дух Божий живет в вас?
Tanrının tapınağı olduğunuzu, Tanrının Ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz?Хиба не знаєте, що ви храм Божий, і Дух Божий живе в вас ?
Tanrının tapınağı olduğunuzu, Tanrının Ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz?הלא ידעתם כי היכל אלהים אתם ורוח אלהים שכן בקרבכם׃
Tanrının tapınağı olduğunuzu, Tanrının Ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz?أما تعلمون انكم هيكل الله وروح الله يسكن فيكم.
Tanrının tapınağı olduğunuzu, Tanrının Ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz?豈 不 知 你 們 是 神 的 殿 、 神 的 靈 住 在 你 們 裡 頭 麼
Tanrının tapınağı olduğunuzu, Tanrının Ruhunun sizde yaşadığını bilmiyor musunuz?豈 不 知 你 們是 神 的 殿 、 神 的 靈住在 你 們裡頭麼
TED ruhuna uygun bir şekilde, ve sizler için birkaç slayt hazırladım.A la TED zeg maar. Dus bracht ik wat dia's mee.
TED ruhuna uygun bir şekilde, ve sizler için birkaç slayt hazırladım.이곳에서 발표하고자, 약간의 슬라이드를 준비했습니다.
TED ruhuna uygun bir şekilde, ve sizler için birkaç slayt hazırladım.וברוח TED, והצלחתי להכין עבורכם כמה שקופיות.
TED ruhuna uygun bir şekilde, ve sizler için birkaç slayt hazırladım.و من محيا أجواء تيد، أعددت لكم بعض شرائح العرض هنا
TED ruhuna uygun bir şekilde, ve sizler için birkaç slayt hazırladım.皆さんにまわして見て頂こうと思ってー
Tüm ruhunuzu, tüm varlığınızı yaptığınız şeye adamanızdır.Det betyder, at man lægger hele sin sjæl, hele sin tilværelse i det, man laver.
Tüm ruhunuzu, tüm varlığınızı yaptığınız şeye adamanızdır.Znamená opravdu se do něčeho položit a zcela se tomu věnovat.
Tüm ruhunuzu, tüm varlığınızı yaptığınız şeye adamanızdır.Znamená skutočne sa do niečoho vložiť a úplne sa tomu odovzdať.
Tüm ruhunuzu, tüm varlığınızı yaptığınız şeye adamanızdır.Воно означає "вкладати душу",
Tüm ruhunuzu, tüm varlığınızı yaptığınız şeye adamanızdır.Оно означает "вкладывать свою душу, полностью отдаваться своему занятию", будь это хобби или работа.
Unutma, ruhun bir kadının ruhu ve kadınlarla birlikte olmak zorunda.- Co? - Bij brawo!
Unutma, ruhun bir kadının ruhu ve kadınlarla birlikte olmak zorunda.- Kjat? - Ploskaj!
Unutma, ruhun bir kadının ruhu ve kadınlarla birlikte olmak zorunda. -Ne?Запомни, че душата ти е на жена, и трябва да е с жените.
Unutma, ruhun bir kadının ruhu ve kadınlarla birlikte olmak zorunda.Pamatuj si, že máš duši ženy a ta musí stát při ženách.
Unutma, ruhun bir kadının ruhu ve kadınlarla birlikte olmak zorunda.Να θυμάσαι, η ψυχή σου είναι γυναικεία και πρέπει να είναι με τις γυναίκες.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Cam acesta este spiritul a ceea ce facem noi.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Ebben a szellemben munkálkodunk.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.E questo è più o meno lo spirito della nostra attività.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Ese es el típo de espíritu de lo que venimos haciendo.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Et en gros c'est ça l'esprit qui anime ce que nous faisons.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.In die geest handelen we ook.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.우리가 일에 임하는 정신이라고 할 수 있습니다.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Und das ist so ungefähr die Einstellung von dem, was wir tun.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Và đó là tinh thần của những gì chúng tôi đang làm.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.V podobném duchu se nese naše práce.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.W tym duchu zawsze pracowaliśmy.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.И това е общо взето духа на всичко, което правим ние.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.Это примерно дух того, что мы здесь делаем.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.וזו רוח הדברים של מה שאנו עושים.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.و هذا كان، نوعاً ما، روح ما كنا نفعله في مختبر الدفع النفاث.
Ve bu da Yaptığımız işin ruhunun ne çeşit bir şey olduğudur.同僚のラルフ・エマーソンが
Ve bu kare yıldızların ruhuna uymuyor.A to nevypadá, že by to dodržovalo podstatu mocninných hvězd.
Ve bu kare yıldızların ruhuna uymuyor.あなたはスクエア星をより厳密に定義すべきでした.
Ve düşen her damla yağmur seni büyütecek... ...ruhunu besleyecek, toprakla.И каждая капля дождя будет продолжать твой рост, давая тебе почву под ногами.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.A jeśli to prawda, to Bóg musi też znać radość i zachwyt duszy człowieka.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.A pokud toto je pravda, pak musí také platit, že Bůh zná radost a veselí, které prožívají lidské bytosti.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.En als dat zo is, moet het ook zo zijn dat God de vreugde en verrukking kent van de menselijke geest.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Et si c'est vrai, ce Dieu doit également bien connaitre la joie et l'exaltation de l'esprit humain.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Iar dacă asta este adevărat, înseamnă că Dumnezeu cunoaște și bucuria și exaltarea spiritului uman.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.만약 이게 사실이라면, 하나님이 인간 정신의 기쁨과 행복을 안다는 것 또한 반드시 사실일것입니다.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Und wenn das stimmt, dann muss Gott ebenso die Freude und Begeisterung des menschlichen Geistes kennen.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Và nếu điều này là sự thật, Chúa cũng phải biết đến niềm vui và sự tán dương của tinh thần con người.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Y si esto es verdad, también debe ser que Dios conozca la dicha y la exaltación del espíritu humano, también.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Και αν αυτό ισχύει, ο Θεός πρέπει να βιώνει την χαρά και την αγαλλίαση του ανθρώπινου πνεύματος.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.Если это действительно так, то Богу должны быть известны и радость, и ликование человеческой души тоже.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.И ако това е вярно, то Бог трябва да познава и радостта и въодушевлението на човешкия дух, също така.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.ואם זאת האמת, אז מן ההכרח שאלוהים יודע את האושר וההתעלות של נפש האדם גם כן.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.وإذا كان هذا صحيحاً, فلابد أن الرب يعلم أيضاً البهجة والفرحة الخاصتين بالروح البشرية أيضاً.
Ve eğer bu doğruysa, yine aynı Tanrı insan ruhundaki neşe ve coşkuyu da biliyor olmalı.できるに違いありません
Ve sonra kocam, Tanrı ruhunu! 'A, neşeli bir adamdı çocuk aldı:ואז בעלי - אלוהים יהיה עם הנשמה שלו! "היה איש שמח, - לקח את הילד:
Ve sonra kocam, Tanrı ruhunu! 'A, neşeli bir adamdı çocuk aldı:ثم زوجي -- الله يكون مع روحه! "وكان رجل مرح ، -- تناول الطفل :
Ve sonra kocam, Tanrı ruhunu! 'A, neşeli bir adamdı çocuk aldı:"いや、"は、なたの顔に彼、"ドーストなたの秋を〜と言った?汝はより機知になた後方なたの秋;
Ve sonra kocam, Tanrı ruhunu!A pak můj manžel, - Bůh s jeho duši!
Ve sonra kocam, Tanrı ruhunu!A potom môj manžel, - Boh s jeho dušu!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ruhun ile cümle - Sayfa 44 - ruhun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App