Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jag kallade det för sammanbrott, min terapeut ser det som ett andligt uppvaknande.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.J'ai appelé ça une dépression, ma psychothérapeute appelle ça un éveil spirituel.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ja nazwałam to załamaniem, moja terapeutka określa to duchowym przebudzeniem.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Ja som to nazvala zrútenie, moja psychologička to nazvala duchovné prebudenie.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Já to nazvala kolapsem, můj terapeut duchovním probuzením.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jaz ga imenujem živčni zlom; moja terapevtka to imenuje duhovno prebujenje.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Jeg kalder det et sammenbrud; min terapeut kalder det en åndelig opvågnen.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.저는 신경쇄약이라고 그랬지만 제 심리치료사는 '정신적인 각성'이라고 불렀죠.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Saya anggap ini stres, terapis saya menyebutnya sebagai kebangkitan spiritual.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Terapeuttini kutsuu sitä "henkiseksi heräämiseksi".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Tôi gọi nó là suy sụp, nhà vật lý trị liệu của tôi gọi đó là sự thức tỉnh về mặt nhận thức.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Εγώ το αποκάλεσα κατάρρευση, η θεραπεύτρια μου το αποκαλεί πνευματική αφύπνιση.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Наричам го срив, моят терапевт го нарича духовно пробуждане.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала це кризою, а мій психотерапевт називає це духовним пробудженням.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.Я назвала это кризисом, а мой психотерапевт называет это духовным пробуждением.
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.אני קוראת לזה התמוטטות, המטפלת שלי קוראת לזה "התעוררות רוחנית".
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.سميتها فشل ، طبيبي سماها صحوة روحية .
Ben sinirsel çöküş dedim, terapistim ruhani bir aydınlanma dedi.開眼は挫折より響きがよいものですが
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.많은 사람들이 영적인 부족, 교회 부족에 익숙합니다.
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.Le persone hanno sempre avuto una tribù spirituale, ecclesiastica, lavorativa, comunitaria.
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.שבט של העבודה,
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.كثير من الناس شكلوا قبائل روحية او قبائل دينية
Bir çok insan ruhani veya kiliselere bağlı kabilelere alışık.職場の部族
Birçok sebeple -- ekolojik, sosyal, ekonomik ve belki hatta ruhani sebeple - bu muazzam bir proje.그리고 전 많은 이유로 - 생태학적, 사회적, 경제적 그리고 심지어는 영적인 이유로 - 이것이 거대한 프로젝트이고
Birçok sebeple -- ekolojik, sosyal, ekonomik ve belki hatta ruhani sebeple - bu muazzam bir proje.כדי לתגבר את המינים הנכחדים שבטבע. ואני חושבת שמסיבות רבות - אקולוגיות, חברתיות ואולי אפילו רוחניות -
Birçok sebeple -- ekolojik, sosyal, ekonomik ve belki hatta ruhani sebeple - bu muazzam bir proje.وهكذا، وأعتقد لأسباب عديدة -- الايكولوجية والاجتماعية والاقتصادية وربما الروحية -- لقد كان هذا المشروع الكبير
Birçok sebeple -- ekolojik, sosyal, ekonomik ve belki hatta ruhani sebeple - bu muazzam bir proje.生態系、社会、経済、そしておそらく人間の魂にも このプロジェクトはすばらしい効果がありました 私や私の生徒達だけでなく
Bir diğeri de gelip 'Ben ruhani bir insanım' diyor."Soy una persona espiritual" y yo digo:
Bir diğeri de gelip 'Ben ruhani bir insanım' diyor."Аз съм духовен човек". Сигурен съм, че сте чували тая глупост.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Că au un fel de suflet inferior,
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Chúng chỉ có một loại sinh vật cấp thấp.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Ils ont juste une sorte de conscience de bas niveau.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.그들은 낮은 수준의 영혼을 가졌을 뿐입니다.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Mají pouze druh velmi nizké úrovně duše.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Mereka hanya memiliki jiwa tingkat rendah.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Niillä on vain matalan tason sielu.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Rastliny majú iba veľmi nízkoúrovňovú dušu.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Rendkívül alacsonyrendű lelkük van.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Sie haben nur eine Art sehr niedrig entwickelte Seele.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Têm apenas um tipo de alma num nível muito baixo.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Tienen una especie de alma de muy bajo nivel.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Ze hebben enkel een soort ziel van een heel laag niveau.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Że mają tylko podstawową duszę.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Έχουν απλά ένα είδος ψυχής πολύ χαμηλού επιπέδου.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Они наделены всего лишь очень низкоразвитой душой.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.Те имат само нещо като душа на много ниско ниво.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.יש להם פשוט איזו נפש נחותה מאד.
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.وهي تملك نوع متدني جداً من الروح
Bitkiler sadece bir tür çok düşük-düzeyli ruha sahiptir.植物魂と言いますが
Böyle konuşan biri ruhanilikle neyi kastediyor?Винаги ги питайте какво имат предвид под "духовност"? Когато някой ми каже:
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Có lẽ vài trong số những trại thái này có thể được diễn tả một cách hợp lý là bí ẩn và thuộc tâm linh.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Ehkä joitakin näistä tiloista voidaan kutsua mystisiksi tai spirituaalisiksi.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Forse alcuni di questi stati possono essere propriamente chiamati mistici o spirituali.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.아마 그런 상태들은 신비로운 것이라 거나 영적인 것이라고 부를 수가 있을것입니다.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Możliwe że niektóre z tych stanów świadomości mogą być nazywane mistycznymi lub duchowymi.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Možno niektoré z týchto stavov je možné náležite nazvať mystické alebo duchovné.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Některé z těchto stavů lze snad příhodně nazvat jako mystické nebo duchovní.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Peut-être que certains de ces états peuvent être à juste titre, appelés mystiques ou spirituels.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Poate că unele dintre aceste stări pot fi denumite mistice sau spirituale.
Bu durumların bazıları belki de isabetli bir şekilde mistik veya ruhani olarak adlandırılıyor.Quizá alguno de esos estados pueden ser llamados, con propiedad, místicos o espirituales.