Ana içeriğe geç
Sözlük

ruha ile cümle

ruha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Jak by mohlo duchovno něčím pohnout?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Jak duchowość mogłaby tu cokolwiek poruszyć?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?정신이 어떻게 행동을 유발합니까?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Miten henkisyys voisi liikuttaa mitään?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Tâm linh làm sao có thể làm chuyển dời thứ gì đó?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Wie könnte Spiritualität etwas bewegen?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Πώς θα μπορούσε η πνευματικότητα να κινήσει οτιδήποτε;
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Как може духовността да помръдне нещо?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Как может нематериальное влиять на материальный мир?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?Як нематеріальне може вплинути на матеріальне?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?כיצד יכולה הרוחניות להניע משהו?
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?كيف للروحية أن تحرك أي شيء؟
Ruhaniyet nasıl bir şeyi etkileyebilir?誰かがこう言うたびに 「見せようか?」と聞きたくなります
Ruhsal dünyanın bir parçasıdır. Ruha aittir, ve ruh fiziksel dünyanın bir parçası değildir.Det är en del av den andliga världen och tillhör själen och själen är inte en del av den fysiska världen.
Sanskritçe de ruhani bir ibadet anlamını taşıyan "Bhakti" ismini kullanmamız gibi.바크티(Bhakti)라고 짓습니다.
Sanskritçe de ruhani bir ibadet anlamını taşıyan "Bhakti" ismini kullanmamız gibi.שפירושו בסנסקריט "עבודה רוחנית".
Sanskritçe de ruhani bir ibadet anlamını taşıyan "Bhakti" ismini kullanmamız gibi.والتي تعني في السنسكريتية، العبادة الروحية.
Sanskritçe de ruhani bir ibadet anlamını taşıyan "Bhakti" ismini kullanmamız gibi.しかし いつの時代も イスラム教徒の中には
"Şehir Klübü" gibi isimlerle. Onların ruhani evleri Miami ve Washington.Ich duchowymi domami jest Miami i Waszyngton
"Şehir Klübü" gibi isimlerle. Onların ruhani evleri Miami ve Washington.Rumah spiritual mereka adalah Miami dan Washington
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.A aj, nyní já sevřín jsa duchem, beru se do Jeruzaléma, nevěda, co mi se v něm má státi,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Agora, eis que eu, constrangido no meu espírito, vou a Jerusalém, não sabendo o que ali acontecerá,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum."Ahora, he aquí yo voy a Jerusalén con el espíritu encadenado, sin saber lo que me ha de acontecer allí
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.A oto teraz ja będąc związany duchem, idę do Jeruzalemu, nie wiedząc co tam na mię przyjść ma.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.A teraz, hľa, ja, zaviazaný duchom, idem do Jeruzalema nevediac, čo sa mi v ňom prihodí,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Ed ecco ora, avvinto dallo Spirito, io vado a Gerusalemme senza sapere ciò che là mi accadrà
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.És most ímé én a Lélektõl kényszerítve megyek Jeruzsálembe, nem tudván, mik következnek ott én reám.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Et maintenant voici, lié par l`Esprit, je vais à Jérusalem, ne sachant pas ce qui m`y arrivera;
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.In sedaj, glejte, zvezan v duhu, grem v Jeruzalem, ne vedoč, kaj se mi tam prigodi,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Ja nyt, katso, minä matkustan, sidottuna hengessä, Jerusalemiin, enkä tiedä, mikä minua siellä kohtaa.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.보라 이제 나는 심령에 매임을 받아 예루살렘으로 가는데 저기서 무슨 일을 만날는지 알지 못하노라
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Och se, bunden i anden begiver jag mig nu till Jerusalem, utan att veta vad där skall vederfaras mig;
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Og nu se, bunden af Ånden drager jeg til Jerusalem uden at vide, hvad der skal møde mig,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Og nu se, bundet av Ånden drar jeg til Jerusalem, og vet ikke hvad som skal møte mig der,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Şi acum, iată că, împins de duhul, mă duc la Ierusalim, fără să ştiu ce mi se va întîmpla acolo.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.Und nun siehe, ich, im Geiste gebunden, fahre hin gen Jerusalem, weiß nicht, was mir daselbst begegnen wird,
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.И вот, ныне я, по влечению Духа, иду в Иерусалим, не зная, что там встретится со мною;
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.І ось я, звязаний духом, ійду в Єрусалим, не знаючи, що в йому приключить ся мені.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.ועתה הנני אסיר הרוח ללכת ירושלים ואינני יודע מה יקרני שם׃
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.‎والآن ها انا اذهب الى اورشليم مقيدا بالروح لا اعلم ماذا يصادفني هناك‎.
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.現 在 我 往 耶 路 撒 冷 去 、 心 甚 迫 切 、 〔 原 文 作 心 被 捆 綁 〕 不 知 道 在 那 裡 要 遇 見 甚 麼 事
‹‹Şimdi de Ruha boyun eğerek Yeruşalime gidiyorum. Orada başıma neler geleceğini bilmiyorum.現 在 我 往 耶路撒冷 去 、 心 甚 迫切 、 〔 原文 作心 被捆綁 〕 不 知道 在 那 裡 要 遇見 甚 麼事
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.À chaque fois que quelqu'un me dit ça, je me dis, tu veux voir la spiritualité faire bouger quelque chose ?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.A kedykoľvek mi niekto povie toto, napadne mi - chceš vidieť, ako duchovno urobí zmenu?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Cada vez que alguien les diga eso, pienso, ¿quieren ver a la espiritualidad mover algo?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.De fiecare dată când aud asta, îmi zic, vrei să vezi cum ceva imaterial mișcă ceva?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Ha valaki ezt mondja, azt gondolom, akarod látni a tudatot, ahogy elmozdít valamit?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Kdykoli mi tohle někdo řekne, říkám si: "Chcete vidět, jak duchovno něčím hýbe?"
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Kiedy tak mówią, myślę: "Chcesz zobaczyć jak dusza coś poruszy?"
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.누군가가 그런 말을 하면 제가 증명해 보입니다.
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Kun tällaista kerrotaan, haluatte varmaan nähdä henkisyyden liikuttavan jotakin?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.När någon säger det till mig så tänker jag, "Vill du se hur andlighet flyttar på något?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Og, lige så snart nogen siger mig det, tænker jeg, vil du se spiritualitet flytte noget?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Ora, ogni volta che qualcuno me lo dice, penso: vuoi vedere la spiritualità muovere qualcosa?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Sempre que alguém me diz isto, eu respondo: "Quer ver a espiritualidade a mover uma coisa?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Telkens iemand me dat zegt, antwoord ik: "Wil je spiritualiteit iets zien verplaatsen?"
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Wenn mir jemand das erzählt, dann denke ich, du willst sehen, wie Spiritualität etwas bewegt?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Όποτε κάποιος μου το λέει αυτό, σκέφτομαι, θέλεις να δείς την πνευματικότητα να κινεί κάτι;
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Когато някой ми каже това си мисля - искаш да видиш как духовността движи нещо?
Şimdi, ne zaman biri bunu söylese, ruhaniyetin bir şeyi değiştirmesini görmek istiyorlar diye düşünüyorum.Когда мне так говорят, я думаю: "Вы не верите в это?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod