rol ile cümle
rol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Favori rol-yapma oyununuz hangisidir?What's your favorite role-playing game?
Favori Rolling Stone albümünüz nedir?What's your favorite Rolling Stones album?
Aktris rolünü öğreniyor.The actress is learning her part.
Sorular ve cevaplar etkileşimde büyük bir rol oynarlar.Questions and answers play an enormous role in interaction.
Şans hayatta önemli bir rol oynar.Luck plays an important part in life.
Palyaço onun en çok hatırlanan rolüdür.The clown it's his most remembered role.
Ölü rolü yap böylece öldürülmezsin!Play dead so you don't get killed!
Motor rölantideyken durdu.The engine stopped while it was idling.
Bay Burns'le mi yoksa Bay Roland'la mı aynı fikirdesin?Do you agree with Mr. Burns or do you agree with Mr. Roland?
Kimle aynı fikirdesin, Bay Burns mü yoksa Bay Roland mı?Who do you agree with, Mr. Burns or Mr. Roland?
Facebook, Arap Baharı'nda önemli bir rol oynadı mı?Did Facebook play a major role in the Arab Spring?
Tom bir rock and roll yıldızı.Tom is a rock and roll star.
Rolünü kabul etmen gerek.You need to accept your role.
Bu önemli rol.This is the important part.
Rolünü kabul etmelisin.You must accept your role.
Rolünü kabul etmek zorundasın.You have to accept your role.
Biz sadece rol yapıyoruz.We're just pretending.
Çin'in aktif bir rol oynayacağını düşünüyorum.I think that China will play an active role.
Sen hiç bu eserde rol aldın mı?Have you ever taken part in this work?
Tom rock'n roll oynamada oldukça iyidir.Tom is pretty good at playing rockabilly.
Hamlet'in rolünü oyna.Play the role of Hamlet.
Tom'un rolü nedir?What's Tom's role?
Rolodeksimi kontrol edeyim.Let me check my Rolodex.
Bana aptal rolü yapma. Seni tanıyorum.Don't play dumb. I know you.
Aktör duygu ile rol oynadı.The actor played the part with feeling.
O, harekette önemli bir rol oynadı.He played a key role in the movement.
O, harekette kilit bir rol oynadı.He played a key role in the movement.
Ben senin rol yapma şeklini beğenmiyorum.I don't like the way you're acting.
Tom kötü bir rol model.Tom is a bad role model.
Japon dünyada barışın desteklenmesinde önemli bir rol oynar.Japanese plays an important role in promoting peace in the world.
Japon dili dünyada barışı teşvik etmede önemli bir rol oynar.The Japanese language plays an important role in promoting peace in the world.
Japon dili dünya barışının teşvik etmede önemli bir rol oynar.The Japanese language plays an important role in promoting world peace.
Japonlar dünya barışını teşvik etmede önemli bir rol oynamaktadır.Japanese plays an important role in promoting world peace.
Tom işi rölantiye aldı.Tom took his time.
Tom geleneksel cinsiyet rollerine inanır.Tom believes in traditional gender roles.
Bu makine rölantide.This machine is idling.
Tom Hamlet rolünü oynadı.Tom played the part of Hamlet.
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.You are entirely correct; habits play a very large role in people's lives.
Tom'a bir korku filminde baş rol önerildi.Tom was offered a leading role in a horror movie.
Tom rolünü çok iyi oynadı.Tom played his part very well.
Glauke'nin rolü nedir?What's Glauke's role?
O önemli, neredeyse kilit rol oynamaktadır.He plays an important, almost pivotal, role.
İyi bir rol modelisin, Tom.You're a good role model, Tom.
Tom'un iyi rol modelleri var.Tom has had good role models.
Tom'un erkek rol modeline ihtiyacı var.Tom needs a male role model.
Provadan önce bir kez daha rolüne göz at.Run over your part again before the rehearsal.
Rol yapma oyunlarıyla zerre kadar ilgilenmiyorum.I'm not the least bit interested in role-playing games.
Böyle rolleri sevmeye başlıyorum.I'm starting to like such roles.
Televizyon ve gazeteler tamamlayıcı rol oynuyorlar.Television and newspapers play complementary roles.
Spor onun hayatında önemli bir rol oynar.Sport plays an important role in his life.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
Rolü kaptın.You got the part.
Tom sahnede rol yapmaya hazır olduğundan emin değil.Tom isn't sure he's ready to perform on stage.
Yeni bir yardımcı dile ihtiyacımız yok, İngilizce zaten o rolü yerine getiriyor.We do not need a new auxiliary language, the English language already fulfills that role.
Rock and roll sever misin?Do you like rock and roll?
Filmde bir rol istiyor musun?Do you want a part in the film?
Tom, beyin fırtınası toplantısında şeytanın avukatı rolünü oynadı.Tom played the role of devil's advocate at the brainstorming meeting.
Din, Ortaçağ'da önemli bir rol oynamıştır.Religion played an important role during the Middle Ages.
Ben bir rol model olmak istiyorum.I want to be a role model.
Tom ikinci derecede rolü oynamak istemedi.Tom didn't want to play second fiddle.