Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Ritzaus Bureau NITF version (RBNITF DTD)
Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Ritzaus Bureau NITF- version (RBNITF DTD)
Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Ritzaus Bureau NITF вариант (RBNITF DTD)
Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Ritzaus Bureau versión NITF (RBNITF DTD)
Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Ritzaus Bureau έκδοση NITF (RBNITF DTD)
Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Versione NITF del Ritzaus Bureau (RBNITF DTD)
Ritzaus Bureau NITF sürümü (RBNITF DTD)Версія NITF від Ritzaus Bureau (RBNITF DTD)
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.A Ritzben alszik, de a Cambon utcában lakik, a műtermek alatt, közel a divatszalonjaihoz.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Cпи в Риц, но живее в апартамента си, на улица Камбон под работилниците си и близо до своите шивачи.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Dorme al Ritz, ma vive nel suo appartamento di rue Cambon, sotto agli atelier, vicino alle sarte.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Hun sover på Ritz men lever i sin lejlighed på rue Cambon, nedenunder sine atelierer og tæt ved sine systuer.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Spala je v Ritzu, a živela v stanovanju na Cambon, pod ateljeji v bližini modnih oblikovalcev.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Spí v Ritzu, ale žije ve svém bytě na rue Cambon, pod ateliéry a v blízkosti svých krejčovských mistrů.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Вона спала в "Рітц", але жила у своїй квартирі на рю Камбон, розташованій під ательє, де працювали її кравці.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan, Cambon sokağındaki dairesinde yaşıyordu.Она ночевала в отеле Ритц, но жила на улице Камбон в квартире над ателье, где работали ее портнихи.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan,밤에는 리츠 호텔에서 잠들었지만, 낮에는 깡봉가의 아파트에 머물렀습니다.
Ritz'de uyuyor ama atölyelerinin altında ve terzilerine yakın olan,ورقدت بفندق ريتز لكنها تعيش في شقتها بشارع كومبو
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Cet appareil ne mesure pas seulement le rythme cardiaque, comme vous l'avez déjà vu, mais va bien au-delà.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Dit apparaatje meet mijn hartritme, zoals u al zag, maar het doet nog veel meer.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Éste es un aparato que no sólo mide el ritmo cardíaco, como ya se vio, sino que va más allá.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.É um aparelho que mede o meu ritmo cardíaco, conforme já viram, mas também faz muito mais coisas.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Ez az eszköz nem csak a szívritmust méri, mint láthattátok, hanem ezen messze túlmegy.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.이미 보셨던 것 처럼 이 장치는 심장 박동을 측정하는 것 뿐만 아니라 그걸 넘어서는 것들도 할 수 있습니다.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Questo sensore non rileva solo la frequenza cardiaca, come avete già visto, ma va ben oltre.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.To urządzenie nie tylko mierzy tętno, tak jak już widzieliście, ale ma znacznie więcej możliwości.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Това е устройство, което не само измерва сърдечния ритъм, както вече видяхте, но стига и доста по-далеч.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.Это прибор не только даёт ЭКГ, что вы уже видели, но и идёт намного дальше.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.זה מכשיר שלא רק מודד קצב לב, כמו שכבר ראיתם, אלא הרבה מעבר לזה.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.هذا الجهاز لا يقتصر على قياس إيقاع القلب، كما تشاهدون، و لكنه يذهب أبعد من ذلك.
Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor.それはもうご覧いただきましたね それ以上のことができます これは私のデータです 心電図が見えますね
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Beh, ci stai descrivendo un rituale classico".
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Det du beskriver är en klassisk ritual."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Egy klasszikus szertartásra bukkantál!"
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Eh bien, vous décrivez un rituel classique."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Ei bine tu descrii un ritual clasic."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Estás a descrever um ritual clássico."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Jamen, du beskriver et klassisk ritual."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun."'Je beschrijft een klassiek ritueel.'
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Kau menggambarkan ritual klasik."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""흠, 자네는 전통적인 의식을 설명하고 있군"이라고 말했습니다
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Lo que describes es un rito clásico".
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""No to ale popisuješ klasický rituál."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Ồ anh đang mô tả lại một nghi lễ kinh điển."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Opisujesz klasyczny rytuał".
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Λοιπόν αυτό που περιγράφεις είναι μία κλασσική τελετή."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Ну, ты описываешь классический ритуал".
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""Ти просто ни описваш един класически ритуал."
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun."שאני מתאר הליך טקסי קלאסי.
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun.""أنت تصف أحد الطقوس التقليدية".
"Sen bildiğimiz klasik bir ritüelden bahsediyorsun."彼らによると 儀式とは
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.세르게이 루퍼쉰, 마크 물러, 그리고 로빈 리츠입니다.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Markus Hehn, Sergei Lupashin, Mark Muller in Robin Ritz. Bodite pozorni nanje.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Markus Hehn, Sergei Lupashin Mark Muller 同 Robin Ritz
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller and Robin Ritz.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller dan Robin Ritz.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller en Robin Ritz.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller e Robin Ritz.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller és Robin Ritz.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller et Robin Ritz.
Sergei Lupashin, Mark Muller ve Robin Ritz.Sergei Lupashin, Mark Muller i Robin Ritz.