risk ile cümle
risk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Neden olarak da, risk-fayda oranının bu vakalar için düşük olmasını gösterir.Selle tõttu on nad tihti vaidluse all, et kas tehnika on väärt nii väikest energiasäästu.
Bununla beraber bir çok karar vericiler riski nötr olarak ele almaz.Siiski esinevad paljud juhud lastel, kellel riskitegurid puuduvad.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.이러한 10가지 항목을 충족한다면 전 세계적 유행병의 위험을 줄일 수 있다고 믿습니다.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.Credem că dacă reușim să acoperim aceste 10 breșe, avem șanse mari în a reduce riscul unei epidemii.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.Dlatego wierzymy, że gdy uzupełnimy tych 10 brakujących miejsc, to będziemy mogli zmniejszyć ryzyko epidemii.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.אנו מאמינים שאם נוכל למלא את 10 הפערים האלה, יש לנו סיכוי לצמצם באמת את הסיכון למגפה.
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.و نعتقد أننا اذا عالجنا هذه العشر فجوات , ستكون لدينا فرصة حقيقية للمساعدة في خفض مخاطرة الوباء .
10 tane böyle boşluğu doldurursak, pandemik riskini azaltmaya gerçekten yardımcı olacağımıza inanıyoruz.パンデミックのリスクを激減することができるかもしれない 普通の季節性インフルエンザとパンデミックの違いは
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.130) Együttes fellépés kockázatértékelési jelentés, 2000.
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.130) Sprawozdanie za 2000 r. z oceny ryzyka przeprowadzonej w ramach wspólnego działania.
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.130) Zpráva společné akce o hodnocení rizik z roku 2000.
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.130) Έκθεση αξιολόγησης κινδύνου στο piλαίσιο της κοινής δράσης του 2000.
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.130) Съвместен доклад за оценка на риска 2000.131) Информация от системата за ранно предупреждение EWS.
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.Poljsko, Portugalsko, Slovenijo, Slovaško, Švedsko).
130) Ortak eylem risk değerlendirme 2000 raporu.) Rapport om den gemensamma åtgärden om riskbedömning 2000.)
1.Adım — Tehlikelerin ve risk altındakilerin belirlenmesi1. lépés – A veszélyek és a kockázatnak kitett személyek azonosítása
1.Adım — Tehlikelerin ve risk altındakilerin belirlenmesi2. krok – vyhodnocení rizik a jejich seřazení podle priorit
1.Adım — Tehlikelerin ve risk altındakilerin belirlenmesi) beachtet werden sollten, lassen sich in mehrere Schritte unterteilen.
1.Adım — Tehlikelerin ve risk altındakilerin belirlenmesiIdentificarea surselor posibile de vătămare la locul de muncă şi a lucrătorilor care pot fi expuşi.
1.Adım — Tehlikelerin ve risk altındakilerin belirlenmesi) in het oog moeten worden gehouden, kunnen in een aantal stappen worden onderverdeeld.
1.Adım — Tehlikelerin ve risk altındakilerin belirlenmesi) podem ser divididos em cinco etapas.
2010 New York'unda o kadar da değil. Risk algısında birçok önyargı vardır.Hiện có vài thành kiến trong nhận thức rủi ro
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmek2. korak – ocenjevanje in prednostno razvrščanje tveganj
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekDet vil være med til at få afdækket den bedste måde at håndtere risiciene på.
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekI EU:s ramdirektiv understryks den nyckelroll som riskbedömningar kan
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekUrčení vhodných opatření pro odstranění zjištěných rizik nebo pro jejich udržení pod kontrolou.
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekVaihe 3 – Päätökset ennalta ehkäisevistä toimenpiteistä
2.Adım — Riskleri öncelik sırasına koymak ve değerlendirmekZásadný význam, ktorý zohráva hodnotenie rizík, vymedzuje rámcová
(3) Yeni sentetik uyuşturucular konusunda bilgi alışverişi, riskI henhold til bestemmelserne i FN’s enkeltkonvention af 1961 angående
(3) Yeni sentetik uyuşturucular konusunda bilgi alışverişi, riskIm Einklang mit den Bestimmungen des Einheitsübereinkommens der
(3) Yeni sentetik uyuşturucular konusunda bilgi alışverişi, riskLa décision 2005/387/JAI du Conseil relative à l’échange
(3) Yeni sentetik uyuşturucular konusunda bilgi alışverişi, riskUusiin huumeisiin liittyvät toimet
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.65 év felett, az esélye, hogy Alzheimeres vagy Parkinsonos leszel, exponenciálisan nő.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.65세가 넘어가면서 알츠하이머 병이나 파킨슨 병에 걸릴 확률이 기하급수적으로 증가하기 때문이죠.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.Ab dem Alter von 65 Jahren steigt das Risiko an Alzheimer oder Parkinson zu erkranken exponentiell.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.lub Parkinsona wzrasta wykładniczo.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.Parkinsonin taudin saamiseen kasvaa eksponentiaalisesti.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.Ve věku nad 65 let se riziko, že dostanete Alzheimerovu či Parkinsonovy nemoci zvyšuje exponenciálně.
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.בגלל שמעל גיל 65, הסיכון שלך לחלות במחלת אלצהיימר או במחלת פרקינסון יגבר אקספוננציאלית
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.لان خطر الاصابه بمرض النسيان بعد عمر الـ 65 او سيزداد الشلل الاهتزازي أسيا
65 yaşın üzerinde, Alzheimer ya da Parkinson Hastalığı'na yakalanma riskiniz üstel olarak artıyor.パーキンソン病にかかるリスクが急上昇するからなのです 2050年までに、およそ3200万人が80歳以上となり
AB gıda güvenliği sisteminde risk değerlendirme risk yönetiminden bağımsız olarak gerçekleştirilmektedir.I EU’s fødevaresikkerhedssystem foretages risikovurderinger uafhængigt af risikostyringen.
AB gıda güvenliği sisteminde risk değerlendirme risk yönetiminden bağımsız olarak gerçekleştirilmektedir.I EU:s system för livsmedelssäkerhet hålls riskbedömning och riskhantering åtskilda från varandra.
Acı çekmenin, tutkunun kaçınılmaz bir parçası olduğunu ve risk alması... ...gerektiğini kabullenmişti.لقد تقبلت المعاناة عن مضض كخصم محتوم للحب العميق و كانت مستعدة لوضع مشاعرها بخطر
Açığa satış gerçekten çok riskli bir işlem.Teď jste v mínusu, mínus 30 dolarů, skutečně shortování je nejriskantnější věc, kterou můžete udělat.
Açığa satış gerçekten çok riskli bir işlem.なぜなら、もし株価が信じられないくらい高くなれば、もし$800にまで上昇したら、
Afganistan'da kızlar için kızlar için okula gitmenin hala riskli olduğu bir ülkede.여학생들을 위한 기숙 학교입니다. 여학생들이 학교로 가기에는 아직도 위험한 나라에서요.
Afganistan'da kızlar için kızlar için okula gitmenin hala riskli olduğu bir ülkede.עבור בנות באפגניסטן, ארץ שבה עדיין מסוכן לבנות ללמוד בבית הספר.
Afganistan'da kızlar için kızlar için okula gitmenin hala riskli olduğu bir ülkede.最初の また恐らく唯一の女子のための寄宿学校です とても嬉しいことに "SOLA"の学生たちは
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Acesta și-a riscat viața mergând la oamenii pe ale căror familii le-a omorât.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Arriesgó su vida al acercase a personas cuyas familias había asesinado.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Az életét kockáztatta, mikor meglátogatta azokat, akik családjait kiirtotta.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Đại tướng đã liều mạng của chính mình khi ông tới gặp những người có gia đình đã bị ông giết.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Dia mempertaruhkan hidupnya saat menuju orang-orang yang keluarganya telah dia bunuh.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Er riskierte sein Leben, als er auf die Menschen zuging, dessen Familien er ermordet hat.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Ha rischiato la vita andando a trovare le persone a cui aveva assassinato le famiglie.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Hij riskeerde zijn leven toen hij naar mensen toeliep wiens familie hij vermoord had.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Il a risqué sa vie en allant vers les gens dont il a tué les familles.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.그는 자신 때문에 가족을 잃은 사람들 앞에 설 때마다 죽음을 위협 받았습니다.
Ailelerini öldürdüğü insanlar arasında şimdi dolaşırken hayatının riske atıyor.Narażał życie i podchodził do ludzi, których rodziny mordował.