Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.사마리아인들이 예수께 와서 자기들과 함께 유하기를 청하니 거기서 이틀을 유하시매
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.Ko pridejo torej Samarijani k njemu, ga prosijo, naj ostane pri njih. In ostal je tam dva dni.
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.Toen zij bij Hem kwamen, vroegen zij of Hij bij hen bleef. Hij bleef nog twee dagen.
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.Vậy , các người Sa-ma-ri đã đến_cùng Ngài , xin Ngài vào trọ nơi mình ; Ngài bèn ở lại đó hai ngày .
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.Vậy, các người Sa-ma-ri đã đến cùng Ngài, xin Ngài vào trọ nơi mình; Ngài bèn ở lại đó hai ngày.
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.И още мнозина повярваха поради неговото учение;
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.И потому, когда пришли к Нему Самаряне, то просилиЕго побыть у них; и Он пробыл там два дня.
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.Як же прийшли до Него Самаряне, просили Його зістатись у них; і зіставсь там два днї.
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.ויהי כאשר באו אליו השמרנים וישאלו ממנו לשבת אתם וישב שם יומים׃
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.فلما جاء اليه السامريون سألوه ان يمكث عندهم. فمكث هناك يومين.
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.於 是 撒 瑪 利 亞 人 來 見 耶 穌 、 求 他 在 他 們 那 裡 住 下 . 他 便 在 那 裡 住 了 兩 天
Samiriyeliler Ona gelip yanlarında kalması için rica ettiler. O da orada iki gün kaldı.於是 撒瑪利 亞人 來見 耶穌 、 求 他 在 他們那裡 住下 . 他 便 在 那 裡 住 了 兩 天
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,Ale kiedy Sarah Jones poprosiła mnie o przyjście do TED-a, stwierdziłam, że no nie wiem, rozumiecie...
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,Dar când Sarah Jones m-a rugat frumos să vin la TED,
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,사라 존스가 저를 테드로 초대했을 때
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,Pero cuando Sarah Jones me pidio que por favor viniera a TED,
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,Но когда Сара Джонс попросила меня прийти на TED,
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,אבל כאשר שרה ג'ונס ביקשה ממני לבוא ל-TED,
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,لكن عندما طلبت مني ساره جونز الحضور إلي تيد.
Sarah Jones TED'e katılımım için rica ettiğinde,最初は分からないと答えました。 えっと、えっと
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Aku punya bantuan lain untuk diminta
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Am o alta rugaminte.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Anh muốn xin em một điều nữa.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Ho un altro favore da chiederti.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Ich muss dich nach einen Gefallen bitten.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Ik moet je voor een andere gunst vragen.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.JAg har en annan tjänst å be om.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.J'ai une autre faveur à te demander.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.부탁이 또 있는데
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Mam jeszcze jedną prośbę.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.Я хочу еще кое о чем тебя попросить.
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.عندي معروف آخر أطلبه منك
Senden başka bir iyilik daha rica edeceğim.これはマジメなお願いなんだ
Senden bir ricada bulunacağım.A mám na teba ešte jednu prosbu.
Senden bir ricada bulunacağım.Am o rugaminte.
Senden bir ricada bulunacağım.A také mám na tebe prosbu.
Senden bir ricada bulunacağım.Chị cũng có yêu cầu dành cho em
Senden bir ricada bulunacağım.Én is szeretnék kérni valamit tőled.
Senden bir ricada bulunacağım.Ho anche una cortesia da chiederti.
Senden bir ricada bulunacağım.Ich habe auch noch eine Bitte an dich.
Senden bir ricada bulunacağım.Jag har också något att begära av dig.
Senden bir ricada bulunacağım.J'ai aussi une requête.
Senden bir ricada bulunacağım. Ji Hoo!muzun gülümsemesini yeniden kazanmasına yardım et.У меня есть еще просьба.
Senden bir ricada bulunacağım.Minullakin on yksi pyyntö.
Senden bir ricada bulunacağım.Poleg tega imam tudi prošnjo zate.
Senden bir ricada bulunacağım.Saya juga ingin meminta sesuatu darimu.
Senden bir ricada bulunacağım.Έχω επίσης και μια παράκληση από εσένα.
Senden bir ricada bulunacağım.אני גם יכולה לבקש משהו?
Senden bir ricada bulunacağım.أنا ايضا لدي طلب لك.
Senden bir ricam var.Bízom benned és ezért kérlek.
Senden bir ricam var bu yüzden görüşmek istedim.Azért kértem, hogy találkozzunk, mert egy szívességet kérnék.
Senden bir ricam var bu yüzden görüşmek istedim.Je vous ai appelée parce que j'ai un service à vous demander.
Senden bir ricam var bu yüzden görüşmek istedim.Έχω να σου ζητήσω μια χάρη γι'αυτό ζήτησα να σε συναντήσω.
Senden bir ricam var bu yüzden görüşmek istedim.لدي معروف اود طلبه منك لهذا اردت لقاءك
Senden bir ricam var.És lenne egy kérésem is.
Senden bir ricam var.Je te fais confiance et je te le demande.
Senden bir ricam var.Αυτή τη στιγμή, σου ζητάω μια χάρη.
Senden bir ricam var.Έχω και εγώ μια παράκληση.
Senden bir ricam var.انا اطلب منك معروفا الان
Senden bir ricam var.ولذي طلب