Ana içeriğe geç
Sözlük

rica ile cümle

rica kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Evodiyaya rica ediyorum, Sintihiye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun.Умоляю Еводию, умоляю Синтихию мыслить то же о Господе.
Evodiyaya rica ediyorum, Sintihiye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun.את אבהודיה אני מזהיר ואת סונטיכי אני מזהיר להיות לב אחד באדנינו׃
Evodiyaya rica ediyorum, Sintihiye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun.اطلب الى افودية واطلب الى سنتيخي ان تفتكرا فكرا واحدا في الرب.
Evodiyaya rica ediyorum, Sintihiye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun.我 勸 友 阿 爹 和 循 都 基 、 要 在 主 裡 同 心
Evodiyaya rica ediyorum, Sintihiye rica ediyorum, Rab yolunda aynı düşüncede olun.我 勸友 阿爹 和 循 都 基 、 要 在 主裡 同心
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.A přišedše, prosili jich; a vyvedše je, žádali jich, aby šli z města.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.A prišli a prosili ich a vyvedúc žiadali, žeby vyšli z mesta.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.A przyszedłszy, przeprosili ich, a wywiódłszy ich, prosili ich, aby wyszli z miasta.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Dregătorii au venit să -i potolească, i-au scos afară din temniţă, şi i-au rugat să părăsească cetatea.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.És odamenvén, megkérlelék õket: és kivezetvén, kérék, hogy menjenek ki a városból.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Họ bèn đến nói với hai người , thả đi , và xin lìa khỏi thành .
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Họ bèn đến nói với hai người, thả đi, và xin lìa khỏi thành.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Ils vinrent les apaiser, et ils les mirent en liberté, en les priant de quitter la ville.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.ja he tulivat ja suostuttelivat heitä ja veivät heidät ulos ja pyysivät heitä lähtemään pois kaupungista.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.와서 권하여 데리고 나가 성에서 떠나기를 청하니
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Och de gingo dit och talade goda ord till dem och togo dem ut och bådo dem lämna staden.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.og de kom og gav dem gode ord, og førte dem ut og bad dem fare fra byen.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Og de kom og gave dem gode Ord, og de førte dem ud og bade dem at drage bort fra Byen.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.und kamen und redeten ihnen zu, führten sie heraus und baten sie, daß sie auszögen aus der Stadt.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.vennero e si scusarono con loro; poi li fecero uscire e li pregarono di partire dalla città
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.vieram, pediram-lhes desculpas e, tirando-os para fora, rogavam que se retirassem da cidade.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.Y fueron a ellos y les pidieron disculpas. Después de sacarlos, les rogaron que se fueran de la ciudad
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.και ελθοντες παρεκαλεσαν αυτους, και αφου εξεβαλον, παρεκαλουν αυτους να εξελθωσιν εκ της πολεως.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.И като минаха през Амфипол и Аполония, пристигнаха в Солун, дето имаше юдейска синагога.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.И, придя, извинились перед ними и, выведя, просили удалиться из города.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.І прийшовши благали їх, і вивівши просили, щоб вийшли з города.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.ויבאו ויחלו פניהם ויוציאום וישאלו מהם לצאת מן העיר׃
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.‎فجاءوا وتضرعوا اليهما واخرجوهما وسألوهما ان يخرجا من المدينة.
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.於 是 來 勸 他 們 、 領 他 們 出 來 、 請 他 們 離 那 城
Gelip özür dilediler. Sonra onları dışarı çıkararak kentten ayrılmalarını rica ettiler.於是 來勸 他 們 、 領 他 們出來 、 請 他 們離 那 城
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.General Armstrong... Får jag be dig om en tjänst?
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.General Armstrong ... Må jeg bede dig om en tjeneste?
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.General Armstrong... Me gustaría pedirle un favor.
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.General Armstrong... Quero pedir-lhe um favor.
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.Generale Armstrong. Vorrei chiederle un favore.
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.Kenraali Armstrong, pyytäisin palvelusta.
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.Pani generał... Chciałbym prosić o przysługę.
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.Στρατηγέ Άρμστρονγκ... Θα ήθελα να σας ζητήσω μία χάρη.
General Armstrong... sizden bir ricam olacak.Генерал Армстронг... я хочу попросить вас об одолжении.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Commençons notre exploration sur le sol de la forêt de l'un de mes sites de recherche au Costa Rica.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Empecemos nuestro viaje en el piso forestal de uno de mis sitios de estudio en Costa Rica.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Hãy bắt đầu cuộc hành trình ở tầng thảm tươi bằng một trong những nghiên cứu của tôi tại Costa Rica.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Iniziamo il nostro viaggio dalla base della foresta di uno dei miei siti di studio, in Costa Rica.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.숲의 바닥에서부터 우리의 여행을 시작해볼까요? 바로 제 연구지역 중 하나인 코스타리카에서요.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Lassen Sie uns unsere Reise auf dem Waldboden einer meiner Forschungsstätten in Costa Rica beginnen.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Laten we de reis beginnen op de bosvloer van één van mijn onderzoekslocaties in Costa Rica.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Vom începe călătoria noastră la baza pădurii într-una dintre locaţiile mele de studiu din Costa Rica.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Zacznijmy naszą podróż od piętra zarośli i runa w jednym z moich punktów badawczych w Kostaryce.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Да започнем пътуването си на долното ниво на гората на едно от моите места за проучване в Коста Рика.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.Начнём путешествие c лесной почвы на одной из моих исследовательских площадок в Коста-Рике.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.הבה נתחיל במסע שלנו על קרקעית היער באחד מאתרי המחקר שלי בקוסטה-ריקה.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.لنبدأ رحلتنا في ارض الغابات واحد من مواقع دراستي في كوستاريكا.
Geziye önce Costa Rica'da benim araştırma alanlarımdan birinin orman tabanından başlayalım.研究拠点、コスタリカです 多くの葉や枝が茂っているため
GH: Rica ederim.GH:
GH: Rica ederim.(G.H.):
GH: Rica ederim.GH:
GH: Rica ederim. Peki ya bu kalanlar?GH: 천만에요. 그런데 이 카드들은 어떻게하죠?
GH: Rica ederim. Peki ya bu kalanlar?ג.ה. בבקשה. ומה עם אלה?
GH: Rica ederim. Peki ya bu kalanlar?جولدين هاون : العفو .. وماذا عن هذه ؟
GH: Rica ederim. Peki ya bu kalanlar?それは使わないのでいいです
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod