Aslında orakların gerçekten çok keskin olduğunu göstermek için birkaç saniyenizi rica edeceğiz.Wir nehmen uns sogar die Zeit um zu beweisen, dass die Klingen wirklich rasierklingenscharf sind.
Aslında orakların gerçekten çok keskin olduğunu göstermek için birkaç saniyenizi rica edeceğiz.На самом деле мы за секунду докажем... Это ведь может быть поддельной... но лезвия действительно самые острые.
Aslında orakların gerçekten çok keskin olduğunu göstermek için birkaç saniyenizi rica edeceğiz.למעשה נקח שניה בשביל להוכיח אלה יכולים להיות מזויפים--- הלהבים האלה הם בהחלט חדים כתער.
Aslında orakların gerçekten çok keskin olduğunu göstermek için birkaç saniyenizi rica edeceğiz.ربما يجب علينا ان نؤكد لكم ان هذه الخدعة حقيقية .. وان هذه المناجل حادة فعلا
Aslında orakların gerçekten çok keskin olduğunu göstermek için birkaç saniyenizi rica edeceğiz.実際 カミソリみたいに切れると ちょっと証明してみましょう DH: だれか小さな家畜を
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Anh ấy nói với tôi, "Tôi xin ông đừng tắt những chiếc máy quay.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Azt mondta, "Kérjük Önöket, ne kapcsolják ki a kamerákat.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Dia berkata, "Kami memohon kepada Anda untuk tidak mematikan kamera tersebut.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Er sagte mir: "Wir bitten Sie die Kameras nicht abzuschalten.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Hij vertelde me: "We doen een beroep op u om de camera's niet uit te schakelen.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Il m'a dit : " Nous faisons appel à vous pour ne pas couper les caméras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.그가 제게 말했습니다. "카메라를 끄지 않기를 부탁드립니다.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Me dijo: "Le solicitamos que no apague las cámaras.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi-a spus "Facem apel la voi să nu opriţi camerele de luat vederi.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Mi ha detto: "Vi chiediamo di non spegnere le telecamere.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın."Pedimos-vos que não desliguem as câmaras, esta noite.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Povedal mi: "Žiadame vás, aby ste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Powiedział: "Błagamy was, nie wyłączajcie kamer."
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Řekl mi, "Apelujeme na vás, abyste nevypínali kamery.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Μου είπε, "Κάνουμε έκκληση να μην κλείσετε τις κάμερες.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Каза ми: "Умоляваме ви да не изключвате камерите си.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Он сказал:" Мы просим вас не выключать камеры.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.Який сказав: " Ми закликаємо вас не вимикати камер.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.הוא אמר לי, "אנחנו קוראים לכם לא לכבות את המצלמות.
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.وقال لي: أناشدكم أن لا توقفوا كاميرات التصوير،
Bana dedi ki, "Sizden rica ediyoruz, kameraları kapatmayın.「カメラを回し続けてほしい もしそれをやめれば
Bana kızabilirsin, ama bir ricam var. Senden kocanın arkadaşı olarak istiyorum bunu.Como amigo de su marido quería solicitarle algo.
Bana kızabilirsin, ama bir ricam var. Senden kocanın arkadaşı olarak istiyorum bunu.Proszę wychowuj go jak własnego syna, jak to robiłaś do tej pory.
"Benden bir rica isteme hakkın var. Benden ne istersen, onu yapacağım."Önska dig vad du vill, jag uppfyller det.
"Benden bir rica isteme hakkın var. Benden ne istersen, onu yapacağım.""Я сделаю для тебя все что попросишь."
"Benden bir rica isteme hakkın var. Benden ne istersen, onu yapacağım."ラーマを14年間 追放しろと
"Benden bir rica isteme hakkın var."Du hast ein Wunsch frei.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Î-ţi voi îndeplini o dorinţă.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Kamu punya satu permintaan.
"Benden bir rica isteme hakkın var.Kérhetsz egy kegyet.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Máš jedno přání.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Nàng có 1 đặc ân.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Sinulla on yksi toive.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Spełnię jedno twoje życzenie.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Tu as droit à un vœu.
"Benden bir rica isteme hakkın var."Tu tens um "Boon."
"Benden bir rica isteme hakkın var."Обещавам да ти изпълня едно желание.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Auf diese Weise helfe ich anderen Opfern, und das ist meine abschließende Bitte an Sie.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu. Burada duyduklarınızla ilgili konuşun.Tako pomagam drugim žrtvam in tu je moja zadnja prošnja za vas; pogovorite se o tem, kar ste tukaj slišali.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.C'est ma façon d'aider d'autres victimes, et c'est ma requête finale pour vous.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Đây là cách tôi giúp những nạn nhân khác, và đây là yêu cầu cuối cùng của tôi
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Det er sådan, jeg hjælper andre ofre. Og det er min sidste bøn til jer:
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Det här är mitt sätt att hjälpa andra offer och det är min sista uppmaning till er.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.É a minha forma de ajudar outras vítimas e é o último apelo que vos faço.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.È il mio modo di aiutare altre vittime, ed è la richiesta finale che vi faccio.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.E modul meu de a ajuta alte victime și e rugămintea mea finală față de voi.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Es mi manera de ayudar a otras víctimas, y es mi última petición hacia Uds.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Ez az én módom arra, hogy segítsek más áldozatokon is, és ez az utolsó kérésem magukhoz.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Het is mijn manier om andere slachtoffers te helpen en het is mijn slotvraag aan jou.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Je to můj způsob, jak pomáhat ostatním obětem a toto je má závěrečná prosba na vás.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.이것이 제가 다른 피해자들을 돕는 방식입니다. 제가 여러분께 마지막으로 부탁드리고 싶은 것은 이것입니다.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Tämä on tapani auttaa muita uhreja, ja se on viimeinen pyyntöni teille.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.To mój sposób na pomoc innym ofiarom, i to moja końcowa prośba do was.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.Είναι ο τρόπος μου να βοηθάω άλλα θύματα, και είναι η τελευταία μου παράκληση προς εσάς.
Benim başka kurbanlara yardım etme biçimim ve sizden son ricam bu.По този начин помагам на другите жертви, което е и моята последна молба към вас.