Farklı zamanlarda restore edilmiştir ve günümüzdede kullanılmaktadır.Vėliau jį atstatė, todėl jis gali būti naudojamas ir šiandien.
Restore edilerek müze hâline getirilmiştir.Muziejus viską grąžino atgal į atstatytuosius vartus.
Bizzat Gaudi binayı restore etti.Jo pastangomis dvaro rūmai restauruoti.
Korunmakta ve yiprandikca restore edilmektedir.Jie rūpinosi vietos išsaugojimu ir atgaivinimu.
2015 yılında kilise restore edildi ve Kuruköprü Anıt Kilisesi olarak yeniden adlandırılmıştır. ^2015 m. bažnyčia buvo atstatyta ir pašventinta.
Ressam Şefik Bursalı'nın yaşadığı ev, ölümünden sonra restore edilmiş ve müzeye dönüştürülmüştür.Namą nupirkus bankui „MoraBanc“, po remonto jis paverstas muziejumi ir tapo prieinamas visuomenei.
Anıt, 2011-2013 yılları arasında restore edilmiştir.Jie 2011–2013 m. buvo visiškai iškirsti.
1944–1945 - Litvanya tekrar SSCB tarafından işgal edildi, Litvanya SSC restore edildi.1944–1945 m. – Lietuvą vėl okupavo SSRS, atkurta Lietuvos SSR.
Mayıs 2017. ↑ "Iron Man molecule restores balance to cells".19 (4): 939. doi:10.3390/ijms19040939.
Mayıs 2017. ↑ "Iron Man molecule restores balance to cells".Bibcode:2017Sci...356..608G. doi:10.1126/science.aah3862. PMC 5470741. PMID 28495746.
Mayıs 2017. ↑ "Iron Man molecule restores balance to cells".19 (4): 939. doi:10.3390/ijms19040939.
Mayıs 2017. ↑ "Iron Man molecule restores balance to cells".Bibcode:2017Sci...356..608G. doi:10.1126/science.aah3862. PMC 5470741.
Anıt - 20. yüzyılın başında Arkeologlar tarafından kısmen restore edilmiştir - 35 metre yüksekliğindedir.Monument, kui arheoloogide poolt 20. sajandi alguses osaliselt taastatud, on 35 meetrit kõrge.
Günümüzde restore edilmektedir.Tänapäeval plaanitakse see taastada.
Restore edilerek müze yapılması planlanmakla birlikte bu konuda henüz fiili bir çalışma yoktur.Kaatri remondiks ja eksponeerimiseks pole muuseumis teadaolevalt seni veel plaane tehtud.
Kasaba orijinal görünümünü ile restore edilmiş çoğu her döneme ait çok sayıda 383 mimari anıta sahiptir.Linnas on 383 ajaloolist arhitektuurimälestist, millest paljud on originaalilähedaselt restaureeritud.
Bazı turistik yerler DDR çağı sırasında ve Alman birleşmesinden sonra tekrar restore edildi.U-Bahni ühtne süsteem kogu linnas taastati pärast Saksamaa ühendamist.
Daha sonra bir yangın geçiren bina restore edilmiştir..Ilmselt siiski osa hoonestust tulekahju järel taastati.
Bayramören Köprüsü, restore edilmiştir ve hala kullanılmaktadır.Jaamahoone on renoveeritud ja kasutusel tänini.
Kale, günümüzde restore edilmiş olup ziyaretçilere açıktır.Tänapäeval on kindlus avatud kõikidele külastajatele.
Sonraki yüzyıllarda tekrar tekrar restore edilmiştir.Järgnevatel sajanditel kinnitati seda staatust üha uuesti.
Birçok bina restore edildi veya yıkıldı.Suur hulk maid on parandatud või taastatud.
Yapı, 1958-1960 yılları arasında restore edildi.Ehitis restaureeriti aastatel 1948–1950.
Günümüzde bu yapılar eski durumlarına uygun şekilde restore edilmiştir.Praeguseks on taastatud mõningad ehitised sellisel kujul, nagu nad olid varem.
26 Aralık 2003 Bem depreminde kale neredeyse tamamen yıkılmış olup daha sonradan restore edilmiştir.26. mail 1926 põles linn suures tulekahjus peaaegu täielikult maha, kuid ehitati uuesti üles.
Duvardaki orijinal heykel saklanmadı, ancak 19. yüzyılda birkaç kez restore edildi.Saali algupärane lagi pole tänaseni säilinud, vaid taastati 20. sajandil.
Müze-ev, 2010-2013 arasında yeniden restore edildi.Hoone rekonstrueeriti Euroopa Liidu fondide rahalisel toel aastatel 2010–2013.
Korunmakta ve yiprandikca restore edilmektedir.Peaks säilitama ja taastama elurikkust.
Bizzat Gaudi binayı restore etti.Asula ehitati uuesti üles.
Uzun süre boş kalan yapı 1987-1988’de kısmen restore edildi.1987–1990 restaureeriti juba varemeisse jäänud hoone.
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)Ik voel me als een herstelde auto. Hij zegt: "Ja, mijn werk." (Gelach)
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)저는 마치 수선을 마친 자동차같았고 의사가 마치 "그래, 내가 그랬다." 그런 식이었습니다. (웃음)
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)Parlano tra di loro e io sono come un'automobile restaurata e lui fa:" Sì, l'ho fatto io." (Risate)
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)(Risas)
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)Говорят между собой, а я им как автомобиль после ремонта. И хирург: "Да, моя работа".
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)І хірург: "Так, я це зробив". (Сміх)
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)ואני כמו איזה רכב מתוקן שהוא כאילו, "כן, אני עשיתי את זה." [צחוק]
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)وأنا، مثل، السيارة المعدلة والجراح يقول، "نعم، لقد فعلت ذلك." (ضحك)
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)執刀医は「ええ 私がしたんですよ」と(笑) それは 全く素晴らしかった
Bense restore edilmiş bir araba gibiydim, doktorum " Evet, ben yaptım." der gibiydi.(Kahkahalar)我就似一部啱啱維修好 嘅私家車,可以行
Bu yüzden Kraliyet Ailesi'ni restore etmekten vazgeçin.Donc abandonnez l'idée de restaurer la famille impériale.
Bu yüzden Kraliyet Ailesi'ni restore etmekten vazgeçin.Ezért adja fel az uralkodó család visszaállításának ügyét.
Bu yüzden Kraliyet Ailesi'ni restore etmekten vazgeçin.Γι' αυτό, την αποκατάσταση της Αυτοκρατορικής Οικογένειας, εγκαταλείψτε την.
Bu yüzden Kraliyet Ailesi'ni restore etmekten vazgeçin.لذا اعادة العائلة الملكية من فضلك تخلى عن الامر
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.그것은 제가 영국에 있는 제 해안별장의 정원에서 복구시켜오고 있는 것이지요.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.Μια σωσίβια λέμβος από τη δεκαετία του '30, που ανακαίνισα στον κήπο του παραλιακού εξοχικού μου στην Αγγλία.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.אותה שיפצתי בגינה של בית החוף שלי באנגליה.
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.والتي كنت احتفظ بها في حديقتي في منزلي الشاطئي في انجلترا
Filikayı İngiltere'deki evimin bahçesinde restore ediyordum.庭に復元したものです だから万が一
Restore edilmektedir.A múzeum gyűjteménye között...
Restore edilmektedir.Il est en cours de restauration.
Restore edilmektedir. Restorasyon bitince Kral Yi Young'un günlüğünü size göndereceğiz. Karar onaylanmıştır.A múzeum gyűjteménye között utánanéztünk Yi Young király naplójának és döntés született a visszaadásról.
Restore edilmektedir. Restorasyon bitince Kral Yi Young'un günlüğünü size göndereceğiz. Karar onaylanmıştır.Μέσα στη συλλογή του μουσείου, τα ημερολόγια του Πρίγκιπα Λι έχουν ελεγχθεί και έχουμε καταλήξει σε συμφωνία.
Restore edilmektedir.Μέσα της συλλογή του μουσείου. . .
Restore edilmektedir.من بين الاثريات في المتحف
Restore edilmektedir.ومن بين الاثرياث في المتحف