Ayrıca restoranda bulunan alabalık yetiştirme tesisleri vardır.It also has facilities for raising trout, which are available at the restaurant.
Urumçi'de bir restoranda servis edilen kvasKvass served in a restaurant in Ürümqi, Xinjiang.
O, şimdi restoranda Özbek pilavı yiyor.Er isst gerade im Restaurant usbekischen Pilaw.
Ravachol bir restoranda garsonun dikkatini çekmesi sonucunda tutuklandı.Ravachol wurde in einem Restaurant verhaftet, wo er einem Ober aufgefallen war.
Profesyonel güreş antrenmanları yaparken yerekl bir restoranda aşçı olarak çalışmıştır.Won war zur Tatzeit als Koch in einem lokalen Restaurant tätig.
Rachele Mussolini daha sonraki yaşamında, Predappio köyünde bir restoranda makarna yemekleri yaparak çalıştı.Später eröffnete Rachele ein kleines Restaurant in ihrem Heimatort Predappio.
Restorandan çıkıp Vinnie'nin mahallesine gider.Sie geht daraufhin zu Winnie in die Villa.
Albümün kapağında ise Waits'in bir restorandaki fotoğrafı vardır.Das Albumcover zeigt Waits in einem Diner sitzend.
O, şimdi restoranda Özbek pilavı yiyor.Il mange du pilaf ouzbek au restaurant maintenant.
Arkadaşımla restorandaydım.J'étais au restaurant avec mon ami.
15 Nisan 1931'de, Luciano, Masseria ve iki arkadaşını Coney Island'daki bir restoranda yemeğe davet etti.Le 15 avril, Luciano invite Masseria et deux autres associés à déjeuner dans un restaurant à Coney Island.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.Par coïncidence, les deux hommes se rencontrent dans un restaurant.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Ils se retrouvent dans un restaurant.
Biz akşam yemeğini bir restoranda yedik.Cenamos en un restaurante.
Bir restoranda akşam yemeği yedik.Cenamos en un restaurante.
Restoranda "Hoş geldin" partisi yapıldı.Hubo una fiesta de bienvenida en el restaurante.
Dün gece tesadüfen restoranda öğretmenimle karşılaştık.Me encontré con mi profesor en el restaurante por casualidad ayer por la noche.
Tom neredeyse şemsiyesini restoranda unutuyordu.Tom casi se olvidó el paraguas en el restaurante.
Ben bu restorandayım.Estoy en este restaurante.
Daha önce bu restoranda yedin mi hiç?¿Has comido alguna vez en este restaurante?
Bu restoranda asla tekrar yemek yemeyeceğim.No volveré a comer en este restaurante.
Tom gençliğinden beri o restoranda yemek yiyor.Tom ha comido en ese restaurante desde que era adolescente.
Arkadaşımla restorandaydım.Yo estaba en el restaurante con mi amigo.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Una noche van a cenar a un restaurante.
Bistro Genellikle restorandan daha küçüktür.El parásito normalmente es más pequeño que el huésped.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.Las dos finalmente se encuentran nuevamente en un restaurante.
Profesyonel güreş antrenmanları yaparken yerekl bir restoranda aşçı olarak çalışmıştır.Una buena cocinera, ella tenía un servicio de restaurante en un episodio.
Bistro Genellikle restorandan daha küçüktür.L'australe è generalmente più piccolo.
Arabasıyla otoyolda seyahat eden bir tefeci, yol kenarındaki küçük bir restoranda durur.Costretto a fermarsi, la fa salire in auto su una strada di campagna solitaria.
Bir restoranda akşam yemeği yemek istiyorum.Я хочу пообедать в ресторане.
Tom restorandan uzaklaştı.Том ушёл из ресторана.
Ben bu restorandayım.Я в этом ресторане.
Bir restoranda akşam yemeği yedik.Мы ужинали в ресторане.
Biz restoranda iki porsiyon köfte siparişi verdik.В ресторане мы заказали двойную порцию котлет.
Dün Kadıköy'de bir restoranda gri renk ve siyah çizgili bir kedi benim masanın üzerine atladı.Вчера в ресторане в Кадыкёе ко мне на стол запрыгнула серая кошка в чёрную полоску.
Bu restoranda porsiyonlar boldur.Порции в этом ресторане огромные.
Profesyonel güreş antrenmanları yaparken yerekl bir restoranda aşçı olarak çalışmıştır.Enquanto treinava para se tornar um lutador profissional, ele trabalhou como cozinheiro em um restaurante.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.As duas finalmente se encontram novamente em um restaurante.
Albümün kapağında ise Waits'in bir restorandaki fotoğrafı vardır.A arte da capa é uma fotografia de Waits, num restaurante.
Binanın 38’inci katındaki restorandan bütün şehri izlemek mümkün olacaktır.No andar de número 38, haverá um restaurante com vista para toda a cidade.
15 Nisan 1931'de, Luciano, Masseria ve iki arkadaşını Coney Island'daki bir restoranda yemeğe davet etti.A 15 de Abril de 1931, Joe Masseria foi assassinado enquanto almoçava em um restaurante no Brooklyn.
Bu restorandaki yemekler lezzetsiz.A comida deste restaurante é insípida.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Het gezin gaat in een restaurant eten.
Bistro Genellikle restorandan daha küçüktür.Een theelepel is meestal kleiner dan een eetlepel.
Naceri, Kasım 2005'te, Paris'te restoranda 22 yaşındaki adama saldırdı ve suratına bir küllük attı.In november van datzelfde jaar mishandelde Naceri in een restaurant een 22-jarige man met een asbak.
İlk kez Málaga’da bir restoranda bir flamenko grubuyla sahneye çıktı.Het was de eerste keer dat ze met een liveband een aantal theaters in Vlaanderen bezocht.
Böyle pahalı bir restoranda yemek yemeye gücüm yetmez.Ik kan het mij niet veroorloven om in zo'n duur restaurant te eten.
Profesyonel güreş antrenmanları yaparken yerekl bir restoranda aşçı olarak çalışmıştır.Pomiędzy treningami na profesjonalnego wrestlera pracował jako kucharz w miejscowej restauracji.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.W podróży zatrzymują się przy restauracji.
Max ve Caroline'la aynı restoranda çalışan Oleg'le birliktedir.Film przedstawia Adama i Caroline, którzy pracują w tej samej restauracji.
Tom tam köşedeki pahalı bir restoranda suşi yedi.Tom jadł sushi w drogiej restauracji za rogiem.
Restoranımız bu restorandan daha iyidir.Nasza restauracja jest lepsza od tej.
Bir restoranda yemek yemeye giderler.Vi vägrar äta på restaurang.
En nihayetinde birbirleri ile buluşan ikili, bir restoranda yemek yerler.Efteråt möter vi de två på en restaurang.
Bir restoranda yiyorum.Jag äter på en restaurang.
Restoranda Tom'u gördüm.Я бачив Тома в ресторані.
Tom öğle yemeğini sık sık bu restoranda yer.Том досить часто обідає в тому ресторані.
Onlar bir restoranda yedi.Вони поїли в ресторані.
Arabasıyla otoyolda seyahat eden bir tefeci, yol kenarındaki küçük bir restoranda durur.Muž přijíždí do malé restaurace u dálnice.
Klip Britney'nin garson kıyafetleriyle bir restoranda başlıyor.Kezdetén Britney pincérnőnek öltözve indul el egy öltözőbe társaival.