Bana "Neden resimlerinden bazılarını bana yollamıyorsun?" dedi.父の友人にはお金持ちが多いから
Ben oradan ayrılmadan önce, babası Chris, bana onun resimlerinden birini verdi.제가 떠나기 전에 그레이스의 아버지 크리스가 그녀가 그렸던 그림 한 점을 주셨습니다.
Ben oradan ayrılmadan önce, babası Chris, bana onun resimlerinden birini verdi.Y así justo antes de irme, Chris, su papá, me dio una de sus pinturas.
Ben oradan ayrılmadan önce, babası Chris, bana onun resimlerinden birini verdi.大統領執務室の傍の書斎にそれを飾らせていただきました
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Bilderna som kom lite senare hade en väldigt enkel orsak.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Cette représentation en images est due simplement au fait que
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.De beelden, die iets later kwamen, hadden een simpele verklaring.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Die Bilder, die etwas später hinzukamen, hatten einen ganz einfachen Grund.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Gambaran yang datang kemudian memiliki sebuah alasan yang sangat sederhana.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Ilustracje, które pojawiły się nieco później, miały jeden, bardzo prosty powód.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.그가 종합한 것이라는 겁니다. 나중에 만든 그림들은 매우 간단한 이유가 있습니다.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Las imágenes que llegaron un poco después tenían una razón muy sencilla.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.L'immagine che venne un po' dopo aveva una spiegazione semplice.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Những bức tranh sau đó có nguyên do rất đơn giản.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Obrázky, ktoré sa objavili neskôr sa použili z jednoduchého dôvodu.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Οι εικόνες που εμφανίστηκαν λίγο αργότερα είχαν ένα πολύ απλό σκεπτικό.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Картините, които дойдоха малко по-късно имаха една много проста причина.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Картинки, появившиеся несколько позднее, возникли по одной простой причине.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.Картинки, які ви побачили згодом, мають дуже просту причину.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.לתמונות שהגיעו מאוחר יותר הייתה סיבה מאד פשוטה.
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.الصور التي جاءت فيما بعد كان لديها سبب بسيط
Biraz sonra gelen resimlerin çok basit bir nedeni vardı.単純な理由がありました 我々のボスであるアボリジニの人々や
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Am zburat deasupra zonei, am făcut poze, am trimis oameni, am pozat interioare, zone distruse.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Berepültük a területet. Rögzítettük a képeket. Embereket küldtünk oda.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Chúng tôi bay trên khu vực, chụp ảnh nó, gửi người tới đó, chụp ảnh vùng bên trong, vùng bị thảm họa.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.그 지역을 날아다니면서, 이미지를 만들어, 사람들에게 보내고, 재난 지역의 내부
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Πετάξαμε στην περιοχή. Την απεικονίσαμε. Στείλαμε κόσμο.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Летяхме из района, заснемахме го, изпращахме хора там, снимахме интериори, бедстващи райони.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Ми відзняли всю територію з повітря, відіслали людей зробити зйомки внутрішніх зруйнованих районів.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.Мы отсняли всю территорию с воздуха, послали людей сделать съёмки внутренних, поврежденных районов.
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.טסנו באזור, צילמנו אותו, שלחנו פנימה אנשים , לקחנו תמונות מבפנים,
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.حلقنا في المنطقة، صورناها، أرسلنا أناس، صورناها من داخل
Bölgeye uçtuk, görüntü aldık, insanlara gönderdik, içerinin ve felaket alanının resimlerini çektik.初期対応者の一員として 調査と救助を行いました
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Am arătat unor oameni o poză cu Tom şi una cu Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Ho mostrato ad alcune persone una foto di Tom ed una foto di Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Ik liet mensen een foto zien van Tom, en een foto van Jerry
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.I zeigte manchen Menschen ein Bild von Tom und ein Bild von Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Jag visade en bild på Tom och en bild på Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.J'ai montré à quelques personnes une photo de Tom, et une photo de Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.사람들에게 톰과 제리의 사진을 보여주었습니다.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Les mostraba una foto de Tom y una foto de Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Mostrei a algumas pessoas uma fotografia do Tom e uma fotografia do Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Näytin kuvan Tomista ja Jerrystä.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Některým lidem jsem ukázal obrázek Toma a obrázek Jerryho.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Niektórym pokazałem zdjęcie Tom'a i Jerr'ego.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Pokazal sem jim sliko Toma in sliko Jerrya.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Saya tunjukkan beberapa orang sebuah gambar dari Tom, dan sebuah gambar dari Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Tôi cho một vài người thấy một tấm hình của Tom, một tấm hình của Jerry.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Tom és Jerry fényképét mutattuk meg embereknek.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Ukázal som im obrázok Toma a obrázok Jerryho.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim. Ve sordum "Hangisiyle çıkmak isterdiniz?Показах им снимка на Том и снимка на Джери и ги попитах:
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Έδειξα σε μερικούς ανθρώπους μία φωτογραφία του Τομ, και μία του Τζέρι.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.Я показывал фотографию Тома, и фотографию Джерри.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.הראיתי לכמה אנשים תמונה של תום, ותמונה של ג'רי.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.لقد عرضت على بعض الناس صورة لتوم، وصورة لجيري.
Br grup insana Tom'un ve Jerry'nin resimlerini gösterdim.こう聞きました「トムとジェリーどっちとデートしたい?」
Bu çocuk tedavi edildi. Gözün resimlerini göreceksiniz.Het kind wordt dus behandeld, ik laat plaatjes van het oog zien.
Bu çocuk tedavi edildi. Gözün resimlerini göreceksiniz.이 아이는 치료를 받았습니다. 안구 사진을 보여 드리죠.
Bu çocuk tedavi edildi. Gözün resimlerini göreceksiniz.אז, נותנים לילד טיפול. אתם תראו צילומים של העין.
Bu çocuk tedavi edildi. Gözün resimlerini göreceksiniz.إذن تتم معالجة هذا الطفل.سترون لقطات للعين.