Ana içeriğe geç
Sözlük

renk ile cümle

renk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onların çete renkleri mordur.Their gang color is purple.
Şüphelinin koyu renkli saçları var.The suspect has dark hair.
Renkler muhteşem.The colors are gorgeous.
Her ikisi de koyu renk kıyafetler giymişti.Both wore dark clothing.
Tom yakında aynı renkten oynadı.Tom soon followed suit.
Bir cenaze töreni için neden altın renkli pantolon giyiyorsun?Why are wearing gold pants to a funeral?
Tom renk körüdür.Tom is colorblind.
Ben saçımı o renk boyatmazdım.I wouldn't have dyed my hair that color.
Ben neredeyse her zaman koyu renkli giysiler giyerim.I almost always wear dark clothes.
Koyu renk saçlarım var.I have dark hair.
Renkleri seçtim.I chose the colors.
Bu benim en sevdiğim renk.This is my favorite color.
Fadıl gerçek renklerini gösterdi. O bir korkaktı.Fadil showed his true colors. He was a coward.
Renk muhteşem.The color is spectacular.
Renk nedir?What is color?
Kar kötü bir kahverengi renktir.The snow is a hideous brown color.
Perde ne renk?What color is the curtain?
"Bir perde al" "Hangi renk?""Buy a curtain." "What color?"
Ben genellikle koyu renk giysiler giyerim.I usually wear dark clothes.
Derinizin hangi renk olduğunu umursamıyorum.I don't care what color your skin is.
Masada renkli çiçeklerle duran beyaz bir vazo var.There's a white vase, with colourful flowers, standing on the table.
Hangi renk gömlek istiyorsun?What color shirt do you want?
Tom'un dün hangi renk gömlek giyiyordu?What color shirt was Tom wearing yesterday?
Elbiseniz cenaze töreni için çok renkli.Your dress is too colourful for a funeral.
Bahçem çok renkli, çünkü içine çok fazla çiçek diktim.My garden is very colourful, because I planted a lot of flowers in it.
Bütün renkleri eşit derecede severim.I like all the colors equally.
Bu renk iyi mi?Is this color OK?
Leyla'nın koyu renk saçları vardı.Layla had dark hair.
Tukanların büyük, renkli gagaları vardır.Toucans have large, colorful beaks.
Zaman muhtemelen canlı renklerle hoş bir resmin çekilmesine izin vermedi.Time probably didn't permit the taking of a pretty picture with vivid colours.
Renkli televizyonumuz bile var.We even have colour television.
Senin kazağın benimkinden daha renkli.Your jumper is more colourful than mine.
O sadece cesur renklerle boyar; pastellerden hoşlanmaz.She only paints with bold colors; she does not like pastels.
Bu beklediğimden daha renkli.It's more colourful than I expected.
Biliyorsun, her şey çok renkli idi.You know, everything was so colourful.
O renkli elbiseyi daha çok seviyorum.I like that colourful dress more.
Renkli kontak lensler takmaya başlamam gerektiğini düşünüyor musun?Do you think that I should start to wear coloured contact lenses?
Çiçekler daha renkli ve çim daha yeşil görünüyor.The flowers seem more colourful, and the grass greener.
Yükselen güneş gökyüzünü parlak bir renk karışımıyla süsledi.The rising sun bathed the sky in a brilliant blend of colours.
Tüm renkler güzeldir.All colours are beautiful.
Mary'nin kahverengi bir palto ve uzun bronz renkli çizmeler var.Mary is wearing a brown coat and long bronze-coloured boots.
Pembe renkli bir arabam var.I have a pink-coloured car.
Çocuklar çeşitli şekil ve renklerde tohum toplarlar.The children collect seeds of various shapes and colours.
Onun elbisesinin ve ayakkabısının renkleri birlikte iyi gidiyor.The colours of her dress and shoes go well together.
Üç ana renk vardır.There are three primary colours.
Ben renk körüyüm çünkü dedem de öyleydi.I'm colour-blind because my grandfather was as well.
Hayır, çiçekler yeşil değil, kırmızı, beyaz, sarı veya mavi renktedir.No, the flowers are not green, but red, white, yellow or blue.
Ülkenizin bayrağı kaç renk sahibidir?How many colours does your country's flag have?
Uygulamanızla birlikte son iki renkli fotoğraf ekleyin.Include two recent colour photos with your application.
Tom'un ceketi ne renk?What color is Tom's jacket?
Saçlarımı Tom'unkiyle aynı renkte boyamak istiyorum.I want to dye my hair the same color as Tom's.
Tom'un renk körü olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is colorblind.
Ne renk araba aldınız?Tom and I went hiking together.
Yeni arabanız ne renk?What color is your new car?
Mary'nin koyu kırmızı renkli saçı var.Mary has treacle-coloured hair.
Tom duvarı yeşil renkte boyadı.Tom painted the wall green.
Tom, renk körü olmadığını söyledi.Tom said that he wasn't colorblind.
Ne Tom'da ne de Mary'nin koyu renk saçları var.Neither Tom nor Mary has dark hair.
Tom, duvarları açık yeşil renkte boyadı.Tom painted the walls light green.
Tom renk körlüğü olduğunu söyledi.Tom said that he was colorblind.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod