Bu diş rengindeki malzemeler, alttaki diş yapısına reçine yapıştırıcılar ile yapıştırılır.These tooth-colored materials are bonded to the underlying tooth structure with resin adhesives.
Rengin doygunluğu oy gücünü gösterir.Saturation of colour denotes strength of vote.
Otomatik renk dengesi ve isteğe bağlı sarı rengini azaltma.Automatic colour balance and yellow reduction if desired.
Organizmalar uygulanan lekenin renginde lekelenir 2.Organisms are stained in the color of applied stain 2.
Mavi denizanasının yaşı, çanlarının renginden belirlenebilir.Blue jellyfish age can be identified by color of their bell.
Gümüş renginde arka plan olmasının sebebi ise Kongsberg'deki gümüş madeninin sembolüdür.Der silberfarbene Hintergrund repräsentiert die Silberminen in Kongsberg.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.(Ko-Autor) Mit anderen Augen gesehen.
Baskın CII, nii ve OII tayfı, bulutsunun yoğun turkuaz renginin sebebidir.Die dominierenden Spektrallinien CII, NII und OII verleihen dem Nebel seine intensiv türkise Färbung.
Renklendirici Georgi Deluse, karakterlerin rengini sarı yapmaya karar veren kişiydi.Die Koloristin Gyorgyi Peluce war die Person, die entschied, die Figuren gelb zu färben.
Bunun sebebi ise cilt renginin seçilim baskısı altında oluşmasıdır.Dies liegt daran, dass die Hautfarbe unter starkem Selektionsdruck steht.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Jede Nationale Naturlandschaft hat ihre eigene Farbenkombination.
Köksapından dokumaları safran rengine boyamakta kullanılan sarı bir sıvı elde edilir.Seine gelbe Farbe erhält der Likör durch die Verwendung von Safran.
İsrail Devleti'nin bayrağı Tallit'in biçiminden ve renginden esinlenerek oluşturulmuştur.Die Gestaltung der Flagge des Staates Israel basiert auf dem Tallit.
Alman itfaiye birimleri halen floresan renginde Stahlhelm şeklindeki miğferi kullanmaktadırlar.Alle Offiziersdienstgrade tragen außerdem Kragenspiegel auf der Galauniform.
Taşın rengi çoğunlukla kararsızdır ve güneş ışığında rengini kaybedebilir.Die Farbe ist allerdings unbeständig und bleicht im Sonnenlicht mit der Zeit aus.
Parıltılı altın rengi ve pembe rengini seviyor.Sie mag Schmetterlinge und die Farbe rosa.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Sie entschieden über ihre Zugehörigkeit zu einer Farbe nicht objektiv, sondern nach Gefühl.
Örneğin farklı duygular yaşadığı zaman saç rengini değiştirebilmektedir.Mit dem Wechsel der Haarfarbe verändert sich auch sein Charakter.
Cyan (Gökmavi) renginin koyusudur.Eintrag zu Cyan(o)essigsäure.
Televizyonun rengini şu butonu döndürerek ayarlayabilirsin.Tu peux ajuster la couleur sur la télé en tournant ce bouton.
Fakat, hangi rengin kime ait olduğu hala bilinmiyor.Cependant on ne sait pas à qui appartient quelle couleur.
Koz olan rengin herhangi bir kağıdı diğer renklerin tüm kâğıtlarından üstündür.N'importe quelle carte d'atout est plus forte que toutes les cartes des autres couleurs.
Von Luschan'ın skalası insanların cilt rengini sınıflandırmak amacıyla kullanılan bir ölçektir.L'échelle chromatique de Von Luschan est une méthode de classification des différentes carnations humaines.
Adını renginden alır.Son nom vient de sa couleur.
Erik moru rengini seviyor.Girieud aime la couleur.
Ancak safran altın sarısı – turuncu rengini α-krosine borçludur.Cependant, la couleur jaune-orange d'or du safran est principalement due à l'α-crocine.
Yapraklarda bulunur.(Yaprağa yeşil rengini verir.)L'ancien tracé est en vert.]
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Il ne juge pas les gens en fonction de leur genre ou de leur couleur de peau.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Chaque État des États-Unis possède son propre drapeau.
Atın rengine don adı verilir.Sigurðr nomme le cheval Grani.
Havuca rengini karoten verir.Conte du farfadet de Poing.
Ayçiçek sarısı, sarı renginin ana tonudur.Les fleurons tubulaires constituent le cœur jaune du capitule.
Özellikle pudrayla ten rengine beyaz bir görüntü vermek gelenekti.Ils permettent notamment un rendu brillant avec des blancs très purs.
Kadife çiçeği rengini sever.Il adore les fleurs de courgette.
Çiçekler krem beyazı rengindedir.Les fleurs sont d'un blanc crème.
Krosin safranın renginden başlıca sorumlu olan kimyasal bileşenidir.La crocine est le composé chimique principalement responsable de la couleur du safran.
CMYKey, baskıda dört temel işlem renginin kısaltmasıdır (Cyan, Magenta, Yellow, Key (black).Le code CMJN sépare les quatre composantes (quadrichromie : cyan, magenta, jaune, noir).
Yalan dünyanın al rengine aldanılmamalıdır.Ne doit pas être confondu avec Patrimoine mondial.
Hayvan büyüdükçe, renginin güzelliği ve parlaklığı azalır, kıvırcık bukleler kaybolur.Une fois l'anneau parti, la magie et la beauté de la Lórien diminuèrent et elle se dépeupla lentement.
Hint safranına sarı rengini kurkumin verir.L'arbitre lui donne un carton jaune.
Çiçeklerinin rengi genellikle, çiçeğin adını verdiği menekşe rengindedir.Beaucoup sont de couleur vive, généralement assortie à la couleur de la fleur sur laquelle elles vivent.
Ayakkabılar için favori rengin nedir?¿Cuál es tu color de zapatos favorito?
Tom'un favori renginin ne olduğunu biliyor musun?¿Sabes cuál es el color favorito de Tom?
Krosin safranın renginden başlıca sorumlu olan kimyasal bileşenidir.Crocina es el ingrediente químico principal responsable del color del azafrán.
Ayrıca Defneyaprağı Yeşili Renginide üçüncü renk olarak almıştır.Un verde bosque fue agregado como tercer color.
Dokuz aylık olduğunda 1 kg ağırlığa erişir ve kürkü erişkin koala kürkünün rengine döner.A los nueve meses pesa más de 1 kg y desarrolla su color de piel de adulto.
(Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.Desde que conocí de tus negros ojos.
Yapraklarda bulunur.(Yaprağa yeşil rengini verir.)Se lavan en agua corriente (hasta que no suelte mas colorante).
Ses bariyerini kıran ilk uçak olan Bell X1, enternasyonal turuncu rengine boyalıydı.En la Postguerra construyó el Bell X-1, el primer avión que quebró la barrera del sonido en vuelo nivelado.
İnce bulutlar beyaz olarak veya çevrelerinin ya da arkaplanlarının rengini kazanmış gibi görünebilirler.Las nubes delgadas pueden tener un aspecto blanco o adquirir el color de su entorno o de su fondo.
1917'de inek epifiz ekstrelerinin kurbağa derisinin rengini açtığı bulundu.En 1917, se supo que el extracto de las pineales de las vacas aclaraban la piel de las ranas.
Kamuflaj rengini sever ve bunun renk olduğunu iddia eder.A los lahu les gusta el color negro y consideran que es el color de la belleza.
Sırtları ve sırt yüzgeçleri vücutlarının geri kalanından daha koyu bir gri rengindedir.Las aletas dorsal y caudal son gris más oscuro que el resto del cuerpo.
Her ulusun bayrağı, kendi rengini taşır.Cada estado federado de Alemania posee su propia bandera.
Tını, bir sesin rengini ifade eder.Dentro del Programa: MUJER, LOS COLORES DE TU VOZ.
Kupa renginden bir kart bir eli başlatmak üzere yere atılamaz.No puede anotar mediante una patada inicial.
Çiçekler krem beyazı rengindedir.Las flores son de color blanco crema.
Tapınağının renginin indigo (mora yakın) olduğu düşünülmekte, ve en üst katlarda da bu renk kullanılmaktadır.El templo parece haber estado pintado de color índigo al igual que el último nivel.
Rengin evlendikten sonra müzik piyasasında çok fazla yer almamıştır.Aun así, Marie no tenía mucho que hacer en el campo del matrimonio.
Kozu belirleyen oyuncu yerdeki kartları almazsa her rengin değeri 10 para artar. .Si cuando se cae el jugador no tiene monedas, él le dará 10 monedas.