Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.هو ليس جشعاً.هو لا يعتبر للأختلافات في لون البشرة.
Bencil değildir. Teninizin rengine bakmaz.宗教的な違いも受け入れます 何より彼は・・
Ben herzamandan beri mor rengini severim.A mí siempre me ha gustado el morado.
Ben leylak rengini severim. Ama bu zor benim ağız çizgimle.Meni je všeč modrikasta, vendar se tepe z mojimi obraznimi linijami.
Ben leylak rengini severim.- Ik hou van het mauve.
Ben leylak rengini severim.Me gusta la malva.
Ben leylak rengini severim.Mie-mi place cea mov.
Ben leylak rengini severim.Mì se líbí ta lila.
Ben leylak rengini severim.Tôi thích màu hoa cà.
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.- a kor leghíresebb könyvtáráét - a Tigris folyóba vetették, a Tigris vize pedig tintászínűvé vált.
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.모든 책들은 티그리스 강으로 던져지게 됩니다. 그로 인해 티그리스강은 잉크로 물들게 되지요.
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.הספרייה המפורסמת ביותר באותה התקופה, נזרקו לנהר החידקל. והחידקל שינה את צבעו לצבע הדיו
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.أشهر مكتبة في عصرها ، حيث رميت في نهر دجلة حتى تغير لون النهر الى لون الحبر
Beyt-ül Hikmetin kitapları Fırat nehrine atılmıştı ve Fırat nehri mürekkep renginde akmıştı.川は そのインクで黒く染まりました この話は 代々語り継がれてきました
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Come sapete, l'immagine di molte donne yemenite è molto nero coperte, donne con il velo.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Como sabes la imagen de muchas mujeres yemeníes es de mucho negro, mujeres cubiertas con velo.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.După cum știi, imaginea multor femei Yemenite implică mult negru și femei acoperite cu voal.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Jak víte, typický obrázek jemenských žen je černé oblečení, zahalené ženy.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Jak wiesz, dużo czerni charakteryzuje wiele Jemeńskich kobiet i zakryte chustą twarze.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.여성들의 이미지는 검정색으로 온몸을 가리고 베일을 쓴 것인데
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Som du vet, bilden av många jemenitiska kvinnor är en massa svart och täckta, beslöjade kvinnor.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Wie Sie wissen, sieht man viele jemenitische Frauen als schwarz gekleidete, verschleierte Frauen.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Zoals je weet bestaat het imago van veel Jemenitische vrouwen uit veel zwart en bedekte, gesluierde vrouwen.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Όπως γνωρίζεις, η εικόνα των γυναικών της Υεμένης είναι η μαυροντυμένη γυναίκα που καλύπτει το πρόσωπό της.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Ви вже знаєте, що більшість жінок носять чорний закритий одяг і паранджу.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Както знаете, представата за много от жените от Йемен е много черно и покрити, забулени жени.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.Насколько Вам известно, многие йеменские женщины выглядяттак: море чёрной, закрытой одежды и паранджа.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.המראה של הרבה מהנשים התימניות הוא הרבה שחור ונשים מכוסות ומוסוות.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.ان الفكرة التي يأخذها العالم عن اليمنيات .. انهن يلتحفن بالسواد وانهن منقبات و مغطيات.
Bildiğiniz gibi, birçok Yemenli kadının resmi siyah rengini ve peçeli kadınları barındırıyor.覆われているのは 確かに真実です
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.첫 번째 초록색 구슬을 꺼낸 후, 본 뒤, 다시 자루 속으로 넣지 않습니다.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.Neberete ji ven, díváte se na ni a pak ji zase vracíte.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.Non estrai la prima biglia verde, la guardi, e la rimetti nel sacchetto.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.Vi lægger den jo ikke ned i posen igen bagefter.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.Ви ж не просто витягаєте його, дивитесь на нього й кладете його назад. Ні.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.Него не го изваждаме, поглеждаме го и го връщаме обратно в торбата.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.אתה לא מוציא את הגולה הראשונה, מסתכל עליה ומחזיר אותה לשק.
Birinci yeşil bilyeyi çektikten sonra rengine bakıp torbaya geri atmıyorsunuz.だから2回目に取り出す時、袋の中の緑のビー玉の数は
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Alors, j'en fais un autre en... allez, en saumon. Cette couleur rouge clair - saumon.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Asa ca lasa-mi face altul în acest lucru-- lasă-mă să fac în acest somon. Acest roşu, somon culoare.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Así que hagamos otro con este-- este lo resolveré con color salmón. ¡Con este color rojo claro!
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Dus laten we nog een andere doen -- deze doe ik met de zalmkleurige stift. In deze lichte rode, zalmkleur.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Então deixe-me fazer outro aqui - deixe-me fazê-lo na cor salmão. Este vermelho-claro, cor de salmão.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Hadd csináljak egy másik példát -- ilyen lazac színnel. Ez egy vörös lazac szín.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .다른 것 하나를 해 보겠습니다--- 이 참치색으로 하겠습니다. 이 밝은 빨강색, 참치색.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Lad os prøve et gangestykke mere. Vi skriver det i lyserød.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Takže, skúsme ďalší s -- skúsme ďalší s touto lososovou farbou. Touto svetlo červenou, lososovou farbou.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Takže, zkusme další ... zkusme další touto lososovou barvou. Touto světle červenou.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Zróbmy jeszcze jeden - zrobię to kolorem łososiowym. ten jasno czerwony, łososiowy kolor.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .Хайде да направим още един в... нека да е в мораво. Този светло червен, морав цвят.
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .لذا دعوني اقوم بحل مثال آخر سأقوم بهذا باللون الاحمر الفاتح
Bir tane daha yapalım-- Somon renginde yapayım, açık kırmızı. .このサーモンの色で書いてみます.明るい赤,サーモン色. では 78 かける --- そうですね 7 でいきましょう.
"Biz th aynı bez renginde idi."Am fost ţeseau stele din aceeaşi stofă-lea".
"Biz th aynı bez renginde idi."Byliśmy przędły z tej samej gliny th".
"Biz th aynı bez renginde idi."Chúng tôi là dệt vải cùng một thứ.
"Biz th aynı bez renginde idi."Ci è stato tessuto di stoffa stessa Th '.
"Biz th aynı bez renginde idi."Kami sudah menjalin keluar dari kain yang sama th '.
"Biz th aynı bez renginde idi."Meillä oli kutoi ulos th" samasta puusta.
"Biz th aynı bez renginde idi."Mi je tkale oblaèil iz iste krpo th".
"Biz th aynı bez renginde idi."Mi volt fontak az én" ugyanolyan ruhát.