rengarenk ile cümle

rengarenk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kültürde insanlar rengarenk giyinirler.People dress colorfully in that culture.
Bütün rengarenk çiçeklerin güzelliklerine hayran kaldım.I admired the beauty of all the colorful flowers.
Bahçemiz rengarenk çiçeklerle doludur.Our garden is full of colorful flowers.
"Sanat Güneşi Zeki Müren'in İlklerle Dolu Rengârenk Hayatı"."Sanat Güneşi Zeki Müren'in İlklerle Dolu Rengârenk Hayatı".
Yusuf'a upuzun, rengarenk bir kaftan yaptırmıştı."Ağsuda Milli Qəhrəman Yusif Əliyevin xatirəsi anılıb".
Bu deneyde uyarıcı tek tekerlekli bisiklet süren, parlak ve rengarenk kostümlü bir palyaçoydu.The stimulus for this experiment was a brightly colored clown on a unicycle.
Gülistan rengarenk güllerden oluşan bir bahçe gibi, şiir ve öykülerden oluşan bir derlemedir.The Gulistan is a collection of poems and stories, just as a rose-garden is a collection of roses.
Gökkuşağı bayrağı, bir gökkuşağının renklerinde olan şeritler içeren rengârenk bir bayraktır.A rainbow flag is a multicolored flag consisting of the colors of the rainbow.
Yani rengarenk, eğlenceli.I mean it's colorful, it's fun.
Rengarenk olmasını istiyorum.I like to keep it colorful.
Rengarenk elbisesini çıkarıp beyaz bir elbise giymesini sağladılar (Ç.N; matem rengi)They took off her colorful sari. They made her wear a white one.
Küçücük, rengarenk enerji iplikleri daha bebeklik çağındaki evreni dolduruyor [13.7 MYÖ]Tiny, vibrating strands of energy, occupy an infant universe. [ 13.7 BYA ]
Dağlar da (etrafa uçuşmuş) rengarenk yün gibi olacak.The mountains like the tufts of (carded) wool,
Yeryüzünde rengarenk şeyleri de sizin için yaratmıştır.And other things of different shades has He produced on the earth for you.
Dağlar ise atılmış rengârenk yüne döner. [101,5]The mountains like the tufts of (carded) wool,
Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengarenk nesneleri de...And other things of different shades has He produced on the earth for you.
Hatta dağlarda bile beyaz, kırmızı veya rengarenk katmanlar vardır. Kargalar ise siyahtır.And in the mountains are streaks white and red, of diverse hues, and pitchy black;
Sokaklardaki rengarenk taze meyve ve sebze tezgahları alıcıları cezbediyor.Colourful stands of fresh fruits and vegetables in the street attract buyers.
Çalışma, yazma ve performansta, Armin aptalı rustik saçmalıktan eğitimli rengarenk hale getirdi.In study, writing, and performance, Armin moved the fool from rustic zany to trained motley.
Han'ın hareminin iç duvarları rengarenk desenlerle mermerle kaplanmıştır.The inner walls of khan's harem were covered by marble, with colorful patterns.
Renkli pufflelar (Altın ve rengarenk hariç) hediye eşya kitabından da edinilebilir.Gelb (bzw. Gold) gehört nicht zu den Berner Standesfarben.
Rengarenk çiçekleri hem bahçede çok hoş görünür, hem de vazo çiçeği olarak elverişlidir.Laura zeigt sich darüber verwundert, steht der Garten doch wunderbar in voller Blüte.
Cesaretimi olabildiğince topladım ve çalışan bayana saçımı rengarenk yapmasını istedim.Jemand rammte mich, und ein spitzer Damenabsatz trat mich gegen das Schienbein.
Bu revaklı kapıdan girer girmez rengarenk çiniler göz kamaştırır.Der an der Tür horchende Chinese entfernt sich.
Erkekler, rengarenk bir taç yamasına sahiptir.L'un d'eux le coiffe de la couronne d'épines.
Halk giysileri ise Teke Türkmenlerinin kullandıkları klasik Türkmen kostümleridir ve rengarenk kostümlerdir.Les habitants qui vivent ici portent encore les costumes russes traditionnels, et parlent russe.
Bu kültürde insanlar rengarenk giyinirler.En esta cultura la gente se viste de manera muy colorida.
Bahçemiz rengarenk çiçeklerle doludur.Nuestro jardín está lleno de coloridas flores.
Eleonora'nın ölümünün ardında ise, Rengârenk Otlar Vadisi sıcaklığını ve parlaklığını yitirir.Tras la muerte de Eleonora, el Valle de la Hierba Irisada empieza a perder su lustre y calidez.
Erkekler, rengarenk bir taç yamasına sahiptir.Los machos tienen una vistosa corona de color.
Sıra evlerin en önemli özelliği rengarenk olmasıdır.Ciò che era insolito erano le dimensioni della casa.
Domuzu Paytak'ı çok sever ve rengarenk kazaklar giyer.Ama indossare il papillon di cui è orgoglioso.
Cesaretimi olabildiğince topladım ve çalışan bayana saçımı rengarenk yapmasını istedim.Ti imploro di prendere seriamente in considerazione ciò che ti ho detto ed aiutare una vedova nel bisogno.
Eleonora'nın ölümünün ardında ise, Rengârenk Otlar Vadisi sıcaklığını ve parlaklığını yitirir.После смерти Элеоноры, однако, прекрасная долина начинает терять свою прелесть и тепло.
"Rengârenk Otlar Vadisi (ing.Псыншокъуэ — безводная долина).
En güzel mevsimi ilkbahar mevsimi olup rengarenk çiçeklerın açtığı bir mahalledir.Наиболее декоративна весной во время цветения, которое длится около недели.
Şehzade türbesinin içi rengarenk çinilerle doludur.هناك تابع شعره مليء بالحنين لوطنه الأوكرانية.
"Sanat Güneşi Zeki Müren'in İlklerle Dolu Rengârenk Hayatı"."كتاب التفهيم لأوائل صناعة التنجيم".
Gülistan rengarenk güllerden oluşan bir bahçe gibi, şiir ve öykülerden oluşan bir derlemedir.O Gulistan é uma coleção de poemas e histórias, da mesma forma que um jardim de rosas é uma coleção de rosas.
"Rengârenk Otlar Vadisi (ing.En natuurlijk Wouter Vandenhaute.".)
Erkekler, rengarenk bir taç yamasına sahiptir.Jonge bomen hebben een kegelvormige kroon.
"Rengârenk Otlar Vadisi (ing.Dolina Sucha Ważecka (słow.
Gökkuşağı bayrağı, bir gökkuşağının renklerinde olan şeritler içeren rengârenk bir bayraktır.Regnbågsflaggan är en mångfärgad flagga bestående av regnbågens färger.
Bu sırada üzerindeki kıyafette bağlı şekilde duran rengarenk balonlar vardır.På skyltdockan sitter kläder som för tillfället är mode.
"Rengârenk Otlar Vadisi (ing.«Навсікая з Долини Вітрів» (яп.
Yusuf'a upuzun, rengarenk bir kaftan yaptırmıştı.Iosif i-a primit bine, i-a așezat la o masă bogată și i-a ospătat.
Yusufçuk adını, yüz güzelliği ve rengarenk kaftanı ile meşhur Yusuf peygamberden aldığı iddia edilir.A Jü (Yu) nevet adták neki, de Ta-jü (Dayu), vagyis Nagy Jü (Yu) néven ismert.
Gökkuşağı bayrağı, bir gökkuşağının renklerinde olan şeritler içeren rengârenk bir bayraktır.A szivárványzászló egy olyan zászló, amely a szivárvány színeit követő sávokból áll.
Gökkuşağı bayrağı, bir gökkuşağının renklerinde olan şeritler içeren rengârenk bir bayraktır.Regnbueflaget er et flerfarvet flag der består af striber i regnbuens farver.
Yusuf'a upuzun, rengarenk bir kaftan yaptırmıştı.Mereka pun berencana mengajak Yusuf pergi lalu melemparkannya ke dalam dasar sumur.
"Rengârenk Otlar Vadisi (ing.Các đô thị của thung lũng Aosta |Arnad]]
Haziran 2010'da, sekizinci stüdyo albümü Rengârenk yayımlandı.Към юни 2012 г. има издадени девет студийни албума с тях.
Bahçemiz rengarenk çiçeklerle doludur.Градината ни е пълна с пъстри цветя.
Rengarenk çiçekleri hem bahçede çok hoş görünür, hem de vazo çiçeği olarak elverişlidir.Primerne so za okrasitev vrtov, zelo priljubljene so tudi kot rezano cvetje.
Sıra evlerin en önemli özelliği rengarenk olmasıdır.Najvažnejša je kategorija doma.
Bu rengarenk toplar da şu anda bu salonda, aramızda yüzen mikroplar.Aqueles glóbulos coloridos são micróbios que estão a nadar nesta sala neste momento, entre nós.
Bu rengarenk toplar da şu anda bu salonda, aramızda yüzen mikroplar.A te kolorowe kule to mikroby, które pływają w tej sali właśnie teraz, dookoła nas.
Bu rengarenk toplar da şu anda bu salonda, aramızda yüzen mikroplar.En die gekleurde klodders zijn microben die in de lucht in deze kamer rondzweven, nu, overal om ons heen.
Bu rengarenk toplar da şu anda bu salonda, aramızda yüzen mikroplar.E questi ammassi colorati sono microbi che stanno fluttuando in questa stanza proprio adesso, attorno a noi.
Bu rengarenk toplar da şu anda bu salonda, aramızda yüzen mikroplar.És azok a színes gömbök mikróbák, amik ebben a teremben szálingóznak pontosan most, körülöttünk.

İlgili Sayfalar