Toronto'da improvda çalışıyordu, ve reklamcılıkta part time bir işi vardı,Lavorava nel settore sviluppo della città di Toronto e aveva un lavoro part-time in pubblicità.
Toronto'da improvda çalışıyordu, ve reklamcılıkta part time bir işi vardı,שעבד באלתור בטורונטו, וקיבל חצי משרה בפרסום,
Toronto'da improvda çalışıyordu, ve reklamcılıkta part time bir işi vardı,وكان يعمل في " إمبروف " في تورنتو وكان لديه عمل جزئي في مجال الإعلانات
Toronto'da improvda çalışıyordu, ve reklamcılıkta part time bir işi vardı,パートで広告の仕事に就き シリアルの宣伝を担当することになりました
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.A jako marketérka to považuji za zvláštní.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Ako pracovníčka v marketingu to považujem za zvláštne.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Als marketeer vond ik dat raar.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Als Marketingfrau finde ich das seltsam.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Como promotora me pareció curioso.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Dan sebagai tenaga pemasaaran, saya merasa heran.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.E da operatrice di mercato, ho trovato che fosse curioso.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Et en tant que marketeuse, j'ai trouvé ça curieux.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Forgalmazóként ez kíváncsivá tett.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.In kot trgovki se mi je to zdelo zanimivo.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Jako marketer uznałam, że to ciekawe.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.제가 마케터인 이상 아무래도 궁금증을 가질 수밖에 없었지요.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Lucrând în marketing, asta mi s-a părut curios.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Markkinoijana koin tämän mielenkiintoiseksi.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Ora, como publicitária, achei isso intrigante.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Som marknadsförare tyckte jag att det var underligt.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Và với vai trò nhà tiếp thị, tôi thấy tò mò.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Και ως πωλήτρια, το βρήκα παράξενο.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.И като маркетинг специалист намерих това за любопитно.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Как специалист по маркетингу я посчитала это интересным.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.Як маркетолога, мене це зацікавило.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.וכמשווקת, זה סיקרן אותי.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.وبحكم مهنتي، فقد إسترعي الأمر جل إهتمامي.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.コンゴでのマーケティングの実態を調べてみました
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.作為營銷者,我覺得好奇怪