Ana içeriğe geç
Sözlük

reklam ile cümle

reklam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, Nike'ın TV reklamlarının yüzde 57 oranında düşmesi demek oluyor.מה שאומר, פרסומות הטלוויזיה לנייקי יורדות ב-57 אחוזים.
Bu, Nike'ın TV reklamlarının yüzde 57 oranında düşmesi demek oluyor.مما يعني أن الإعلان التلفزيوني أقل بـ 57% الان في شركة Nike.
"Bunları çıkarmak zorundayız. Çünkü reklam zannedilebilir, ve yasa yüzünden, çıkarılmak zorunda.""Ще трябва да ги махнете, защото това се счита за рекламиране и според закона трябва да се премахнат."
Bu normalde reklam ya da organ kopyalarını satmak etmektir.Normalmente serve para vender ou publicitar ou mesmo copiar partes de uma doutrina.
Bu normalde reklam ya da organ kopyalarını satmak etmektir.Είναι κανονικά να πωλήσει διαφήμιση ή αντίγραφα των οργάνων σας.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-bardzo dobrze to promuje.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-byla opravdu dobrá v tom toto téma pozdvihnout.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-đã làm rất tốt trong việc thúc đẩy nó.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.- har været dygtige til at promovere det.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-ha sido muy buena promoviéndolo.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-is erg goed geweest in het promoten ervan.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.이러한 점을 홍보하는데는 정말 잘했죠
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-tosin on todellakin onnistunut moisen edistämisessä.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.- war ziemlich gut darin, das voranzutreiben.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-war ziemlich gut darin das voranzutreiben.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.-Была действительно хороша в его популяризации.
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.עשתה עבודה מצויינת- .בקדום הרעיון
-bunun reklamını yapmakta epey başarılıydı.كانت جيدة حقا في الترويج لها
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Al contrario, hanno dato visibilità alla tua parte.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar. Bu da izlanda da sizi bayağı meşhur etti. Sonra ne oldu?Em vez disso, publicaram o vosso lado da história, o que te tornou muito conhecido na Islândia.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar. Bu da izlanda da sizi bayağı meşhur etti. Sonra ne oldu?Thay vào đó, họ công khai hóa phe anh. và biến anh thành một nhân vật nổi tiếng ở Iceland.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Ehelyett a ti honlapotokat közvetítették.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.En su lugar, hicieron pública tu versión.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.In plaats daarvan, publiceerden ze jouw verhaal.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.În schimb, au publicat versiunea ta.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.I stedet for, publicerede de din side.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.대신에, 그들이 당신을 홍보했어요.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Mais, à l'inverse, ils ont médiatisé votre version des faits.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Místo toho udělali reklamu vašemu serveru.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Namesto tega so objavili vašo stran.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Namiesto toho publikovali vašu stranu.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Siitä huolimatta, ne julkaisivat kantasi.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Stattdessen haben sie eure Seite bekannt gemacht.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Zamiast tego, opublikowali Twoją wersję.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Αντιθέτως, δημοσιοποίησαν τη δική σου πλευρά.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Вместо това те публикуваха вашата страна.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.Вместо это они сделали вам рекламу.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.במקום, הם פירסמו את הצד שלך.
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.بدلاً من نشر قصتك .
Bunun yerine, sizin reklamınızı yaptılar.注目を集めました その後の展開は?
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Chúng ta hy vọng có thể dùng một phần trong này cho một chiến dịch quảng cáo toàn quốc, đúng không.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Doufáme, že část z toho budeme moci použít v celonárodní reklamě.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Dúfali sme, že môžeme časť toho použiť v celonárodnej reklame, však.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.전국규모 광고에 사용할 수 있으면 합니다.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Wir hoffen, dass wir etwas hiervon in einer landesweiten Reklame verwenden können.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.Мы надеемся, мы сможем использовать это в рекламе, которую будут показывать по всей стране.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.לפרסומת לאומית, טוב.
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.في اعلان تجاري محلي، صحيح
Buradaki çekimlerden bir kısmını bütün ülkede yayınlanacak reklamlarımızda kullanmayı planlıyoruz.こちらで用意したリップクリームの
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Aceasta este locația aleasă pentru a înscena audițiile pentru o reclamă la un balsam de buze.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Berättarröst: Detta är arenan man valt för sina falska auditions, för en reklamfilm för läppbalsam.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Đây là địa điểm được chọn cho một cuộc thử vai giả cho quảng cáo son dưỡng môi.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Dette er stedet de valgte til deres falske prøver for en reklame læbebalsam.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Este es el lugar que se eligió para las audiciones falsas de un anuncio de protector labial.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Ezt a helyet választották a meghallgatások megrendezésére egy ajakbalzsam reklámnak.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Kertoja:
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.(나레이터) 이것은 립밤 광고 모델을 뽑는 가짜 오디션을 위한 선발장입니다.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narrador:
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narrateur : C'est le cadre choisi pour les fausses auditions pour une pub pour du baume pour les lèvres.
Burası, sözde bir dudak kremi reklamı çekimi için seçilen bir alan.Narratore: questo è il luogo scelto per una falsa audizione per una pubblicità per un burro di cacao.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod