reklam ile cümle

reklam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bir ilaç reklamı.Questa è la pubblicità di un farmaco.
Bu bir ilaç reklamı.To jest reklama leku.
Bu bir ilaç reklamı.Toto je reklama na léky.
Bu bir ilaç reklamı.Αυτή είναι μια φαρμακευτική διαφήμιση.
Bu bir ilaç reklamı.Това е реклама за лекарство.
Bu bir ilaç reklamı.Это - фармацевтическая реклама. (На экране: Когда много - этого недостаточно)
Bu bir ilaç reklamı.זוהי פרסומת לתרופה.
Bu bir ilaç reklamı.هذا اعلان لدواء
Bu bir ilaç reklamı.呢個係一個西藥嘅廣告。
Bu bir ilaç reklamı.実はこれは偽者で、本当の製薬の宣伝ではありません。
"Bu Ceketi Alma" isimli bir reklam yayınladı.최고의 쇼핑 기간 중에 내걸었습니다.
"Bu Ceketi Alma" isimli bir reklam yayınladı.la compañía usó la una publicidad "No compre esta chaqueta" durante el apogeo de la temporada de compras.
"Bu Ceketi Alma" isimli bir reklam yayınladı."Túto bundu si nekúpiš" počas vrcholu nákupného obdobia.
"Bu Ceketi Alma" isimli bir reklam yayınladı.בתקופת השיא של עונת הקניות.
"Bu Ceketi Alma" isimli bir reklam yayınladı.خلال الذروة موسم التسوق.
"Bu Ceketi Alma" isimli bir reklam yayınladı.短期的な売上を犠牲にしても
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Adică te uiţi la tipul care crede în reclame. Ştii? "Să fii ceea ce poţi fi"...
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Alt er i kværnen, Sizemore.
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Estás a oIhar para o tipo que acreditou nos anúncios.
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Estás viendo al hombre que ha creido en los comerciales. Sobre "Sé todo lo que puedes ser".
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Gledate v fanta, ki verjame reklamam. Vesta, tista, bodi vse kar si lahko.
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Mám na mysli to, že sa pozeráš sa na človeka, ktorý verí reklamám. Vieš, buďte hocikým kým chcete.
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Mám na mysli to, že se podíváš na člověka, který věří reklamám. Víš, buď jaký chceš.
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Είμαι άνθρωπος που πίστευε τις διαφημίσεις. Πως στο στρατό γίνεσαι σπουδαίος.
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.Ти ми изглеждаш като момче, което е вярвало в рекламите. За "Бъди всичко, което искаш да бъдеш."
Bu çocuk reklamlara inanıyor. " Varını yoğunu ortaya koy " teranesi.אתה מסתכל על בנאדם שהאמין לסיסמאות הפירסומת ..."בנוסח "הטובים לטייס
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.A pak pivaře, který je šťastný pecivál.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Apoi avem tipul de la Bud Light care e fericitul cartof de canapea.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Aztán az öcsi haver típusú fickó, aki olyan kanapényüstölő fajta.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Dann haben wir unseren "Bud Light"-Typen, der ein glücklicher Stubenhocker ist.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Después está el tipo Bud Light que es un teleadicto feliz.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Et puis nous avons le type du genre Kro qui est heureux de se vautrer devant la télé, une bière à la main.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Je hebt de Bud Light-kerel die lekker op de bank zit.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.소파에 쳐박혀 즐거워하는 버드 라이트(맥주 이름) 애주가도 있습니다.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Mamy sączącego słabe piwko faceta, który siedzi bezczynnie przed telewizorem i dobrze mu z tym.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Poi abbiamo il nostro tipo Bud Light che passa tutto il tempo incollato davanti alla tivù.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Temos o rapaz da cerveja que é o feliz aficionado do sofá.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Μετά έχουμε το τύπο μας που πίνει την ελαφριά μπύρα ο οποίος είναι ένας χαρούμενος βαρεμένος του καναπέ.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Мужиків, які обожнюють пити пиво на дивані перед телевізором.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.След това имаме Bud Light пушача, който е щастлив да се излежава на дивана.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.וישנו שותה הבירה, שהוא המכור-לטלוויזיה המאושר.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.ثم هناك صورتنا عن رجل البيرة الذى يقضي وقته في مشاهدة التلفاز سعيداً .
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.バドライト (ビール) 男 驚くべき事に、アメリカに生存する最もセクシーな男性、
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiCome, "Ci piace lo spot della Budweiser?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiComo, "Nos gusto el comercial de Budweiser?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi"Czy podoba nam się reklama Budweisera?",
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiDe tipul "Ne place reclama la Budweiser?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi가령 "버드와이저 광고 어때?" 라던가,
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiNapříklad, "Jak se nám líbí reklama na Budweiser?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiPor exemplo: "Gostam do anúncio da Budweiser?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi Ya da "mısır cipsinden hoşlanıyor muyuz" ve "Maçı kim kazanacak?" gibi.Wie, "Mögen wir die Budweiser Werbung?" und "Mögen wir die Nachos?" und "Wer wird gewinnen?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi Ya da "mısır cipsinden hoşlanıyor muyuz" ve "Maçı kim kazanacak?" gibi.Zoals "Vinden we de Budweiser-reclame leuk?" en "Vinden we de nachos lekker?" en "Wie gaat er winnen?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiΌπως, "Μας αρέσει η διαφήμιση της Μπαντγουάιζερ;"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiКато "Хареса ли ни рекламата на Бъдуайзър?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiНапример, "Нравится ли нам реклама Бадвайзера?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiכמו: "האם אהבנו את הפרסומת לבירה?"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibiمثل، " هل نحب إعلان بيد وايزر التجاري؟"
"Budweiser reklamını sevdik mi?" gibi「ナッチョの味はどうだ」「どちらが勝つか」などです
Bu eski tütün reklamlarından biri.Asta este una din vechile reclame despre tutun.
Bu eski tütün reklamlarından biri.Det här är en av de äldre tobaksreklamerna.

İlgili Sayfalar