reklam panosu ile cümle

reklam panosu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Windows 8.1 bir güncellemede USB-C ve reklam panosu desteği eklendi.Windows 8.1 added USB-C and billboard support in an update.
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.French company asked us to design five billboards for them.
Priştine'de ABD Başkanı Barack Obama'yı kutlayan bir reklam panosu. [Laura Hasani]A billboard in Pristina congratulates US President Barack Obama. [Laura Hasani]
Sosyal Demokrat Parti Cluj-Napoca'da reklam panosu satın aldı. [Getty Images]The Social Democratic Party bought billboard space in Cluj-Napoca. [Getty Images]
Memphis, Tennessee'deki reklam panosu, 2019 [1]Billboard in Memphis, Tennessee, 2019[1]
Annesi bir terapist, babası ise bir reklam panosu şirketinin sahibiydi.Seine Mutter ist Familientherapeutin, sein Vater ist Inhaber einer Produktionsfirma für Werbeplakate.
Dijital reklam panosu 47. ve 7. köşede yer aldı ve Ağustos ayının tamamı boyunca izlenebilir oldu.Le panneau digital était placé au coin de 47th et 7th et était visible pour un mois.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Acu câteva săptămâni, o (râsete) companie franceză ne-a cerut să facem cinci panouri publicitare pentru ei.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Een paar weken geleden (Gelach) vroeg een Frans bedrijf ons om vijf billboards te ontwerpen voor hen.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Hai tuần trước, một (Tiếng cười) công ty Pháp đề nghị chúng tôi thiết kế 5 biển quảng cáo cho họ.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Il y a quelques semaines, une (Rires) entreprise française nous a demandé de créer cinq panneaux pour elle.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Kilka tygodni później, (Śmiech) jakaś francuska firma poprosiła nas o zaprojektowanie pięciu billboardów.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Vor ein paar Wochen (Gelächter) bat uns eine französische Firma, fünf Plakatwandposter für sie zu machen.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Кілька тижнів тому (Сміх) французька компанія попросила нас зробити їм дизайн 5 щитів.
Birkaç hafta önce --- (Kahkahalar) Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Преди няколко седмици (Смях) една Френска компания поиска да направим дизайн на пет техни билборда.
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Hace una par de semanas, una (risas) compañía francesa nos pidió diseñar cinco carteleras para ellos
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.프랑스 회사가 저희에게 다섯 개의 광고판을 디자인해달라는 의뢰를 했고
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi. Yine içeriği bize ait olacaktı.Voámos para o Arizona — o "designer" que trabalha comigo e eu — e fotografámos este:
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.Французская компания попросила нас сделать для них пять билбордов.
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.חברה צרפתית בקשה מאיתנו לעצב חמישה לוחות מודעות בשבילם.
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.طلبت منا شركة فرنسية بأن نصمم ٥ إعلانات خارجية لها
Fransız bir şirket beş reklam panosu tasarlamamızı istedi.我々は再びコンテンツを提供しました
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Afinal, não só o painel publicitário estava lá, como tinham posto este ao lado dele.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Así que resultó que no solo el cartel todavía seguía ahí sino que habían puesto éste al lado.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Hóa ra không chỉ tấm biển vẫn còn đó mà người ta đã dựng cái này bên cạnh nó.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.그런데 그 광고판이 있었던 것뿐만 아니라 그 옆에는 이런 것이 세워져 있더군요.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Niet alleen hing het billboard er nog, ze hadden dit ernaast gehangen.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Până la urmă s-a dovedit nu numai că afișul era tot acolo dar l-au pus și pe acesta lângă.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.W końcu okazało się, że był tam nie tylko ten billboard, ale dodano obok niego następny.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.И така, оказа се, че не само билбордът е още там, но и дори са сложили този точно до него.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Та виявилось, що не лише той щит "Переможець" досі був на місці, але поруч нього поставили ось такий:
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.Я обнаружил, что этот билборд не только на месте, но и что справа от него добавили вот это.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.אז הסתבר שלא רק שהשלט עדיין היה שם אבל הם שמו את זה ממש לידו.
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.ومن ثم اتضح بأنه ليست تلك اللافته موجودة فقط بل وضعوا هذه الأخرى بجنبها أيضاً. "ضعف السعادة"
Neyse, sadece o reklam panosu orada değildi, bir de hemen yanına bunu asmışlardı.すぐ隣にこんなものがありました (笑い)
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Así que el avión aterrizó entre los edificios y se detiene frente a este pequeño cartel.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.A zatem, samolot wylądował pomiędzy budynkami i zatrzymał się naprzeciwko tego niewielkiego billboardu.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Das Flugzeug landete also zwischen den Gebäuden und kam vor dieser kleinen Plakatwand zum halten.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Het vliegtuig landde tussen de gebouwen en kwam tot stilstand voor dit kleine reclamebord.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.비행기는 빌딩들 사이에 착륙했고 이런 광고판 정면에 멈춰 섰습니다.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.L'avion a atterri entre les immeubles et s'est finalement arrêté en face de ce petit panneau d'affichage.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Máy bay hạ cánh giữa những tòa nhà và dừng lại trước tấm biểm quảng cáo này.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Și avionul a aterizat între clădiri și s-a oprit de tot în fața acestui mic afiș.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.И така, самолетът се приземи между сградите и спря точно пред този малък билборд.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Когда самолет приземлился между зданиями, он остановился прямо напротив вот этого щита.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.Отож, літак приземлився між будівлями і остаточно зупинився навпроти цього маленького рекламного щита.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.אז המטוס נחת בין שני בניינים והגיע לעצירה מלאה מול שלט חוצות קטן.
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.وهبطت الطائرة وسط المباني وتوقفت بالضبط أمام هذه اللافتة الصغيرة. "فائز"
Uçak, binaların arasına indi, küçük bir reklam panosunun önünde durdu.この小さな看板の前で完全停止しました (笑い)

İlgili Sayfalar