Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.El guía con que estaba había crecido en el Parque Nacional Kruger.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.제가 고용한 추적가는 크루거 국립공원에서 자란 사람이었지요.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.La guida con cui stavo era cresciuta nel Parco Nazionale di Kruger.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Le pisteur avec qui j'étais a grandi dans le parc national Kruger.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.O batedor com quem estava tinha crescido no Parque Nacional de Kruger.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Pemandunya lahir dan besar di Taman Nasional Kruger.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Stopař, se kterým jsem byl, vyrostl v Krugerově národním parku.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Stopár, s ktorým som bol, vyrastal v Krugerovom národnom parku.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Thợ săn đi cùng tôi lớn lên ở Công viên Quốc gia Kruger
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Tropiciel, z którym tam byłem, dorastał w Narodowym Parku Kruger.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Ο οδηγός μου είχε μεγαλώσει στο Εθνικό Πάρκο Κρούγκερ.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Водачът ми беше израснал в националния парк "Крюгер".
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.Егерь, меня сопровождавший, вырос в Национальном парке Крюгера.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.הגשש שהייתי איתו גדל בפארק הלאומי קרוגר.
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.الدليل الذي كنت معه ترعرع في "كرقر ناشنل بارك".
Grubumuzun rehberi Kruger Ulusal Parkında büyümüş.彼はサバイバルに関していくつか複雑なモデルを持っていました
(Gülüşmeler) "Bana telefon rehberini ver." dedim."Add ide az Arany Oldalakat!" - kértem.
(Gülüşmeler) "Bana telefon rehberini ver." dedim.היא אמרה, "זה נחמד יקירתי".
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizceGuide d'itinérairefinnois _ suédois _ anglais
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizceInformación sobre las líneas de transportefinés _ sueco _ inglés
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizceReittiopassuomi _ ruotsi _ englanti
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizceReseplanerarefinska _ svenska _ engelska
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaGuide d'itinérairefinnois _ suédois _ anglais _ russe
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaInformación sobre las líneas de transportefinés _ sueco _ inglés _ ruso
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaReittiopassuomi _ ruotsi _ englanti _ venäjä
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaReseplanerarefinska _ svenska _ engelska _ ryska
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ RusçaИнформация о маршрутахфинский _ шведский _ английский _ русский
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusçaدليل مسار الطرقاتالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية _ الروسية
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce _ Rusça路线指南芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语 _ 俄语
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizceИнформация о маршрутахфинский _ шведский _ английский
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizceدليل مسار الطرقاتالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Güzergâh rehberiFince _ İsveççe _ İngilizce路线指南芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Hal böyle olunca, daha çok insan kalplerinin sezgisel rehberliğini aldıklarını daha çok bildirir oldu.В това състояние все повече хора съобщават за нарастващ достъп до интуитивните напътсвия от техните сърца.
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Akan kudapatkan, "Sayang, beri saya panduan acara TV sialan itu."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım."Bambina, dammi quella maledetta guida TV"
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Conseguiré ese "Cariño, dame la jodida guía de la tele".
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Dostanu: "Zlato, dej mi ten zatracenej televizní program."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.En: "Schat, geef me de TV-gids!"
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Ich kriege das "Schatz-gib-mir-einfach-die-verdammt-Fernsehzeitschrift."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Je prendrais, "Chérie, donne moi juste ce putain de programme TV"
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım."여보! 텔레비전 편성표 좀 달라고!" 하는 성난 소리도,
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.O să prind: "Copile, adu-mi odată nenorocitul de program TV."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım."Srce, daj mi prekleti TV spored."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Tôi sẽ biết được, "Em yêu, đưa anh cái hướng dẫn TV chết tiệt"
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Zdobędę: "Kochanie, po prostu daj mi ten cholerny program telewizyjny."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Ще хвана "Скъпа, просто ми дай проклетата програма за телевизията".
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.Я получу слова "Детка, просто передай мне чертову программку!"
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.אני אתפוס את, "בובה, תני לי כבר את המדריך טלויזיה המחורבן."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.سأعرف،" حبيبتي، رجاء ناوليني دليل التفاز الغريب."
"Hayatım, bana şu lanet TV rehberini ver" dediğinizi duyacağım.誤解を招く孤独な少年の声も
Hem telefon hem de e-posta aracılığı ile rehberlik edilebilir:Neuvontaa saa sekä puhelimitse että sähköpostitse:
Hem telefon hem de e-posta aracılığı ile rehberlik edilebilir:Rådgivning ges både per telefon och via e-post:
Hem telefon hem de e-posta aracılığı ile rehberlik edilebilir:Se puede consultar tanto por teléfono como por correo electrónico:
Hem telefon hem de e-posta aracılığı ile rehberlik edilebilir:Vous pouvez obtenir des conseils par téléphone et par courriel :
Hem telefon hem de e-posta aracılığı ile rehberlik edilebilir:Консультации предоставляются как по телефону, так и по электронной почте:
Hem telefon hem de e-posta aracılığı ile rehberlik edilebilir:من الممكن الحصول على الاستشارة من خلال الهاتف أو بالبريد الإلكتروني:
Herhangi bir mesaj vermeye çalışmadım, kendimi sadece, şekil ve renklerin rehberliğine bıraktım,형태나 컬러 중심으로, 작품을 구성하고자 노력했습니다.
Herhangi bir mesaj vermeye çalışmadım, kendimi sadece, şekil ve renklerin rehberliğine bıraktım,Nie próbowałem przekazać przesłania.
Herhangi bir mesaj vermeye çalışmadım, kendimi sadece, şekil ve renklerin rehberliğine bıraktım,Non ho provato a dare un messaggio, ho semplicemente lasciato che a guidarmi fossero le forme e i colori,
Herhangi bir mesaj vermeye çalışmadım, kendimi sadece, şekil ve renklerin rehberliğine bıraktım,No quería dar un mensaje,