Başarılı aplikasyonlara en iyi örnek, hemoglobinin fonkisiyonunun regülasyonudurThe best example of a successful application of the model is the regulation of hemoglobin function.
Regülasyon ünitelerinin gerilim değişimlerine cevap süreleri vardır.Modifications to Bergen responses do exist.
Forbes bu regülasyonu diğerleriyle aynı şekilde görmüyordu.Forbes didn't see regelation in the same way at all.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.So rainfall cycle and water regulation by rainforests at an ecosystem level.
Bazı UDB regülasyonlarıSome UIC regulations
Bu regülasyona iyi bir örnek trp operonudur.A good example of this type of regulation is seen for the trp operon.
Operon regülasyonu indüksiyon veya baskılama ile negatif veya pozitif olabilir. [1]Operon regulation can be either negative or positive by induction or repression.[1]
Bu gen, temizlik genlerinin transkripsiyonel regülasyonunda rol oynamaktadır.This gene has been implicated in the transcriptional regulation of housekeeping genes.
Forbes bu regülasyonu diğerleriyle aynı şekilde görmüyordu.Ralph ne voit les choses de la même manière.
Kalsiyum regülasyonunda rol oynayan kalsitonin tiroid bezindeki C hücreleri tarafından üretilir.Il est régulièrement l'invité d'Yves Calvi dans l'émission C dans l'air.
İyi bir giriş regülasyonu sağlarlar.Als men een goede block-counter maakt.
Forbes bu regülasyonu diğerleriyle aynı şekilde görmüyordu.Stratton kom inte så bra överens med de andra i bandet.
Gerilim regülasyonu özelliği bulunmadığından dolayı günümüz şartlarına uygun bir ürün değildir.Teljes értékű tagságot a szabályzatok aktuális állapota miatt nem biztosítottak.
Regülasyon ünitelerinin gerilim değişimlerine cevap süreleri vardır.Å endre kulturelle kommunikasjonsmønstre tar tid.
İyi bir giriş regülasyonu sağlarlar.Pengaturan akses yang lebih baik.
İyi bir giriş regülasyonu sağlarlar.乗り入れ式を行う。
Böylece hücre ölümünün ve bölünmesinin regülasyonu hasara uğrar.Selles faasis on rakkude jagunemine ja suremine tasakaalus.
İyi bir giriş regülasyonu sağlarlar.Ta kujutab endast mao sissekäiku.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.A to je, samozrejme, kultúra, ktorú sme vyvinuli, niečo, čo volám socio-kultúrna regulácia.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.Dit is de cultuur, waarin we iets ontwikkeld hebben dat ik graag socioculturele regelgeving noem.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.E esta é, claro, a cultura na qual desenvolvemos algo a que gosto de chamar de regulação sociocultural.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.I jest to oczywiście kultura, w której rozwinęliśmy coś, co lubię nazywać regulacje socjokulturowe.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.우리는 그 동안 제가 사회 문화적인 규제라고 즐겨 부르는 어떤 것을 발전시켜 왔습니다.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.Kultura nám tedy dává něco, co rád nazývám socio-kulturní regulací.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.Şi este, desigur, cultura unde am dezvoltat ceva ce îmi place să numesc reglare socio-culturală.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.Und das ist, natürlich, die Kultur, in der wir etwas entwickelten, das ich sozio-kulturelle Regulierung nenne.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.Và nó, dì nhiên, là nền văn hóa nơi mà chúng ta phát triển thứ mà tôi hay gọi là sự điều hòa xã hội - văn hóa.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.И това е, разбира се, културата, в която сме развили нещо, което аз наричам социо-културната регулация.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.І саме в культурі ми створили так зване соціально-культурне регулювання.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.וזאת היא כמובן התרבות שבה פיתחנו משהו שאני מכנה ויסות חברתי-תרבותי.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.وهذه, طبعا, هي الثقافة ولقد طورنا شيئ احب ان اسميه التنظيم الاجتماعي الثقافي.
Ve bu, tabii ki kültürle, biz başka bir şeye dönüştük ki ben buna sosyo-kültürel regülasyon diyorum.すなわち その中で生みだされた 社会文化的な調節です 最後に ごもっともな疑問
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Siklus hujan dan pengaturan air oleh hutan hujan pada tingkat ekosistem.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Tehát esőciklus és a vízszabályozás az esőerdők által az ökoszisztéma szintjén.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Chu kì mưa và qui trình điều chỉnh lượng nước của những khu rừng mưa nhiệt đới ở tầm hệ sinh thái.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Deci ciclul precipitaţiilor si reglarea circuitului de către pădurile tropicale la nivel de ecosistem.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Donc le cycle de l'eau et la régulation de l'eau par les forêts tropicales au niveau de l"écosystème.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Dunque ciclo della pioggia e idro-regolazione delle foreste pluviali a livello di ecosistema.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Entonces el ciclo de la lluvia está regulado por las selvas tropicales a nivel del ecosistema.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.물의 순환과 열대우림에 의한 이수작용이 생태계 수준에서 발견된다면,
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Portanto, o ciclo da chuva e da regulação da água pelas florestas tropicais a um nível de ecossistema.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Regencycli en waterregulering door regenwouden op ecosysteem-niveau.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Regenzyklus und Wasserregulierung durch den Regenwald auf der Ökosystemebene.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Regulacja gospodarki wodnej przez lasy deszczowe na poziomie ekosystemów.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Έτσι ο κύκλος της βροχής και ο περιορισμός του νερού από τα τροπικά δάση σε επίπεδο οικοσυστήματος.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Говорим за цикъл на валежите и водно регулиране от тропическите гори на ниво екосистема.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.Это дождевой цикл и регулирование воды тропическими лесами на уровне экосистемы.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.כך שמחזור הגשם ובקרת המים על ידי יערות גשם ברמת המערכת האקולוגית.
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.اذا دورة هطول الأمطار وتنظيم الماء بواسطة الغابات المطيرة في مستوى النظام الايكولوجي
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.降雨サイクルと水量の管理- 生物種のレベルでは
Yani ekosistem açısından, yağmur ormanlarının sağladığı yağmur döngüsü ve su regülasyonu.雨林嘅降雨循環同水調節 係生態系統層面也好